• yalnızlığı (bir kez daha) hissettiğim şehir..

    onca kalabalığa, renkliliğe, gaudi' ye rağmen üstelik..

    moralim mi bozuk?

    olabilir.
    hayat gibi, bazı şeyler yolunda değil..

    belki.
    dağılalım o zaman.
  • çok sevdiğim ve kendimizce bol bol gezdiğimiz şehirde gezilecek yerler için rehber olabilme ihtimali olan yazılar yazdım.

    gerçekten çok çok acayip olan la sagrada familia için ayrı bir yazı yazacağım...

    sırf sagradayı görmek için tekrar tekrar gidilebilecek bir şehir barselona

    http://www.seslidusunuyorum.com/?p=833

    http://www.seslidusunuyorum.com/?p=883
  • bir seneye yakın yaşadığım ve bir kere olsun yolumun park güell'e düşmediği şehir.

    yapıldığı yıllarda bu işin neden tutmadığı buradan belli.

    çok sapa bir yerde bu yerleşim yeri kardeşim.

    şimdi bile gitmesi zor.
  • londra'dan sonra en sevdiğim avrupa kenti. her şeye rağmen, ünlü yan kesicilerine rağmen. bugün bbc'de haberini gördüm. barcelona'da çalışan!!! romanyalı bir yan kesici çetesiyle röportaj yapmışlar. londra`ya olimpiyatlara gitmeye hazırlanıyorlarmış. hatta röportajda güle oynaya gidecekleri yerleri, olimpiyat alanına yakın alışveriş merkezlerini şimden belirlediklerini anlatıyorlardı. rahatlıkları, neşeli tavırları falan ... haberin başını kaçıran biri rahatlıkla olimpiyatlarda yarışacaklarını düşünebilirdi. fakat ingiliz polisi durumdan haberdarmış. o yüzden yan kesicilere karşı teyakkuza geçmiş.
  • anahtarlik yada sokakta birşeyler aldiginiz bütün dükkanlar pakistanlilar tarafindan çete misali ele gecirilmis gözluk forma anahtarlik alirken 2 kat fiyat çekiyorl pazarlik yapinca yariya indirirsiniz.
  • ender kalmis, güzel sokak kafeleri vardir. haftada bir iki gün is çikisi gittigim mendizabal bunlardan biridir.

    http://barselona-gunlukleri.blogspot.com.es/…i.html
  • gezmek ve görmek eyleminin size sonuna kadar hakkını verdiği, her anının doyasıya yaşanabildiği dolu dolu bir ispanya şehri.. yeme ve içmekle ilgili yukarda yazılanlara ilave edebileceğim bir şey bulamadığım için fazla gevezelik etmeyeceğim.
    fakat metrolarda ekip şeklinde çalışan hırsızlara çok ama çok dikkat edin, gözünüz açık olsun. kalabalık bir grup olmamıza rağmen çok iyi görünümlü kadınlardan oluşan bir ekip tarafından soyulmaktan son anda kurtulduk..
  • la sagrada familia gibi manyakça bir kiliseyi bünyesinde bulunduran güzide şehir.

    daha önceki gezi yazılarıma ek olarak sagrada için de bir şeyler yazmaya çalıştım http://www.seslidusunuyorum.com/?p=924
  • on üç yıl önce gidip görmüştüm. aradan geçen zaman çok şeyi değiştirmiş. merkezi tam bir turizm çiftliği haline gelmiş. daha önce de turistik bir yerdi elbette ama bu kadar değil. park güell o zaman viraneydi. sidik kokulu, allahın siktir ettiği, kurbağaların hoplayıp zıpladığı bir yerdi. parkı gezerken taş çatlasın otuz kişi ya vardı ya yoktu. şimdiyse oradaki insanlarla barselona'yı bir hafta kuşatabilirdik. tuvaletler, markette elli sent olan bir bardak, evet bardak birayı dört küsur euroya satan kafeler, yürüme yolları yapılmakla kalmamış, orijinal projeyle alakası olduğunu hiç sanmadığım ekler de yapılmıştı sanki. bu da biraz asap bozucu. la sagra da familia için de benzer şeyler söyleyebilirim ama ne gerek var. adamlar para basmaya niyetli. şehrin karakteri parayı bulmuş eski idealistlerin karakteri gibi dönüşüme girmiş.

    ama işte ne yaparsan yap değişmeyen şeyler var. turistik merkezden biraz uzaklaşıp ara sokaklara dalınca hoşgeldin istanbul. ne var ne yok görüşmeyeli? berberinden bakkalına, yaşlı teyzesinden balkonlardan sarkan çamaşırlarına, sıvasız binalarına kadar bu kadar benzeyebilirdi. tabii alkolle ve askılı penye ve şortla derdi olmayan bir istanbul bu. bir euroya bira içilen kafeteryalar var, bizde mal mal çay içilen kahvehaneler yerine.

    bir de şehircilik nedir, nasıl yapılır öğrenebiliriz adamlardan. bizim belediye başkanları staja gidebilir falan. adamlar bir kere olimpiyat düzenlemiş, tüm alan bugün bile para basıyor. ben bile stadyumu gezdim, sporcuların ayak izleriyle kendiminkini karşılaştırdım.
  • gecen eylulde bunalim ile gidip 4-5 gunde beni kendime getiren sehirdir. gorulmeli gezilmeli mutlaka