şükela:  tümü | bugün
  • 1542'de ispanyol prensi ii. philip'e ithafen (bir çeşit rapor olarak) hazırladığı kitabı türkçe'ye kızılderili katliamı adıyla babıali kültür yayıncılığı tarafından kazandırılan ispanyol papaz.
  • samir amin'den alıntı:

    " 1502 yılında yeni dünya'ya fethe giden o zamana kadarki en büyük ispanyol donanmasıyla birlikte latin amerika topraklarına ayak basan peder bartalome de las casas bu kıtada önce amerika yerlilerini, daha sonra da kıtaya köle olarak getirilen siyahları korumaya yönelik girişimleri ile özgürlük teolojisinin ilk temellerini attı. latin amerika topraklarının yerleşimcilere dağıtılması ve yerlilerin bu topraklar üzerinde köle olarak çalıştırılması pratiklerine karşı olarak verdiği mücadele ve santo domingo'da oluşturmaya çalıştığı başarısız örnek koloni denemeleriyle meksika, guetamala, peru ve nikaragua'da yerlilerin koruyucusu ününün kazanan bartalome'nin ilk adımlarını attığı bu yoksulluktan yana hristiyanlık yorumu sonraki dört yüzyıl boyunca rio grande'den tierra del fuego'ya dek uzanan topraklarda boy veren yerli özgürlük hareketlerine ilham kaynağı oldu...."
  • sid meier's colonization oyunununda kıtasal kongre'ye (bkz: continental congress) katılmasıyla birlikte oyuncunun kontrolündeki bütün converted indian kolonistleri free coloniste çeviren kurucu baba/founding father.
  • amerika'nın ispanyollarca keşfine tanık olan ispanyol tarihçi,önceleri kendisi de zengin olmayı düşlerken ve ganimetten payına düşeni almakta tereddüt etmezken,tanık olduğu vahşet ve kıyımın boyutları karşısında vicdanının sesine kulak vererek ömrü boyunca kızılderililerin haklarını korumak için mücadele etmiştir.las casas , batı'nın kıyım ve katliamlarına kayıtsız kalmayan ilk batılıdır.
  • 1502'de ilk koloniye gelen las casas bir encomienda ile odullendiriliyor. akabinde kuba'nin fethinde yer aldigi icin ikinci encomienda'sini da aliyor. bir rahip olan las casas, yerli dillerini ogrenmeye basliyor ve encomienda sahiplerinin yaptigi zulmü gorunce birkac yil icinde elindeki encomiendalari birakiyor ve yerli halkin en atesli savunucularindan biri oluyor. daha sonralari valladolid debate'te kazandigi zafer yerlilerin hayatini buyuk oranda degistiriyor.

    ispanyol black legend'i uzerine yazdigi kitapta yerlilerin onlari oldurmek icin gelen ispanyollarin cennete gidecegini ogrendiklerinde cehenneme gitmeyi istedikleri ve kimilerinin cocuklariyla birlikte kendilerini astiklarini yaziyor. 3-4 ay icerisinde 7ooo'den fazla yerlinin öldugunu goren birisinin bunu nasil bir dille anlattigini da siz dusunun.
  • a brief account of the destruction of the indies(brevísima relación de la destrucción de las indias) isimli kitabi gutenberg.org sitesinden ucretsiz olarak indirilebilir.

    http://www.gutenberg.org/ebooks/20321
  • kızılderili katliamı, bartolome de las casas
    1542’de bir papaz tarafından kaleme alınan bu eser, ıı. philip’e ithaf edilmiştir. bu eser, bir soykırımın anatomisi olarak kabul edilir.

    yazara göre kızılderililer ; “dünyanın en saf, sabırlı insanları, kötülükten ve hileden uzak biçimde yaşarlar. kin beslemezler ve en hafif hastalık dahi olsa yenik düşerler.”

    hıspanıola
    “ispanyollar hispaniola adasına geldikleri zaman yerli nüfusu üç milyon civarındaydı; bugün sadece iki yüz kişi yaşıyor.”
    “yerli kadınları ve çocukları hem hizmetçi olarak hem de aşağılık isteklerini tatmin etmek için yanlarına almaya başladılar.”
    “bir avrupalının tek bir günde tükettiği yiyecek-bütün bir ay boyunca her biri on kişiden oluşan- üç yerli evini doyuruyor.”
    “bütün adanın en yüce reisinin eşine tecavüz edilince o utanç verici süreç başladı, halk isyan etti ama silahları çoğu avrupalı çocuğun oyunlarında ki silahtan daha ölümcül değildi.”
    “ispanyollar isyancıları parça parça kestiler, sürüler halinde ağıla toplanış koyunlar gibi karınlarını yardılar. bir adamı tek bir darbede ikiye bölüp bölemeyeceklerine veya bir kişinin başını gövdesinden ayırıp ayıramayacaklarına ya da tek bir balta darbesiyle bağırsaklarını çıkarıp çıkaramayacaklarına dair bahislere bile girdiler. memeden kesilmemiş bebekleri ayaklarından tutup annelerinin göğüslerinden ayırdılar ve baş aşağı kayalara çarptılar.”
    “yerli liderleri bir tür demirden düz ızgaraya bağlayıp kısık ateşte kızartıyorlardı. yerli liderler, yavaş yavaş ölürken acı ve çaresizlik içinde inliyorlardı ve kendi canı istediği zaman ölmeleri için ateşi artırıyorlardı.”
    “yeni gelen vali, kendisini karşılama törenine gelen liderleri aldatarak etrafı samanlarla kaplı bir binada topladı ve adamlarına binayı ateşe verip içindekileri diri diri yakmaları talimatını verdi. etraftaki bütün çocukların bacaklarını kesip kopardı ve onları yerde emekletti.”

    porto riko ve jamaica adaları
    “iki ada halkının nüfusu altı yüz binin üzerindeyken, katliam sonrası iki adanın her birinde iki yüzden daha insan kalmıştı.”

    küba
    “binlercesi intihar etti, hayatta kalanlar madenlerde öldü.
    yedi binden fazla çocuk açlıktan öldü.”
    “yerlilere göre hristiyanların tanrısı(altın) idi. tanrıyı mutlu etmek için altın dolu sepetlerin önünde yorgunluktan halsiz düşüne kadar dans ettiler ve sonra tanrıdan kurtulmak için altınları nehre attılar.”

    anakara
    “yerlilere saldılar sonucu 40 bin yerli hayatını kaybetti, bir kısmı diri diri yakıldı, bir kısmı vahşi köpeklerin önüne atıldı veya türlü türlü işkencelerden geçirildi.”
    “bu gibi operasyonların sonunda sekiz yüz bin insan hayatını kaybetti.”
    “yerli liderden altın altın alabilmek için onu ayak tabanlarından itibaen yakarak öldürdüler.”
    “kadınları, çocukları alınan yerli erkekler ; ah, aşağılık adamlar! ah, acımasız hristiyanlar! iraları(kadınları) öldürüyorsunuz!”

    nikaragua bölgesi
    “hristiyanlar yerlilerin yiyeceklerine el koydular. böylece yaklaşık yirmi ila otuz bin yerli açlıktan öldü. hatta bazı anneler çocuklarını öldürüp yedi. kaçanlar tepelerde jaguarlara yem oldular.” toplamda “beş-altı yüz bin yerli hayatını kaybetti , şuan bölgede dört-beş bin kişi kaldı.”

    yeni ispanya
    “avrupalılar 450 fersahlık bölgede dört milyon insanı katlettiler ve diri diri yaktılar.”
    “tutuklu bulunan yerlilerden kendilerini eğlendirmelerini istediler, insanlar kendilerini tamamen dansa vermişlerdi. güvenliklerinden endişe duymuyorlardı. tam bu sırada askerler kılıçlarını çekerek saldırdılar.”
    “yüz fersah büyüklüğündeki bir bölgede iki milyondan fazla insan hayatını kaybetti. sadece iki bin kişi hayatta kaldı.”

    guatemala bölgesi ve krallığı
    “hamile kadınları, yeni doğum yapmış anneler, çocuklar ve ihtiyar erkekler içi sivri uçlu şenderelerin olduğu çukurlara atıldılar.”
    “komutan ordusundaki on-yirmi bin damgalı köleyi hiç beslemediği için ellerine geçen tutukluları yemelerine izin verdi. karargahta insan mezbahası kurdular ve bu mezbahada çocuklar kesilip kızartılıyor, yetişkinlerin ise elleri ve ayakları kesiliyordu.”

    yeni ispanya, panuco ve jalisco
    “köle pazarında seksen yerliye karşılık bir kısrak alınıyordu.”
    “yeni ispanya adasının etrafına duvar örmek için sekiz bin yerli ithal edildi para ve yemek vermeden bu projede çalıştırılan yerliler birer birer açlıktan ölürken hiç kimse aldırmadı.”
    “yerli kral yakalandı. altınların yerini söylemesi için zincirlere vurup ellerini bedeni boyunca uzanan bir kalasa bağladılar; sonra ayak tabanlarının altında bir mangal yaktılar ve iyice kavurdular.”
    “burada insanlara türlü türlü işkenceler yaptılar. kimisini asarak, kimisini ellerini ve ayaklarını keserek, kimisinin dillerini dışarı çekerek, kimisinin de kafalarını testereyle kopararak çok sayıda yerliyi rastgele katlettiler.”

    yucatan krallığı
    “yerlilerin izini sürüp avlamak için vahşi köpeklerden faydalanıyordu… bebekli kadını yakalayınca bebeği köpeklere yedirdiler.”
    “evinden çıkmak istemeyen bir çocuğun önce kulaklarını budadı sonra burnunu doğradı.”
    “aynı herif, sonradan hiçbir utanç ve pişmanlık duymaksızın, köle olarak daha çok para etsinler diye yerli kadınları hamile bırakmak için gayret sarf ettiğini önde gelen rahibe böbürlenerek anlatacaktı.”
    “köpekler aç kalınca, annesinden elinden bir bebeği alıp parçalayıp köpeklere verdiler.”

    pearl coast, paria ve trinidad
    “köle filoları sadece mürettebata yetecek kadar yiyecek taşıyorlardı. bu yüzden zavallı mahkumlar neredeyse aç ve susuz kalıyorlar ve sonuçta ölüp denize atılıyorlar.”
    “bu bölgede inci avlamak için günbatımından şafağa kadar suyun içinde kalıyorlar, çoğu zaman dört beş kulaç derine iniyorlar. hava almak için yüzeye çıkmalarına nadiren izin veriliyor. vakitlerini anca su altında yüzerek geçiriyorlardı. nefes almak için yüzeyde birkaç saniyeden fazla durdukları takdirde, onları yumrukluyorlardı.
    bazen köpek balıklarına yem oluyorlardı. ölümleri genellikle boğularak oluyordu bunun dışında ya ciğerlerine gelen basıncın etkisiyle ağızlarından gelen kanda boğuluyorlardı, ya da soğuktan dolayı dizanteriye yakalanıp ölüyorlardı. doğuştan simsiyah olan saçları, uçları yanmış gibi bir görüntüye bürünüyor, sırtlarında is tuzdan dolayı büyük yaralar çıkıyor.”

    venezüella krallığı
    “dört-beş milyondan fazlası bu iblislerin bulduğu acımasız ve sadist cinayet metotlarıyla katledildi. birkaç kişinin dışında kimsenin konuşmadığı pek çok dil de bu suretle ortadan kayboldu.”
    “yük taşırken biri açlıktan bayılınca boynundaki zinciri çıkarmakla vakit kaybetmiyorlardı kafasını kesiyorlardı.”

    florida diye bilinen bölgedeki anakara
    “insanları çağırdılar ve gelenlerin hepsinin burunları, dudakları ve çeneleri kesilip kopartıldı. sonra da korkunç bir acı içinde her taraflarından kan akarak gönderdiler.”

    plate nehri
    “ispanyollar beş bin kişiyi kılıçtan geçirdi.”
  • kristof kolomb'un arkadaşlarından birinin oğlu olarak ispanya'nın amerika kıtasında yol açtığı felaket ve yıkıma çıplak gözleriyle şahitlik ettikten sonra küba'da papaz olan ve brevisima historia de la destruccion de las ındias (yerlilerin imhasının çok kısa tarihi), adlı kitabı ile yerlilere yapılan haksızlıkların ve yavaş yavaş kaldırılmasını sağlayan "yeni yasalar"ın öncüsü olan ispanyol din adamı. 1547'de piskoposluktan istifa edip ispanya'ya döndü ( ve historia de las ındias (amerika yerlilerinin tarihi) adlı kitabı hazırladı. bu kitap ancak 1875'te yayımlanabildi. işin kötü yanı yazdıkları sayesinde oluşturduğu kamuoyu amerika yerlilerinin köleleştirilerek avrupa'ya getirilmesini büyük ölçüde önlemiş olsa da dönemin ekonomik, siyasi ve ahlaki yapısı avrupa ülkelerinin köle ticareti için afrika'ya yönelmesine yol açmıştır.
  • --- spoiler ---

    "ben küba’da iken üç ayda yedi bin çocuk öldü. acıdan çılgına dönen bazı anneler bebeklerini nehirde boğuyorlardı... böylece erkekler madenlerde, kadınlar ağır çalışma içinde ve çocuklar da süt bulamadıkları için ölüyordu... bu kadar büyük, güçlü ve verimli topraklar kısa sürede boşaldı. insanlığa o kadar yabancı olan tüm bunları kendi gözlerimle gördüm ve şimdi bile yazarken ürperiyorum."

    "tanrı’nın hususi takdiriyle savaştan kaçan kızılderililerin tamamına yakını çiçekten öldürdük. tanrı topraklarımızı temizledi”

    "askerler pek çok kızılderili'yi uykularında öldürdüler. annelerinin göğüslerinden çekilip alınan bebekler anne-babalarının gözleri önünde kılıçla parçalanıyor ve bebeklerin parçaları ateşe atılıyordu. kundaktaki bebekler beşikleri içinde parçalanıyor, kafaları eziliyor, en taş-yürekli adamın bile vicdanını sızlatacak bir vahşilikle öldürülüyorlardı..bazı bebekler nehre atıldı, onları kurtarmak için anne ve babaları da suya atladı. ama askerler ne çocukların ne de anne-babaların sudan çıkmalarına izin vermediler, hepsi boğuldu.”
    --- spoiler ---
  • 1484-1566 yılları arasında yaşamış ispanyol tarihçi, misyoner ve fatih. diego velázquez de cuéllar'la birlikte küba'nın fethine katılmış ve birçok katliama tanıklık etmiştir. bu gördüklerinin de etkisiyle, sonradan köleliğe karşı çıkmış ve yerli halkların hakkını savunmaya başlamıştır. en önemli özelliği ise, bu dönemde yaşadıklarını yazması ve bu yazdıklarının sonradan kitaplaştırılmasıdır.

    https://en.wikipedia.org/…ki/bartolomé_de_las_casas