• başınız mı ağrıyo? evde ağrı kesiciniz mi bitti?
    ya da ağrı kesici içtiniz de hala başınızın ağrısı geçmedi mi??

    işte o zaman sizin de tutunacağınız tek dal kocakarı ilaçları neden olmasın.. olsun..

    bunlardan en klasiği alnınıza patatesleri yuvarlak yuvarlak doğrayıp sarmalama şeklinde olup, bir diğeri annemin bana dün gece yaptığı gibi bi şişe elma sirkesini kafa hizasından aşşağı doğru boca edilmesi şekliyle geliştirilen çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur.
  • bornozun kuşağını rambo gibi kafaya bağlamak. herkese yakışmaz ama. hıhh.
  • güçlü bir metal plakayı çene altından, ensenin sonuna kadar*götürmek.
    dikkat: bu yöntem kalıcı ölüme sebep olabilir.
  • alna ve şakaklara çin yağı sürüp akabinde kafaya artık bornoz kuşağı mı, çatkı mı, yazma mı ne derseniz deyin onu bağlıyoruz ve karanlıkta yatıp ağrının geçmesini bekliyoruz. geçmiyorsa ağlıyoruz ve ağlarken yatakta sızıyoruz. sabah da mutlu bir şekilde uyanıyoruz.
  • ağrıyı hissetmemek. bunu başarmanın literatürde iki farklı yolu var:
    (1) kendi kendine telkin: ağrı etkisini kaybedene kadar kendi kendinize "acı yok, ağrı yok, hiçbir şey hissetmiyorum şu an, hahayt ağrı da neymiş" falan diyin. yeterince saf bir insansanız kendinizi kandırmayı başarabilirsiniz. (uzamanlar kırk kere söylerseniz olurmuş diyorlar)

    (2) beyindeki ağrı merkezini yok etmek: yüksek voltajlı elektrik akımı veya bir çakı yardımıyla beyindeki ağrı merkezini devre dışı bırakmayı başarabilirseniz ağrıdan da ömür boyu kurtulabilirsiniz. yalnız dikkat: kalıcı bir çözümdür, yarın öbür gün isteseniz de başınız ağrımaz (evli bayanlar ve emziren anneler, sözüm size).

    alternatif bir eğilim ise (bkz: alternatif tıp) ağrıyı hissetmemek değil aksine daha da çok hissettirmek üzerine. bu yöntemler de kabaca üçe ayrılıyor:
    (1) kimyasal: kafayı çamaşır suyu, likit lavabo açıcı veya tuz ruhu dolu kovaya sokmak.
    (2) biyolojik: kafayı arı kovanına sokmak.
    (3) nükleer: kafayı mikrodalga fırına sokmak (radyasyon yayıyor falan yayıyor diyorlar bilmiyorum).
  • birer damla nane yağını şakaklara, iki kaş arasına, kulak arkasına sürmek.*
  • işaret parmağı ile baş parmak arasındaki kemiğin bittiği noktayı diğer elin baş ve işaret parmaklarıyla bastırarak ovmak ya da en iyisi bunu bir başkasının yapmasını rica etmek. aynı işlemi her iki elde de uygulamak.*

    ps: bu işlemi yaparken varsayılan şekilde elde ağrı duyulur. bu durum ele uygulanan baskıdan değil baş ağrısının şiddetindendir. vazgeçmeden 10 dakika kadar devam ediniz.
  • kusmak, masturbasyon yapmak ya da sevişmek, bir bez ya da pamuğa limon kolonyası sıkıp bol karabiber ekip bu kütleciği kulak arkasına ve enseye yerleştirmek, adaçayı, nane limon falan yapıp yatmak. bunları yapamayacak bir ortamdaysanız küfretmek.
  • beyaz söğüt ağacının kabukları alınır, rakı-tekila gibi yüksek alkol içeren bir bardağa konur, yarım saat beklenir, daha sonra ağızda çiğnenir. tedavinin kesin sonuç vermesi için bardakta kalan içki ziyan edilmez, fondip yapılır.
  • kafayi vucuttan baltayla ayirmak