şükela:  tümü | bugün
  • başarı ile tatmin olan bir insan için ard arda gelmesi durumunda bir son ifade edebilir başarısız olmak. hayatın parametreleri ve yalnızlık. çöküş olur bazen.
  • kendine aynı şeyi tekrar deneme fırsatı yaratmak.

    (bkz: ben nerde yanlış yaptım)
  • sonunda basarıyı getirecek olan sabır donemi.
  • insanoglu tarifindan gereginden fazla önemsenmis kavramdir.
  • asla kabullenilmemesi gereken bir durum.
  • öğrencilik hayatında bir öğrenci "derslere girdim, not aldım, anladığımı hissettiğim kadar da çalıştım, başarısız olmam için bir sebep yok." diye düşünebilir ama malesef sebebi kesinlikle belirsiz olarak bir kelimeyi bir başka kelimeyle karıştırarak olaya bambaşka bir boyut katmak suretiyle başarısızlığın kitabını yazabilir, öğretim üyelerinin gözünde "haha ilahi ne salak çocukmuş bu, yazdıklarına bak, bir bok anlamamış" tepkileriyle değerlendirilebilir.
    bu yüzden başarısız olmak çok sıradışı bir durum değildir, sebebi gereksiz stres, gerginlik, uykusuzluk, dalgınlık olabilir, eğer kişi gerçekten elinden geldiğini yaptığına inanıyorsa bu yüzden karalar bağlamamalıdır, daha hayatta ne başarısızlıklar, ne haksızlıklar görecektir... en kötü seneye bir daha alır dersi hakkıyla da geçer, "n'apsam olmuyor, en iyisi salayım" triplerine girmeden, ama diğer yandan da sürekli kendi kendini yemeden öğrencilik hayatına eskisi gibi devam etmeli, yazdıklarından utandığı o sınav kağıdını beyninden silmelidir.
  • bence bir hastalık uğursuzlık ya da buna benzer bir şey ve benim de üzerime yapışmış durumda. başarılı olmak istediğim neredeyse her şeyi elime yüzüme bulaştırdım. çabalıyorum da aslında. kendime özgüvenim de var fakat olmuyor işte. bakıyorum başkalarında olan ben de olmayan ne var diye ama eksiğim yok fazlam bile var. o konuda adamdan daha çok şey biliyorum, bunu herkes biliyor fakat mesela sınava geldiğinde iş maalesef yapamıyorum.

    suits dizisindeki rachel gibiyim. karakter ne kadar çabalarsa çabalasın lsat'yi geçemiyor (en sonunda geçiyor da neyse üzerinde durduğum nokta çok uzun süre geçememesi) . rachel işini çok iyi bilen bir para-legal, bir çok avukattan daha iyi hukuk bilgisi var fakat bir türlü sınavı geçemiyor.

    yazı boyunca sınavı vurguladım çünkü zaten aslında sürekli sınavlara giriyoruz farkında olmasak bile. yaptığımız seçimler, bitirdiğimiz işler hep o adı konulmayan sınav için.

    bir sürü özlü söz var başarısızlık ile ilgili. "daha çok düş daha çok yenil" temalı birbirini tekrar eden sözde motive edici olması gereken ama bence gurur kırıcı sözler. bir insan gerçekten çabalayıp hala daha yapamıyorsa, lütfen ona daha çok düş daha çok yenil demeyin. şahsen zaten başarısızlığın üzüntüsünü çekiyorum bir de üstüne daha çok başarısız olursan başarılı olursun deyince biri çıldırıyorum. sanki yeterince çabalamadığımdan başarısız oldum. hem emeğimle alay ediyorsun hem de kendini benden üstün tutuyorsun. alt metin direkt: ben çalıştım yaptım ama senin çok çok çalışman gerek bunu yapman için.

    kesin kendimi çok abartıyorum, niteliksiz aptalın tekiyim. bundan sonra başarısızlıklarımı normal kabul edip üzülmeyeceğim. ignorance is bliss.
  • başarılı olmaya bir adım daha yaklaşmış olmak demektir.
  • başarı kocaman bir illüzyondur
  • çabalamayı ortadan kaldırarak bertaraf edilecek durum. çünkü asla çabalama ile başarının doğru orantılı gittiğini görmedim. hatta çaba büyüdükçe büyüyen beklentiler yine başarısızlığın üzerimizdeki etkinliğini arttırmaktadır.nispeten tembel bir hayat sürdürmek ve elindekilerle yetinmek bence en ideal başarıdır.