şükela:  tümü | bugün
  • başlığı açan arkadaşın hiç bişey bilmediğini gösteren kasaba
  • ırak var mı ki toprağı olsun... ırak'ın yaptığı açıklamaların bizi bağlayan hiçbir yanı yoktur; evet yoktur çünkü ırak diye bir şey yoktur. zaten ingilizler eliyle kurulan bu yapay muhtarlık ne ülke olabilmiştir ne de bir toplum kurabilmiştir. bizim ırak sınırımız fiili bir durumdadır; resmi çizgiler yahut bu yönde bir anlaşma bulunmamaktadır. ayrıca herkes ırak'ta cirit atarken bilmem kaç küsür km'lik sınırımızın olduğu ve çok değil doksan yıl önce bizim resmi topraklarımız olan bir bölgeye müdahil olmamızdan daha doğal bir şey olamaz.

    benim anlamadığım başbakan başika'da bulunuşumuzu 'demografik yapının değiştirilmesine müsaade etmemek' olarak açıklamış; iyi de ağa demografik yapının amına koyan barzani'nin peşmergelerini niye eğitiyoruz o zaman? ırak merkezi hükümeti kendi varlığını korumaktan acizken ne demografisini değiştirecek? kerkük'te türkmen eserlerini yıkan (bkz: kerkük'te tarihi türk eserlerinin yok edilmesi) türkmen mezarlıklarına dahi kürt göçmenleri yerleştiren ve açıkça 'kerkük kürdistan'ın kalbidir' diyen; yetmezmiş gibi punduna getirip telafer'e, musul'a yerleşmek isteyen barzani'nin götü boklu peşmergelerini eğitmenin neresi milli çıkarlarımıza uygun?

    bizim amacımız bölgede türkmen varlığını buharlaştırıp musul ve kerkük'ü içeren bir kürdistan kurmak mıdır? erbil havaalanı'na türkiye'nin doğusunu kürdistan sınırlarında gösteren dev bir harita asan barzani, yıllardır pkk'nın kuzey ırak'ta üslenmesine göz yuman, yaptığımız her sınır ötesi harekatta vıyaklayan barzani gerçekten bizim dostumuz mudur?

    sorular, sorular... bulunuşumuzun neyi amaçladığını anlayamadığım musul'un kuzeyindeki üs...
  • başbakanımızın sözleriyle devletimizin bağlandığı ırak'a ait bölge. şu saatten sonra türk askeri oradan ne olursa olsun çekilemez. gözdağı mı verdik, hareket alanımızı mı daralttık zamanla görücez.
  • başika kampı ırak yönetiminin bilgisi dahilinde musul'un yaklaşık 30 km kuzeyinde ordumuz tarafından kuruldu. ırak savunma bakanının* bizzat gelerek kampı ziyaret etmesi merkezi hükümetin onayı olarak değerlendirilebilir.

    türk ordusu başika'da haşd el vatani adı altında kurulan orduyu eğitiyor. bu birliğin kurulmasının amacı musul'un ışid işgali öncesindeki yapısını korumaya çalışmak. zira ortadoğu'da öyle bir denklem oluştu ki, ışid bir bölgeyi ele geçiriyor ve ardından suriye'de pkk, ırak'ta haşd el şabi amerikan silahlarıyla gelip orayı kurtarıyor. pkk kurtardığı(!) bölgeleri kürt şehri haline getiriyor, haşd el şabi kurtardığı(!) bölgeleri şii şehri haline getiriyor. ne güzel dünya değil mi?

    peki biz orada ne yapıyoruz? musul'un büyük aşiretlerinden ve ışid şehri ele geçirmeden önce şehri yöneten* nuceyfi aşiretiyle çalışıyoruz. mit ve türk ordusu nuceyfi aşiretiyle anlaşıyor ve aşiretin mensuplarından oluşan haşd el vatani adı verilen ordu kuruluyor. bugüne kadar yaklaşık olarak 8 bin savaşçının eğitildiği söyleniyor. buraya kadar resmi olarak bir sorun yok, zira kağıt üzerinde sadece eğitim veriyoruz ve silah olmayan askeri donanım sağlıyoruz ( bot - telsiz vs.) . işte zurnanın zart dediği nokta burada başlıyor. zira biz oraya sadece telsiz ve bot sokmuyoruz.

    ırak merkezi yönetimi ilk başta başika için onay veriyor çünkü biz orada sadece eğitim verecek ve silah olmayan donanım sağlayacaktık. buna sıcak baktılar çünkü musul operasyonu için mayın eşşeği lazımdı. merkezi ordunun hafif silahlar verdiği haşd el vatani ordusu musul'un alınması için savaşacak ölecek ve musul alındığında beraber şehri aldıkları iran destekli haşd el şabi'nin elinde bulunan ağır silahların eşliğinde şehirden siktir edileceklerdi. türk ordusu bu durumun yaşanmasını istemiyor ve bu yönde hareket ediyor.

    burada olay sadece musul değil tabii ki. türkiye kuzey ırak'ta bir etki alanı oluşturmaya çalışıyor. amerika bugün baltık ülkerinde sürekli yeni anlaşmalar yapıyor, yeni üsler kuruyor. gürcistan'ı ukrayna'yı kaşıyor. bu rusya'ya karşı etki alanı oluşturmaktır. bunu minimal düşünün. türk ordusu da kuzey ırak'ta güçlü aşiretlerle ve barzani ile ilişki kurup pkk'ya ve iran'a karşı etki alanı oluşturmaya çalışıyor. başika bu etki alanının merkez üssüdür.

    ne işimiz var başika'da diyenler inşallah cahildirler, başka türlüsünü söylemek istemem. ama orada askerimiz ölüyorcular ise sadece komik. ya orada görev yapan askerlerin kim olduğunu bilmiyorlar ya da pembe götlüler. evet gülmeyin ya, komşunun oğlunun dağıtımının başika'ya çıkabileceğini düşünen mallar var bu sitede. evet bomonti malt hocam, şişe evet.
  • şu olaya mezhepçi gözle bakana laf anlatamazsın.

    "şii ler bölgeyi ele geçirmesin, kürtler ele geçirmesin , sizin amacınız sünnilik , barış kardeşlik değil tüm derdiniz sünniler yönetisin, tüm dünya sünni olsun. tek renk- tek mezhep-tek adam- tek tip düşünce. işte siz busunuz. " diyor adam. yahu bölge sünnilerin çoğunlukta olduğu bölge şiiler ya da kürtler kendilerine ait olmayan yerlere konuyor diyenler mezhepçi oluyorsa sen ne oluyorsun acaba. herhalde şii ele geçirmesi kürt ele geçirmesine bölge kiminse onda kalsın.

    ama yok sizin derdiniz türk'e sünni'ye hayat hakkı olmasın tüm dünya puşt olsun.

    not: şii'ye bir sünniye iki.
  • eski musul valisi nuceyfi'nin konuyu çok güzel özetleyen ropörtajı bu ;

    http://www.aljazeera.com.tr/…katliam-korkusu-icinde

    '' omo sozon dordonoz sunnilik'' diyenler bu ropörtajı okusunlar.

    bu arkadaşlar haşd el şabi'nin çevre örgütü olduğunu falan zannediyorlar sanırım. şii'lik politikası güderek kafasını kestikleri, yaktıkları, canlı canlı derisini yüzdükleri insanları görmezden geliyorlar.

    ne türkiye'nin ne musul'un sunni aşiretlerinin ne de barzani'nin bağdat hükümetinden ayrı hareket etmek gibi bir tasarrufu yok. adamların tek derdi ışid'in şii versiyonu haşd el şabi'nin operasyona katılmaması. ki bu şu an ışid kontrolu altında yaşayan yaklaşık bir milyon sunni için felaket demek. şehre haşd el vatani gibi sunni güçler girerse halk desteği alacak aksi takdirde o halk derimizi yüzecek haşd el şabi geleceğine ışid kalsın diyecek, çünkü canilikte farkları yok.

    haşd el şabi iran'ın piskopatlar ordusu. yaptıkları işkencelerin videoları zebille dolaşıyor nette. siz şii hilalini tamamlayacaksınız diye milyonluk şehirlere bu piskopatları sokamazsınız. bu operasyona bağdat, erbil ve haşd el vatani katılmalı. yoksa musul cehennem çukuru olur. he siz yeterki iran'dan lazkiye'ye hilalimiz tamamlansın kim ölürse ölsün diyorsanız o başka.

    musul sunni bir şehir ve öyle kalmalı. adam olsun orospu çocukları.
  • öncelikle ırak diye bir ülkenin aslında hiç var olmadığını anlamak gerekiyor; bak güzel kardeşim, senin ırak dediğin yerin yarım asırdan biraz fazla bir yönetim tecrübesi var ki akıllara ziyan...ülkeyi ülke yapan toplumdur; ırak'ta yaşayan insanlar hiçbir zaman bir 'ırak toplumu' olmadılar. şii'ler irancı, araplar suudçu, türkmenler her yerde oldukları gibi sahipsiz kürtler ise her zamanki gibi bütün dünyanın desteklediği bir hayat yaşadılar. şiddeti düşse bile çatışma ve gerilim bu ülkede hiç bitmedi. ırak kurulduğu günden bugüne 'ırak' olarak varlık gösteremedi. biraz tarih okusan ne demek istediğimi çok rahat anlarsın. bizim orada elçiliğimizin olması yahut anlaşmamızın bulunması değil yani mesele. böyle dünyada sadece bizim rağbet ettiğimiz 'toprak bütünlüğü', 'şurası şuralılarındır' gibi tezlerin hiçbir karşılığı olmadığını sadece haberleri izlesen anlayabilirsin. kusura bakmayın ama dünya sizin sandığınız kadar masum bir yer değil ve alemin tek enayisi de biz değiliz. dünya barışını biraz da dünya nimetlerini bölüşenler düşünsün.

    altmış üç ülke ırak'ta ne arıyorsa bizde onu arıyoruz, aramalıyız. avustralya iki kıta aşıp gelmiş ama biz bağırsak duyulacak kadar yakın bir ülkeye 'karışmamalıyız'. 93 yıl önce erzurum gibi bir vilayetimiz olan musul'un, kerkük'ün kaderinde italyan'ın dahli olacak ama biz 'barış olsun, insanlar ölmesin, kuşlar ne güzel, rüzgar ne kadar hoş' retoriğine sığınacağız. böyle saçma şey olmaz.

    musul üzerinde tarihi, kültürel, coğrafî ve siyasi bağlarımız, bağlantılarımız mevcutken sadece bir seyirciden ibaret kalmamızın bedelini çok ağır ödeyeceğimizi bilmek gerekir. körfez harekatından, 2003 abd'nin ırak işgalinden güçlenerek çıkan pkk'nın bir de musul yakınlarında yeni bir üs elde etmesini istemiyorsak musul'da etkin olmalıyız.

    haşdi şabi militanlarının bir katliama imza atmaması, iran'ın güneyimize sarkmamasını istiyorsak etkin olmalıyız. kürtler'in bir göç dalgasıyla kerkük'te olduğu gibi musul'un da demografik yapısını değiştirmesini istemiyorsak etkin olmalıyız.

    doksan yıldır seyirci olmamızın bedelini ödediğimiz yetmez mi?

    tanım: bölgenin en yakın muhatabı olduğumuz için bulunmak zorunda olduğumuz kamp. bu kampın ilerleyen süreçte nasıl bir anlam taşıdığını hep birlikte göreceğiz; kazanırsak da kaybedersek de..
  • başımıza iş açacak gibi.
  • peşmerge tarafından işid'den alındığı iddia edilen bölge. oradaki türk askeri kampı hakkında henüz bir bilgi yok.