şükela:  tümü | bugün
  • hayrunisa gul'un the times'a yaptığı açıklamalardan bir alıntı. haberin kaynağına şuradan ulaşılabilir.

    http://www.haberturk.com/…530&cat=110&dt=2008/07/18

    bunu okuyunca aklıma bir zamanlar yazdığım entry geldi.

    (bkz: bas ortusu/#10787952)

    çok matah bir durum değil bunu yazmış olmak. herkesin zaman zaman, hatta artık "her zaman" düşünür olduğu şeyler bunlar.

    ama gene de tuhaf bir hisse kapılıyor insan. çünkü aklımın ucundan bile geçmezdi bu cümlenin hayrunisa gül'ün ağzından çıkacağı...

    nice zaman önce "örtü" fikrinin beynini işgal etmesi sonucu türkiye'yi aihm'e şikayet eden birinden...

    sonra da kader ve cilve sonucu süzülerek konduğu o köşkte, karşısına geçtiği bir ülkenin first lady'si kıvamına hemencecik gelen....

    üstelik atatürk ve kurduğu rejim olmasa, hayal bile edemeyeceği bir makamda, gene aynı rejimin bir başka başlığından muzdarip olduğunu bu kadar açık beyan eden...

    şimdi bu beyana genetiği* bile karıştırarak görüşünün de ne kadar açık(!) olduğunu gösteren...

    sağolsun, biz bu kadar iyi anlatamazdık örtü ve örtülme meselesini...

    neyse, ben entry'i editlerim olur biter;

    "kimilerinin sadece başını örtmekle kalmayıp beynini ve hatta vicdanını da örten örtüdür."

    tabi, tarihi kim editleyecek sorun bu!
  • sol kulağımı kapatırsam sağduyulu olurum gibi bir şeydir.. şakadır hatta kedidir kedi..
  • bu açıklama ile türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı'nın eşi beyni örtme gerçeğini kabul ediyor. bu beyan "beynini örten de var başını örten de. ben başımı örtüyorum" demekle aynı şey.
  • bunu söyleyen kişi şu sorulara cevab veremedi:
    -kendi rızanla mı örtüyorsun?
    -kendi rızanla mı okulu bıraktın?
    -dinin insan hayatına yansıyan tek tarafı bu mudur?
    vs. vs.
  • (bkz: keşke)
  • cocuk yasta, gencliginin ilk yillarini dahi yasamasina izin verilmeden, okuldan cekilip alinmis ve gayet yasini basini almis biri evlendirilmis ve elan " kendine ait banka hesabinin esininkinden ayri oldugunu gururla beyan eden birinin, muhabir janice turner in sorusuna cevabi. ahh keske bir bilebilseydi sayin gul hanim. turner'a "siz benden korkuyor musunuz ? " diye sorarken, onun nezaketen neden cevap vermedigini, verse bile diplomasi geregi cevabi nasil verdigini ...... turner gibi bir kadin tarihini iyi bilir.o bilir ki, bir kac kusak oncesindeki buyukanneleri, victorianismin baskisindan, ikinci sinif insan muamelesi gormekten bikip sosyal statude erkegi ile esit rollerde olmak icin olumleri hapishaneleri esareti, assagilanmayi goze alip asirlar boyu sessiz kaldiklari zorbaliga 1907li yillarda artik bas kaldirmis, ulkeler arasi kadin dayanismalari ile esinin kendisine reva gordugu cep harcligini kendi adina bankada hesap actirarak hur oldugu sanrisindan uyanmistir.

    emiliy davison nin kendisini bir yarista yaris atlarinin onune atarak gelecek kusaklardaki kizlarinin hurriyetleri icin oldugunu turner iyi bilir. emmeline pankhurst ve kizinin sayesinde suan times dergisinde fisrtlady unvanini almis sahislarla roportaj yapabilme firsatinin elinde oldugunu cok iyi bilir.

    sizden korkmasi icin tabii ki bir neden yok. cunku o, kadinin haklarinin korundugu bir ulkede buyuk anneleri tarafindan, dis tirnak elde edilmis haklarinin garanti altina alinmis oldugunu biliyor. ulkesindeki kadinlarin, erkek tarafindan kadinin adini yok etmeyi tanrisini bahane ederek ahmedijinad beyin karisi gibi kimligi, nitelik ve niceligi bilinmeyen carsaf altindaki bir kimilti haline getirilmeyecegini bildigi icin korkmuyor sizden.

    ve fakat bireysel inanctan ziyade bir ideolojiyi kadinin adini yok etmeye calisanlarla birlikte, onun ulkesin yurutmeye kalksaydiniz hic suphesiz ki korkardi sizden emin olun . cunku karanlik gelecek korkutucudur ......

    not = bir cok kisiler " dunyada kadin haklari ilk defa turkiye de verildi , hic de oyle degil, su ulkede taa kac sene once, bu ulkede ta hangi senede verildi turkiye ye yillar sonra verildi, bu ne buyuk bir yalandir " diyip duruyor. ve fakat soyle bir fark var turkiye deki kadin haklari ve yabanci ulkelerdeki kadin haklari arasinda. yabanci ulkelerdeki kadinlar haklarini olerek, hapislerde curuyerek, protestolarda dovulerek, olum oruclari tutarak yilla yili didindiler. turkiye kadinlarina ise secme ve secilme haklari altin tepsinde mustafa kemal ataturk tarafindan, onlar istemeden sunuldu, yani dunyada kadinin didinmeden, buyuk cabalar icinde yorulmadan, haklarini aldigi ilk ulkedir turkiye !
  • beyinler zaten yuzyillardir ortuluydu, simdi de basa ortu eklendi diye devam etmesi gereken cumle.
    ne ortulu beyinleri ortuyu acarak acmak mumkun ne ortusuz beyinleri ortuyle kapamak.
    ama kadinin beynini orterek onu daha kolay idare edilebilir hale getirmek isteyen gucler genelde dini kullanarak kadina baski uygulamislar ve bizde de bunun semboli olarak ortu'yu sectmislerdir.
    yoksa ulke ayni ulke, toplumdaki kadinin yeri hala sallantida, ve hatta giderek eve, kapilar ardina kaymakta, bunu isteyenler basini kapatarak ozgur olacagina inandirilan kadinlari kullanarak emellerine varmak istiyorlar simdi, bir nevi zamana uyduruluyor olay ve isin aci tarafi bazilarimiz bunu kadinlarin ozgurlesme cabasi olarak goruyor ve bu iki adim geriye gonderilmede aktif rol oynuyor. yoksa ozgurlesip ne yaptiklari toplum icinde nasil bir rol aldiklari ortada, en iyi ornegi baligin bastan kokmasi haliyle en bastakilerin esleri ve kizlari.
    evet beynin ortulmesi ve ya acilmasinin ortu ile cok ilgisi yok.
    beyinlerin cogu ortulu cunku.