şükela:  tümü | bugün
  • dert ve keder anlarındaki bir serzeniş değil kast ettiğim, yani herhangi bir zamanda, alelade bir yerde, belki bir derste, belki bir otobüste, belki yolda, belki kanepede uzanmış yatarken akla takılan bir duygusal durum.

    şu anda başka bir anne babadan dünyaya gelmiş olabilir, başka bir yerde başka biri olabilirdim. hatta onu geç, geçmişte verdiğim bir kararı, öbür türlü vermiş olsaydım; mesela üniversite/bölüm tercihlerimi son anda değiştirmeseydim, başka bir hayatım olacaktı. belki başka düşünecektim. başka bir zaman diliminde doğsaydım; belki bugün düşündüklerimin tam tersi şeyler düşünüyor olacaktım. inandığım değerlerle; belki dalga geçen biriyim, başka bir mekanda/zamanda.

    ne tuhaf olduğun "birisi" olmak; bir okun fırlayıp hedefine doğru gitmesi gibi; kalabalık bir stadda, gol sevinci sırasında, öne doğru itilen ve ezilme tehlikesi yaşayan taraftarlar gibi hissetmek. sürekli bir iterasyon var geleceğe doğru. ama gel gör ki; bütün bunlara kim karar veriyor belli değil. her gece, ayın aynı yüzünü görmemize neden olan iteratif de ne?
  • küçük bir hesapla farklı kararlar alsaydım, 6-7 farklı hayatım olabilirdi olasılıkla, fakat olmadı , çünkü seçimlerimin ve/veya seçmeyişlerimin sonucuyum. şu an memnun muyum bilmiyorum fakat kararları alırken memnundum onu biliyorum.
  • kader denen şey size sunulan ihtimaller bütünüdür zaten. her işte bir hayır vardır. :)
  • bugün çok ağır geldi bu his. birden moralim bozuldu, yakındaki bir taşa oturdum. kaldım öyle 1 saat. :/
  • bir dolu ihtimalden -haliyle- yalnızca birisi olabilmek ve geri kalanları iyisiyle kötüsüyle geride bırakmış olmanın verdiği his. bu baştan başa çok tuhaf bir his değil mi? ve bazen fazlasıyla ağır? ha elbette burada ihtimalleri bütünüyle düşünmemiz lazım; kızılcahamam yerine karayipler'e gidebilirdiniz ama yolda kaza geçirip ölmek de vardı. işte bu tam bir bilinmez. sonunu kendin seçtiğin kitaplar olur ya, hikayeyi sen yönlendirirsin; böyle bir kitabı okuduğum ilk günü ve tüm ihtimalleri bir hevesle okuduğumu hatırlıyorum. hayatımızda da en azından birkaç ihtimalin neticesini görebilseydik diyeceğim ama gerçekleşmemiş ihtimallerin daha iyi olmaları durumunda sonrasında içinde bulunduğumuz hayatımıza dayanamazdık muhtemelen; en azından aldığımız keyif fazlasıyla düşerdi.

    doğduğumuz andan itibaren farklı olabilecek değişkenlerin etkisi belki daha yüksektir; aile, ülke gibi ama sonradan farklı seçimler yapmış olsaydık çok daha farklı sonuçlar elde edebileceklerimiz bile öyle çok ki. okul/meslek/iş tercihlerimiz, sevgili/eş tercihlerimiz (ki bu da aslında sonsuz ihtimal, bir gün bir yerde birisiyle karşılaşırsın ve tüm hayatın o insanla geçer, tek mesele o an orada bulunup bulunmamaktır), arkadaşlarımız, çıktığımız yollar, okuduğumuz kitaplar, fikrimizi derinden sarsan her türlü dış etki, hangi anda nerede olduğumuz ve daha pek çok değişken.

    bazı zamanlar bu düşünce, bu his zihnimden sonsuza dek çıkıp gitsin istiyorum. üstelik bu his çoğu zaman yaşanan andan keyif almamaktan da değil; çoğu kez sadece meraktan. başka neler olabilirdi, neler yaşanabilirdi, kimleri tanıyabilir, nasıl işler yapabilir, nasıl görünüyor olabilirdim? ihtimallerin kaçında şimdiye dek çoktan ölmüş olurdum? akıl hastanesinde olduğum, katil olduğum, hırsız olduğum, on çocuk annesi olduğum, kötü sesli bir şarkıcı olduğum, bahçemden domates toplayıp inek sağdığım ihtimaller nasıl olurlardı? her birini yaşamadan tam anlamıyla hissetmek mümkün olmayacaktır elbette ama keşke en azından bir film gibi izleme ya da yol ayrımlarını seçtiğimiz kitaplar gibi okuma şansımız olsaydı. en azından bunları düşünmeye bu kadar zaman harcamadığım bir ihtimal olsaydı.

    ve daha pek çok soru; tam bir kara delik.
  • bana da gelen, ay neden yaa diye iç gıcıklatan bir his. olabilirdi tabi. ya biz neden mesela sosyeteden bir ailenin çocuğu değiliz arkadaşlar. neden onlar akşam yemeği için paris'e gidiyor da biz metrobüsle zar zor eve gidiyoruz. hepimiz insan değil miyiz? neden?
  • arttırıyorum aynı hissi.

    bi ağaç olabilirdim. herhangi başka bir bitki veya hayvanda olabilirdim. ama inatla insan olayım demişim. düşmüşüm bir ana rahmine. hiçbir özelliğini keşfedememiş. ya da yarı yolda bırakıp vazgeçen bir koyun sürüsünün içindenim. ezbere bir hayat. kimlik sorgulaması daha uzayıp giden zavallı bir liste.

    bir şekilde arzuladıklarını başarmış. yokluk zamanını kazanca çevirmiş. azimli. çalışkan. hırslı. bütün türlerimi takdir ediyorum. yerinizde olmayı, o pencereden el sallamayı çok isterdim.

    shakespeare, yıldız kenter, dali, serenay sarıkaya, davinci, nil karaibrahimgil, marion cottilard,ceza, mustafa erdoğan, dostoyevski, turgut uyar, erdil yaşaroğlu...

    herkes ya aklınıza kalbinize dokunmuş kim varsa o liste o kadar uzunki.. ama işte ne yaparsın sırrı çözen adı ile çözemeyen ekşide gelip geçen bir yazı ile..
  • şöyle bir düşündüm de iş hayatımla ilgili 5 farklı zamanda kırılmalar olmuş. her birinde tercihlerim farklı olsa şuan çok başka bir hayatım olabilirmiş.