şükela:  tümü | bugün
  • honggyu son isimli koreli bir yazarın, kore savaşı'na katılıp savaştan sonra orada kalan bir türk'ün hikâyesini kaleme aldığı, martı yayınları'nın bastığı romandır.

    kitapta kore gazisi hasan amca'yı izliyoruz. hasan amca, savaştan sonra kore'ye yerleşiyor ve yetimhanede büyüyen koreli bir çocuğu evlatlık olarak alıyor. hikâyemiz de bu birlikteliğin üstüne kuruluyor.

    kitap genel hatlarıyla beni pek tatmin etmedi. belki çevirisi kötüydü, belki gerçekten kendisi iyi değildi bilmiyorum. fakat çok kopuk kopuktu. konular dağınık, bağlantısız gibiydi. daldan dala geçiriyor gibi... hem de öyle başladı, öyle bitti. yine de birkaç alıntı bıraktı not defterimize. şöyle ki:

    "- dünyadaki tüm hayvanlarla konuşabilir misin?

    hepsiyle karşılaşmadım ama herhalde konuşabilirim.

    - hangi hayvanın dilini anlamak en zoru? tembel hayvan, karıncayiyen, ornitorenk, iguana, fil kaplumbağası?..

    insanı..."

    ve şunu da ekleriz buraya:

    "acaba yazarlar dünyayı neden geleceği çirkin ya da güzel bir yer olarka görürler? neden geleceğin var olamayacağını da düşünmezler ki? belkide bu dünyada askerliğe hapsolmuş karıncalar gibi hapsolarak soyumuz tükeninceye dek tatlı bir rüyaya dalmış bir hâlde yaşıyoruz. insansız bir dünya, elemli ve ıssız bir çöl, uçsuz bucaksız bir vadiyi resmeden bir bilim kurgu romanı yok mudur acaba?"

    son da bu olsun:

    "gerçekten de bu dünyadan sessiz sedasız kaybolmak istiyorsan bu dünyayı yaşamaya değer bir yermiş gibi kabul etmen ve inadına yaşamak için güçlü bir tutkuya sahip olman gerekir. fakat benim içinde zerre kadar bir tutku yok. bu yüzden ölemiyorum. ben doğmak da istemedim ki."

    son sözde, iddialı bir isme ve tanıtım metnine sahip olsa da pek beğenmediğim bir kitap oldu. yukarıdaki birkaç alıntıdan başka, bir güzel yanını göremedim.