şükela:  tümü | bugün
  • malumunuz dünyada şerefsiz çok. yalancısı, riyâkarı, trafikte makas atanı, parkta mangal yapanı, sıra nedir bilmeyeni, dedikodu yapanı, çalışmadan zengin olmak isteyeni, dolandırıcısı, "seviyorum" deyip başkalarıyla fink atanı vs.'si gırla.

    hayat böyle insanlarla geçip giderken sen kenarda onlara tahammül edebilmek için kuantumlar, evrenler mevrenler, her şey içimizdeler, meditasyonlar, uzakdoğular filan uğraşır durursun.

    öğrenirsin birkaç kelam ve hayatın başkalarını anlamaya çalışmakla geçer. yani sen "insanlara nasıl katlanırım" diyerek empatiler kurmaya çalışırken karşındaki bu güruh gelişmek için hiçbir şey yapmaz.

    o kadar kendini geliştirmek ve insanları anlamak için yaptığın yatırım, aracını kaldırıma park etmiş birini uyardığındaki aldığın "sana mı soracam lan?" cevabıyla yerle bir olur.

    anlayan; anlamaya çalışan hep sen olurken karşı taraf kendinde hiçbir hata aramadan geldiği gibi yaşamaya devam eder hayatına.

    istersin ki biraz da başkaları kişisel gelişsin, insanlık biraz da başkalarına gitsin; hep bende kalmasın.

    ama insanlık seni sever ve sende kalır hep. gitmekle kalmak arasında seçim yaparsın ama battığın bok balçık olmuş ve içinden çıkılamaz hâle gelmiştir.

    ne zaman böyle kendini kişisel gelişime adamış insan görsem kıs kıs gülerim. yani sen istediğin kadar geliş, gelişmen karşıdakinin anlayacağı kadardır. bir nevi antidepresan gibi geliyor bana bu kişisel gelişim. başkalarına katlanabilmek için alınan sözlü haplar gibiler.

    sen sakin sakin otoyolda giderken arkadan hızla gelen mikserin şoförüne gelişsen ne oluuuuur gelişmesen ne olur, öyle değil mi?

    (bkz: iyi insan olmanın hiçbir işe yaramaması)
  • not: raflarda bulunan klişe kitaplar değil, olayın özüne inebilmiş kitapları kastederek yazdım.

    kişisel gelişim başkalarına tahammül etmek için değil mekanizmayı anlamak için vardır. kendini bil, insanı bil ki nerede nasıl hareket edeceğini bilesin gibi... mutluluğu değil gerçeği vaadediyor. gerçek ne artı ne de eksidir, hem ikisidir hem de ikisi değildir. sevgi&nefret bir sarkacın iki ucu gibidir. sarkaç durduğunda ikisi de yoktur ama huzur vardır. insanları anlayarak onlara büyük bir sevgi besleyemeyiz, sadece anlayış kazanırız.
  • valla biktim. ondan artik gelistirmiyorum kendimi hic. hele de empatik olmak mi? nereye kadar aq ya? hep dinle, anla uğraş cabala sonra da nankor insanlar tepene binsin. bi de üstüne semeri vursun. bir kere bencil olmak istesen hemen tukaka olursun. neden? görevin olmuştur da ondan. olmak istemiyorum artık ne empatik ne de sempatik ne de ince dusunceli. tahammul de etmek istemiyorum. yılanı deliğinden cikarmamak icin tatlı dilimi de kullanmayacagim artik. kişisel gelisim de ne? geliş geliş içim şişti. artık zevk için kitap okuyorum, zevk için kurslara seminerlere gidiyorum, zevk için sportif ve kulturel aktivitelerdeyim. kimseye tahammul etmek için değil. ama sabır muhim.