şükela:  tümü | bugün
  • ergenliktedir. kendini henüz tanıyamadığı için etrafındaki en baskın karakteri benimsemeye çalışır. en iyiye özeneyim bari mantığı da güdemez çünkü iyi ya da kötü, kendinden en emin olan doğru gibi gelir. yıllar sonra kendini bulur ama üzerinden o insanları atana kadar canı çıkar.

    her canlı'da bunu tadar.
  • asla özgün olamayacak insandır. zat, yetersizliklerinden dolayı bu yola baş vurur.
  • aktör hastalığıdır. bir de başkalarının hayatını yaşayan insanlar vardır, bunun yanında.
  • yapabiliyorsa yetenekli insandır. kıskanmamıza gerek yok. :/
  • tüm bebeklerin anne babasını taklit ederek hayatı öğrendiği düşünülürse bu insan hepimiz oluyoruz. yemek yemeyi yürümeyi konuşmayı nasıl öğrendiniz sanıyorsunuz, hepimiz birer taklitçiyiz!
  • özgün olamasa bile yetenekli insandır, hele bir de işin içine mimikler de girerse yapması çok zordur.
    'neden birini taklit etmeye çalışayım ki?' diyenlere;
    karşınızdaki insanın yaptığı jest ve mimikleri taklit ederek sizden hoşlanmasını sağlayabilirsiniz. bilinçaltı benzerlikleri sever.
  • taklit edişinin merkezine göre değerlendirilmesi gereken insandır. her akt, -burada aktör ve aktris'in kökü olan akt'tan bahsediyorum, mesajı olan bir davranış- aslında zaten her akt, insanlığın toplam akt'lar havuzundan görerek öğrendiğimiz bir şeydir. başkasını taklit eden insan, bir akt'ın mesajını, yerini anlamını kavramışsa bunda bir sorun yok. birini özlediği için, "özlemini anlatan bir iç çekiş" davranışı içinde olan kişi için bu "iç çekme" davranışında bir sorun yok, çünkü kalbinde bu özlemin karşılığı var. ama bu hareketi yapan birini görüp, bu hareket çok tatlı görünüyor, ben de bu hareketi yapayım diyen birisi utanmaz birisidir, ve insanlara karşılığı olmayan çek vermiş kadar dolandırıcıdır. insanlara bir mesaj dağıtmaktadır, ama bu mesajın kalbinde karşılığı yoktur.