şükela:  tümü | bugün
  • değişmek.... ya da değiştirilmek... aslında her durumda kişi kendi olmaktan gel zaman git zaman uzaklaşır. eğer kişi kendi bilinciyle değişime karar vermişse, buna aklı mantığı ve de duyguları karşı çıkmamış, “daha doğrunun” değişim olduğunu düşünmüşse herhangi bir problem yaşanmamaktadır. ancak salt kız/erkek istiyor diye bir ilişki içersinde aklına mantığına uymadan değişim söz konusuysa sağlıklı değildir pek ala. bir yerde patlak verir.

    iki kişinin karşılaşmasında elbette taraflar arasında kabul edilmeyen, busunu beğenmedimler vardır. aslında iki taraf da alt düşünce olarak ben bunun busunu değiştiririm der, diğer tarafın haberi olmadan. ancak oluşmuş bir kişilik karakterini değiştirmek zordur. değiştirmeyi umup değiştiremediği zaman da taraflar mutsuz olur, üzülür, hayal kırıklığına uğrar.
  • askin bunyeye etkilerindendir. o evdeki huysuz kaprisli kiz, oyle bir suskundur ki hem de munis.
  • kişinin kendisini değiştirmesi zorlu bir mücadeledir. ne kısa sürer, ne de kolay olur.
    başkası için kendisini değiştirmesine gelince; eğer gerçek bir değişiklik söz konusuysa, bunu başkası için yapmıyordur, kendisi için yapmıştır. fakat o bir başkası onu değişiklik yapması gerektiğine ikna etmiş olabilir, ki bu da ancak doğruyu göstererek mümkündür. yani kendisine kendisiyle ilgili bilmediği bir şeyleri söyleyerek ya da göstererek ancak bunu sağlayabilir.
    bu durumda kişi kendisi için değişmiştir ve bir başkası*** buna katkıda bulunmuştur.
    ikinci durumda gerçek bir değişiklik söz konusu değildir. kişi kendisini bir başkasına sevdirmek için uğraşır, eğilir, bükülür, esneklik ölçüsüne göre kırılmadan kalıplara girer ve bu baskı halinde yaşar. tabi eninde sonunda baskının etkisiyle gücü kalmayacaktır kendisini kısıtlamaya ve kendisini dizginlemeye çalıştığı gergin ipler boşalacaktır. bu durumda eskiden olduğu yere ve kişiye döner, etkilemek istediği, kendisi için değiştiğini ispat etmeye çalıştığı insanı da hayal kırıklığına uğratır. yeterince egosu kuvvetliyse, tamamen bilinçli ve isteyerek yaptığı bu geçici değişimden ötürü o kişiyi suçlayabilir de. kişi kendi hatalarını kabul etmek istemeyebilir.
    bunun dışında birlikte yaşayan herkes birbirini değiştirir ve etkiler. değişim içten gelirse kalıcı ve sağlıklı olur. baskıyla ancak kamufle olunabilir, saklanılabilir ama değişilmez*.
  • ancak seven insan yapabilir bunu. başarılı olur, olamaz; isteyerek yapar ya da bilmeden... bunlar ayrı konular. önemli olan insanın kendi özünden fedakarlık edip sırf onun için ve çoğu zaman onu kaybetmemek için değişmeye çalışmasıdır. halbuki insanlar kolay kolay değişmez. günün birinde eski halinin yapacağı ama yeni "kendisinin" yapmayacağı bir hatayı yapıverir ve ilk patlak verilmiş olur. hiç şüphesiz ki bunun devamı bir gün gelecektir; ki o gün o, aşkın herşeye kadir olmadığını anlayacak, mutlu günleri çaresizliği ile birlikte yüreğinden gelen acı notalar eşliğinde anılarına gömülecektir.

    oysa değişmeye gerek yoktur. gerçek aşkın esas mevcudiyeti "olduğu gibi" ya da sırf "o olduğu için" sevmekle ispatlanır. bunu bilmeyen baştan beri yalan içinde yaşıyor demektir. hiçkimse kendini aylarca hatta yıllarca kandırıp, kaçınılmaz sondan kaçacağını zannetmemelidir.
  • sözlerimin sonunu duymadığın zaman
    cümlelerimin sonunu duymadığın zaman
    değiştiriyorum son kelimelerimi
    değiştiriyorum sonumu ...

    (bkz: son)

    (bkz: lö sevi)
  • sonu gelmeyecek nafile bir uğraş.

    göz boyamaya çalışmaktan başka bir şey değil bu, bir nevi kendini beğendirmek için saçını kestirmek, makyaj yapmak gibi sadece görüntüyü kurtarmaya yarayan bir etki yaratır.

    asıl olan değişmeden, değiştirmeye çalışmadan yan yana kalabilmek olmalı. hem bunu kaç kişide sürdürebilir, yorulmadan ve gerçekten ne kadar değişebilir insan?

    ki zaman aktıkça ister istemez değişen, dönüşen varlıklarız zaten, üstüne başkası için ekstra bir gayretin içine dahil olmak çok da menfi sonuçlara yol açmayabilir.

    kendini değiştirmek dünyayı değiştirmekse şayet, kendinden başlamalı bu işe, en azından doğal ve dürüst davranmış olur, sık sık saç kestirmek zorunda kalmayız hoş görünmek için.
  • aslında, değişim sonrası kişinin kendisi artık başkadır.
    ve dolayısıyla, başkası için kendini değiştirmek kaçınılmazdır...
  • bunu yapana 3. kişi olarak dışardan bakıldığında mide bulandırıcı gözüken bir icraat... zaten çoğu zaman sahte oluyor.

    ha bir de alakalı bir atasözü var. yılanın en tehlikelisi bulunduğu yerin rengini alandır.
  • kendin olmaktan vazgeçmektir. artık bir başkasının gözünden kendini izlemek; kimliğini kişiliğini değiştiremeyeceğin halde gerçek yaşamı tiyatro, kendini de oyuncuya dönüştürmektir. aslında belki de kuklacının kuklası olmaktır. kişilik, benlik, karakter, kimlik yani var olan insanı birey yapan tüm değerleri alt kata indirip kendini beğendirmek için başka kimlik ve kişiliğe bürünmek acizliğidir. kişiliği oturmamış gelişmemiş bireylerde sıkça görülür.
    oysa hiç kimse kendini başkalarına beğendirmekle yükümlü değildir. seven değişmedende sever. eğer sevmeyecekse, istemeyecekse değişmek ne kelime ağzıyla kuş tutsa da istemez. üstelik değişmeye çalıştıkça sahte tavırlar, yapay davranışlar üstünde sırıtır. eğreti durur, itici olur.
    kişi neyse odur. işin aslı; kişi değişeceğim diye uğraşacağına: karşısındakine kendini olduğu gibi kabul ettirmeyi öğrensin. hem kişiliğini ve öz saygısını bir yerlerde yitirmez hem de imkansızla uğraşmaktan daha kolaydır. * * *
  • terk edilmek için ilk adımı atmaktır. bir gün kendinden vazgeçersen bir başkası için o da günü gelir bir başkası için senden vazgeçer.