şükela:  tümü | bugün
  • yeşereceğiniz bir başka insana ihtiyaç duyulduğuna işaret eder.

    insan zaman zaman kendini bütün dünyanın dışında bir şeymiş gibi hissediyor. ne bileyim belki gerçekte bütün dünyayı kendi dışında bir şeymiş gibi hissediyor da bunu kendine itiraf edemediği için ya da bunu anlamadığı için kendini en az hasarla kurtarabileceği bir çıkış yolu bulma çabasıyla kendini öyle hissediyor olabilir veya kendini böyle hissediyorum sanabilir veya biz o hissi ona sadece yakıştırıyor olabiliriz. aslında hepimiz birbirimizden uzağa düştük sanırken, üstüste yığılmış durumdayız. belki de bazen sadece biz dünyanın dışında bazen de bütün dünya bizim dışımızda kalan bir şeydir. yani bilemiyorum şimdi. işin doğrusu hiç bilmedim. ara ara biliyormuş gibi yaptım ama iyi hatırlıyorum bu bir işe yaramıyor.

    hayatı ağzımızda balgam rengi bir küfür gibi tükürmekle yutkunmak arasında kaldığımız an'lar olur ya hani, işte öyle zamanlarda başkalarının hayatı bize bizi sarsacak bizi kendimize getirecek bir şeymiş gibi görünüyor gözümüze diye düşünüyorum. rahimi alınmış bir kadını döllemeye çalışmak gibi bir şey bu. başkasının hayatında kaplamak istediğimiz alan kendimizin boşluğunu gediğini mimliyor bu yüzden. dışarda ne kadar boş insan var değil mi? bazen bunu sokakta yürürken, başka insanların gözlerine çarpınca ya da başka gözler bana çarpınca daha çok hissediyorum. boşluklu bir çok insan pütürlü, pürüzlü bir çok insana doğru akıyor. göz çukurlarına kaçmış ruhlarından kan; paçalarından, yapış yapış bir libido akıyor. bazen birileri bir yerlere basıp kayıyor, bazen birileri birilerine yapışıyor. bazen birileri birilerine, bazen de birileri birilerine tutunmaya çabalıyor falan. her şey yolunda gibi ama aynı zamanda her şey yoldan çıkmış gibi de.

    buzdolabının yumurta rafına yumurta dizmeyi seviyorum. o ama sanki bana karşı biraz soğuk. yumurta kartonları da ayrı bir hoşuma gidiyor. avuç içine alınmış bir yumurtanın yarattığı his kırılganlık ama sanki yumurtayı elinizle kavradığınızda elinizle yumurta arasındaki ısı alışverişi nedeniyle açığa çıkan güven duygusundan yumurta da garip bir haz alıyor gibi. avuç içini dolduran pütürsüz, pürüzsüz, kılçıksız, kıymıksız nesneler bilinçaltımın mahrem yerlerini uyararak parmak uçlarımda buzdolabındaki yerini alıyor. bir kez daha, bir kez daha ve bir kez daha...

    başkasının hayatında yer edinmeye çalışırken başkalarının avuçlarında kırılmak için zamanını bekleyen yumurta olmak da var hayatta.

    başkalarının hayatı başkalarının hayatıdır. keşke herkesin bir hayatı olsa ama herkese bir hayat bence de fazla...