şükela:  tümü | bugün
  • uzun süre oturulduğunda başkası tarafından ısıtılmış oturak yere poposunu koymak istemeyenlerin tercihi. belediye otobüslerinin koltukları bu konuda en sık karşılaşılan mekanlardır.
  • sıcaklığın işenerek oluşturulduğu düşünülünce daha daha büyük bir anlam kazanan hareket.
  • islamiyete gore, erkegin veya kadinin bir yere oturmasiyla olusturdugu sicakliga oturmak neredeyse zinaya es deger. (molla degilim elbet duyduklarimdan)
    bu baglamda, dinin kulturel yasantiya etkileri dusunuldugunda pek mumkun. her sey bir yana tiksindirici yav baska bir erkegin kalktigi yere oturmak.
  • bitmedi...
    cok uzun olmayan yıllar once bir karadeniz köyünde yaşayan bir kadın, sırf yabancı erkeklerin oturdukları yere oturmamak ve aynı havayı solumamak icin o donemin toplu taşıması artık her ne ise binmez, kilometrelerce dağlık yolu yürüyerek çarşı ve evi arasında mekik dokurmuş...günah ya..
    hastalandığında bile yürümekten imtina etmezmiş. yıllar gecmiş kadın artık yürüyemez hale gelmiş, doktora gitmeyi de bırakmış.
    bir gün ölüm döşeğindeyken çocukları hastaneye yetiştirmek icin kadını bir arabaya koymuşlar. kadın yolda ölmüş..dedigi ve istediği olmuş...
    masal degil bu. ama masal gibi hayali ve inanılmaz. ulkemizde var olan anadolu kadının trajik gerçeklerinden bir tanesi sadece..
    biz obsesifliğimizden "ıyyy oturamam işte o pis adamın yerine" derken, kadın davası gibi sahiplenmiş bunu...sonuç aynı kapıya çıkıyor gibi ama sonuçları ve zihniyet tüyler ürpertici.
  • (bkz: #8742527)
  • "ohh iyice isinmi$ ne guzel" diyen binlerce muhteremi anlayamayan, "aganin gotu ustune got olir mi laa?" zihniyetiyle ortu$mese bile destek veren ki$ilerin yonelimi... niye oturalim arkada$im ba$kasinin mikroorganizmalarinin verdigi entalpinin ustune? soguk olsa bi derece*..
  • olay soğuk bir kış gününde geçmekteyse, buz gibi yan sandalyeye oturup bağırsakları bozmak yerine ılık bir karşılamayla gevşeme fırsatını tepmektir.
  • bir dindar annanenin sendromudur aynı zamanda. bu kadın bütün gün çarşılarda pazarlarda yürüyüp yorulduğu halde, otobüste kendisine yer veren bir gencin koltuğuna bir süre oturmamıştır.

    wunjo: annane niye oturmuyosun yer verdi adam sana?
    annane: evladım dur bir dakika.
    wunjo: annane otursana bak şurdaki teyze kapıcak yerini, hadi otur.
    annane: yahu evladım bir dakika daha bekleyeyim oturucam.
    wunjo: (hasbinallaaahhh)

    (o sırada teyzenin biri "yemeyenin malını yerler" edasıyla oturur koltuğa)

    wunjo: ay annane allahaşkına* söyle, niye oturmadın iki saattir?
    annane: evladım, günah elin herifinin ısıttığı yere oturmak.
    wunjo: nassssııııı yaniiiiiiiiiiiii????
  • ayakta durmaktan bitmiş haldeyken bile boşalan koltuğu başkasına ikram etme nedeni olabilecek takıntı...
  • douglas adams'ın the meaning of liff adlı kitabında shoeburyness şehri ile tanımladığı duygu. aynı zamanda bu koltuk sendromunu, devasa bir filin çalılıklardan fırlayarak size doğru yöneldiği zaman duyduğunuz hisle örtüştürmüştür.