1. bir burs almak için kendi kendinizi becermenizi bekleyen, 3.5 üstü bir ortalamayı curve mantıklı bir sınıfta getirmeniz gereken ve eğitimi iyi olsa da eğitecekleri şeyleri güzel belirleyemeyen bir üniversitedir..
    kolay sorulan sınav sorularını fırsat bilen inekler, iki kat inek turbo gücüne geçip curve'ün ağzına ederler..
    sonra sen 80/100 olan bir curve yüzünden 75 ile c+ alırsın, oturursun yerine..sınıfın yarısı kalır..
    ertesi seneye sınıfta bir önceki seneden ve hatta iki önceki seneden kalanlarla abi kardeş ilişkisi kurarsın..
    yönetim dallarında çok saçmalıklar olmuştur vakti zamanında: hatta bu sene fanta'nın diğer birçok üniveristede kendi bütçesiyle karşıladığı teoman, şebnem ferah vs. vs. getirip ortalığı sallayacak bir şenlik haline getirmek için başkent'e de sorulmuş fakat başkent üniversitesi kültür müdürü: "yerimiz ve zamanımız yok demiştir"..
    sonra şenlik sırasında 100m'lik uzunlukta ve 20m genişlikte bir yerde 15-20 stant kurulup şenlikçik yapılmıştır..
    geri kalan üç seneyi; başkentin sağlayamadığı olanakları elde etmeyi denemekle geçiricem..bakalım hayırlısı..

    dipnot:ama kızların çoğu mükemmeldir: sarışın, havalı gözlük takan, kot giyen(özellikle kısa boylu olanlar iyice göz zevki bozmak ve daha bir bodur gözükmek için engineer vs. vs düşük belli kot giyerler) ve üstünde beyaz bir merserize veya kazak ile puma nike son model spor ayakkabı giyen hatunlardan hoşlanan birisiyseniz; burada hepsi aynı fabrika çıkışı binlerce var..biri olmadı diğeri..hadi durmayın!!

    edit: kızlar konusunda istisnalar çok defa çıkmıştır..hatta rivayete göre hazırlık binasında bile, zamanında üç tane birlikte görülmüş..
  2. efendim, uzaktan yakindan alakam olmayan bir okuldur kendileri, lakin utanmadan uluslararasi internet sayfalarina fotografimi koymuslardir. hala da orada durur, aylardir anasayfanin banneri olarak kullanilir.

    evet gunlerdir kamuoyunu mesgul eden bu carpici olayin perde arkasini buradan acikliyorum: o resimdeki mutlu ogrencilerin hicbiri baskentte degildir, zira o resim baskentte bile cekilmemistir. hatta ve hatta bir universite mezuniyeti bile degildir. isbu banner, ankaradaki ozel bir lisesinin mezuniyetindendir ve o anki masumane mutlulugumuzun istismar edilmesinin resmidir.

    sayet baskentte okuyan bir talebeyseniz ve internet camiasinin seckin bir uyesi olarak, web sayfasina her gittiginizde "ulan kim bu hiyarlar, nasil bu kadar sevindirik olmuslar" diye dusunuyorsaniz, evet, o hiyarlar benim.. ben ve 4 hiyar daha. ve bunun tek sorumlusu kisisel hak ve hurriyetlere saygi gostermemekle kalmayan, ayni zamanda kendi ogrencilerini de yillardir kandiran malum egitim(!) muessesesi musveddesidir.

    buradan yetkililere sesleniyorum, durdurun bu ayibi! ab'ye girmeye calistigimiz su gunlerde, muassir medeniyetler seviyesinin en temel gostergesi olan telif haklarini hice sayarak, sagda solda bannerlarda liseli genclerin hayatlarinin en mahrem ve mutlu gunlerinin internet camiasina bu pervasizlikla sunulmasini esefle kiniyor, ugur dundar ve saadettin teksoyla irtibata geciyorum.

    not: fatma giriki de arayacagim, yuzunuze tukurulesiceler sizi.
  3. kalanların cok olmasından mıdır, bilkent'in 8600$ olmasından mıdır, insanların bu sene büyük bir aşkla okula gelmesinden midir bilinmez bir şekilde nufüs patlaması yaşamış, lokalimsi kantinlerinin kapasitesini doldurmuş, bütün bir yazı o eşek kadar araziye küçücük bir bina yaparak geçirmiş okul.
  4. kampüs yaşamı olsa güzel bir üniversite halini alabilecek bir yer..
    (bkz: sözlükçülerin aslında demek istedikleri) = adam gibi kampüsü olsa, her sarışını kızıl yapsak(ki en önemli ihtiyaç budur), her puma-nike vs.'i jump yapsak, her arabayı bisiklet yapsak ve haberal'ı münir özkul yapsak şukela verirdim..
  5. print'in sayfasının 250bin tl olduğu ve ağzımızın açık kaldığı mükemmel üniversite..
    bu seneye kadar ücretsiz kullanıp kimsenin de cılkını çıkarmadığı serbest bilgisayar lablarındaki printer'lar sanırım kanal b'ye mali destek yaratmak sebebiyle paralı hale getirildi..

    iki elimle mükemmel bir tonda alkışlıyorum..
    her print almak zorunda kalıp da hukuk binasına gittiğimde küfürlerimi esirgemiyeceğimi ise sadece ellerimden çıkan melodinin bir yankısı olarak görün...
  6. ogrencileriyle, yonetimiyle, kampusuyle ilginc bir ozel universitedir.

    yonetim, tip ve saglik bilimleri fakultelerine gozu gibi bakarken, diger yerler, ozellikle iktisadi idari bilimler, ileti$im, ve hukuk fakulteleri birer para kaynagi olarak gorulmektedir izlenimi yaratir. kapi kollarinin degi$mesinin bile rektorden gectigi iddia edilir, dogrulugunu kesinle$tirmek -haliyle- mumkun olmami$tir. yeterince kendine ait ogretim elemani yoktur (iktisat bolumu = 1 hoca + 2 asistan) ve derslere, diger universitelerden gelen part-time ogretim elemanlari neredeyse daha agirlikli olarak girer ve bazilari ogrencileri ve dersleri ciddiye alirken bir kismi sadece gidip para kazanilacak bir yer olarak baskent universitesi'ne baktigindan, sorunlar cikabilir.

    universite, ayrica daha tam olarak kurumsalla$amamanin sorunlariyla bogu$maktadir. ba$ka bir fakulteden kolayca secmeli ders alabilen ogrencilerin kendi fakultelerindeki ba$ka bir bolumden secmeli ders almamalari icin herkes elinden geleni yapar. ogrenci dani$manlari hicbir konuyu tam bilmez ve ust yonetime sorar, ama onlar da o anki mood'larina gore bir yontem belirlediginden sonuc farkli zamanlarda farkli olur. ogrencilere sunulan sosyal olanaklar (kantinler, bilgisayar lablari, vd.) zayiftir; buna kar$in servisleri mukemmellik seviyesinde i$ler ve binenlere 45 ki$ilik otobuslerde formula-1 hissi ya$atir.

    dag ba$inda bir kampus olsa da (cankaya'dan 21, odtu'den 12km.) kampus havasi ta$imamaktadir ki bunda duzgun ortak alanlarin olmamasi, kantinlerin bile bir sonradan du$unulmu$ $ey, bir afterthought, gibi yapilmi$ gibi durmasi, yurtlarin duzgun hizmet sunamamasi gibi sebeplerin yanisira, ogrencilerin de kayitsiz tavirlarinin etkisi olabilir. sonucta, kampus, derse girilen, ogle arasinda da en yakin ali$veri$ merkezine kacilan bir yer olarak algilanir. kampus, birkac buyuk binadan olu$maktadir ve siniflarin hepsi buyuktur. yerler mermer oldugundan derslerde hocanin da kendi dalgasini gecen ogrencilerin de sesi ekolu gelir, ali$masi zaman alir. zaman icerisinde, universite, kapladigi kampus arazisinin tamamini binalarla dolduracaktir ki bu anlamda gelecek vaad etmektedir.

    ogrencilere gelince: ogrencilerin cogu hakkinda yazilan aptal ciks/tikky imaji cok dogru sayilmaz, cunku cogunun derdi zeka kitligi degil, hayatlari boyunca zekalarini gosterecek hicbir sebeple kar$ila$mami$ olmalaridir. bunu ba$aran, ailesinde kitap okunmu$, duzgun bir terbiye alarak yeti$mi$ ogrenciler -ki bir azinliktirlar (parali profesyonellerin cocuklari genelde bilkent'te bulunur)- odtu dahil her universitenin ogrencisiyle ba$aba$ gidebilir, ancak, genel cogunlugun durumu farklidir ve universite ya$amlari boyunca egitimin yanisira agir bir sosyalizasyon surecinden de gecerler. bunun sebebi, ogrencilerinin cogunun ta$ranin cahil ama zengin* kesiminin cocuklari olmasidir. bunlarin universitede okumasindaki anafikir, "yaninda muhendisler calisacak, bi diploma asili olsun duvarda da eziklik hissetmesin" ile "benim cocugum ankara'da universitede okuyor" demenin getirecegi tatmindir. bu kaliptaki ogrenciler "kucuk daglari ben yarattim, zaten buyuk daglar da babama ait" goru$uyle dunyaya bakarak 1. sinifi okur, zaman icerisinde kar$isindakilerin de insan oldugunu, kendinin parali da olsa sadece toplumdaki bir birey oldugunu anlayarak okulu bitirir ki bu onemli bir donu$um surecidir.
  7. kampüsünde lüks otolu adamların yoğunlukla bulunması, bazı örrencilerin pek bi burjuvazi psikolojisine bürünme isteğinin olduğu, sınıfların felaket yankı yaptığı, kantinlerin tekel mantığına yakın bir mantıkla işletildiği, yemeklerin pahalı olduğu ve tüm bunlara karşın öğretim kalitesinin iyi denilebilecek nitelikte olduğu, öğrencilerin büyük kısmının daha alternatif bir bakış açısına sahip olduğu, hocalara ulaşmanın kolay olduğu, servis imkanının mutluluk verici olduğu, sinema topluluğunun güzel gösterim ve konserler ( pink floyd işitsel ve görsel performans ) düzenlediği bağlıca köyündeki okuldur. kampüs eksiğini tamamlamadığı taktirde bir yaşam alanına dönüşmeyi başaramayacak idare mekanıdır. sanıldığının aksine iletişim fakültesi özellikle 2003 yılıdnan itibaren yatırımlar yapılan genişleyen bir fakülte tanımı içerisine girmiştir.
  8. bilkentin artığı olma bunalımı yaşayan, tiki denen insan kalıbında seri imalat şeklinde basılan amorf kızların okuduğu üniversite

başkent üniversitesi hakkında bilgi verin