şükela:  tümü | bugün
  • başkurtçaya örnek, türkçe çevirisi ile birlikte:

    başkurt şarkıcı zemfira: göz nurum

    http://www.youtube.com/watch?v=-7cmlkpgteg

    ruzaliya apa: yoruzan
    http://www.youtube.com/watch?v=2sfsk4-bdlm
  • aynı zamanda eskişehir'in çifteler ilçesine bağlı bir köy.
  • eskiden bitlerini yerlerdi.
  • başkurtistan'da yaşayan bir türk toplumu. türklerin göç hareketlerine katılmayan -belki de tek- türk toplumu olan başkurtlar bin yıldan uzun bir süredir isimlerini korumaktadır.
  • başkurtlar veya başkortlar veya başkırtlar, türk halklarından biridir. çoğunluğu rusya federasyonu içindeki başkurdistan’da yaşar. önemli sayıdaki başkırt topluluğu tataristan’da perm krai ve çelyabinsk, orenburg, kurgan, sverdlovsk, samara ve saratov oblastlarında bulunur.
    başkurtlar arasında yetişmiş önemli alimlerden biri de zeki velidi togan'dır.
    rusya'da birçok yere dağılmışlardır. başkurdistan'da 1,2 milyon, rusya'nın diğer illerinde 1 milyon, kazakistan'da ise 200 bin başkort olduğu bilinir.
    başkurt adının beş ogur sözcüğüyle ilgili olduğu sanılmaktadır. dilleri, kıpçak türkçesi grubuna girmektedir. başkortlar, güney ve orta ural dağlarının iki yanında bulunan bozkır ve ormanlık alanda yaşamışlardır. 12. yüzyıla kadar eski türk dinini koruyan başkortlar, altın-orda egemenliğinde islamiyeti kabul etmişler. (14. yüzyıl) ve 17. yüzyıldan itibaren de rus nüfuzu altına girmişlerdir. tüm paleontolojik ve antropolojik bulgular doğrultusunda andronovo kültürü başkurt halkının muhtemel kökeni olarak tahmin edilir. andronovo kültürü ön-türkler tarafından kurulduğuna dair bazi kanıtlar var. 1970'lere kadar yapılan, avar çağı ile ilgili arkeolojik kazılarda çıkarılan insan iskeletlerinde germen, islav, iranlı, fin-ugor gibi türlü tipler arasında türk tipinin de (braki-sefal) dikkati çekecek ölçüde olduğu, hatta bazı buluntu yerlerinde, aslî türk soy’unu temsil eden “andronovo tipi”ne bile % 10-15 gibi, oldukça yüksek bir nispette rastlandığı tespit edilmiştir.
  • ibni fadlan bu halka ait kişisel gözlemlerinden birinden aktarır ki;

    --- spoiler ---

    başgırtlar, türklerin en kötü, en belalı, en katil olanlarıdır. onlardan çok korktuk.
    onlardan her biri erkeklik uzvu büyüklüğünde ve aynı şekilde bir ağaç yontarak üzerlerinde taşırlar.

    sefere çıkmak isterse veya bir düşmanla karşılaşırsa ona secde eder, "ey rabbim! bana şöyle şöyle yap" der.

    tercümana sordum, "bu meseleyi içlerinden birine sor. niçin onu rab kabul ediyor?" dedim.

    adam cevaben "ben onun bir benzerinden çıktım, ondan başka beni yaratan tanımıyorum" dedi.

    --- spoiler ---

    bahsedilen adetin 1100 yıl öncesine ait olduğunu unutmayalım.
  • ibni fadlan'ın anlattığına göre bir zamanlar şu tarz şeylere tanrı muamelesi yapan toplum. sebebini de yukarıdaki entryde bir arkadaş yazmış. gayet mantıklı adamlarmış bence.
  • ibni faldan'ın seyahatnamelerinde bahsettiği üzere ciddi bilgiler verilmiş.

    bitlerini yemeyi sevmeleri ve türk kavimleri içinde en tehlikeli, insan öldürmeyi adet edinmiş olmaları ilginç geldi.

    --- spoiler ---

    başgırtlardan çok korkuyorduk. zira, onlar türklerin en za-rarlıları, muharipleri ve insan öldürmeye en düşkün olanlarıdır. onlardan biri bir adama rastlarsa onun boynunu vurur, vücudu-nu bırakarak başını alıp götürür. onlar sakallarını tıraş ederler ve bitleri yerler. hırkalarının (iç elbiselerinin) dikiş yerlerini araştırıp buldukları bitleri dişleriyle ısırarak yerler. yanımızda onlardan bize hizmet eden müslüman olmuş biri vardı. bir gün onu gördüm; elbisesinden bir bit aldı. tırnakları ile onu ezdik-ten sonra yaladı. benim, kendisine baktığımı görünce «çok tat-lı.» dedi.

    ***

    her biri bir ağaç parçasını zeker (erkeklik uzvu) şeklin-de yontup üzerine asar. bir yolculuğa çıkacak veya bir düş-manla karşılaşacak olursa onu öper ve önünde secde eder. «ey rabbim! benim için şöyle şöyle yap.» der. tercümana, «içle-rinden birine sor. bu konudaki delilleri nedir? niçin onu (tenâ- sül uzvunu) yaratan tanıyorlar?» dedim. sorulan kimse ceva-ben, zira, ben onun benzerinden çıktım. ondan başka beni ya-ratan bir şey tanımıyorum.» dedi.

    ***

    içlerinde yılanlara tapanları, balıklara tapanları gördük. bir (203b) kısmı turna kuşuna tapıyorlar. bana anlattıklarına göre, turna kuşuna tapanlar, bir gün düşmanlarından bir ka-vimle harbederken mağlûp olmuşlar. bu sırada düşmanlarının arkasından turnalar bağırmaya başlamış, onlar da bundan deh-şete düşüp galip durumda iken kaçıp mağlûp olmuşlar. bunun üzerine, turnalara ibâdet etmeye başlamışlar. «bunlar bizim ilâhlarımızdır. işte yaptıkları meydanda. düşmanlarımızı mağ-lûp ettiler.» demişler, işte, turnalara ibâdet etmelerinin sebebi bu imiş.

    bunların ülkesinden hareket ettikten sonra cirimsân, uran, ürem, bâynâh (mayna), vatîg (utka), niyasnâ, câvşîz (
    --- spoiler ---