hesabın var mı? giriş yap

  • kafası çok güzel.

    **
    en sevdiğiniz şehir hangisi?
    - porto unutulmazdı

    -------------

    en'leri...

    en sevdiğiniz beş şehir
    berlin, viyana, ljubljana, paris, dubrovnik
    **

  • saat 9'da başlaması gereken anma yürüyüşünün, protokolün gecikmesi gerekçesiyle 11'e ertelenmesi durumudur.

    binlerce kişi dedelerinin yolunda yürümek için sabahın köründe orada toplanmışken, mevki sahibi kişilerce bekletilmektedir. iste tam da o şehitlerimizi ölüme gönderen zihniyetle ayni zihniyetteki kişilerce yapılınca insan şaşıramıyor da.

    ondan sonra osmanlıcaymış falan filan. sen önce atana sahip çık.

    edit:
    bazı arkadaşlar zihniyetin o zihniyet olmadığını söylüyorlar. ben de bildiklerimi buraya yazayım eğer gerçekler farklıysa tekrar düzeltiriz.

    harekat bizzat enver paşa tarafından önerilmiş ve tasarlanmıştır. padişah abdülmecitin torunuyla evli olan osmanlı paşa'sı tarafından. ve bu harekatın riske değer olduğunu devletine anlatmış(yani ölürlerse ölsünler denilmiş) ve kabul ettirmiştir. savaş bağımsız bir birlik tarafından değil bizzat osmanlı devleti ile rus devleti arasında yapılmıştır. harekat başarısız olunca paşa istanbula dönmüş ve osmanlı devleti tıpkı şu anki şanlı hökümetimiz gibi harekat hakkında yayın yasağı getirmiştir.

    şimdi bu hangi zihniyet oluyor acaba?...
    .
    .

    debe edit:

    sarıkamışta kendini feda edan çocuklarımız için gelsin:

    --- spoiler ---
    çocuklar ölebilir yarın,
    hem de ne sıtmadan ne kuşpalazından
    düşerek de değil kuyulara filân;
    çocuklar ölebilir yarın,
    çocuklar sakallı askerler gibi ölebilir yarın,
    çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında,
    ne bir santim kemik, ne bir damla kan,
    çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında
    arkalarında bir avuç kül bile değil
    arkalarında gölgelerinden başka bir şey bırakmadan.
    --- spoiler ---

    o zamanlar çocuklarımıza sahip çıkan olmamış en azından şimdi çıkalım:
    (bkz: otizmli çocuklara öğretmen kampanyası)

  • kırmızı ışığı iplemeyecek sayıya ulaşan yayaların birden topluca bilinçlenip "arabalara 5 dakika yeşil, bizlere ise 30 saniye!" anlayışına karşı uyandırdıkları üst esemelerinin hoş bir getirisi.

    şimdi arabalar biraz kapitalist patronları simgeliyorlar burda,
    yayalar olarak biz de proleterya gibiyiz bir nevi. bu noktada kimin ne kadar zengin olduğu sorun oluşturmuyor. karşıdan karşıya louis vuitton almaya geçiyor olsanız da fark etmez.
    kırmızı ışık da bize yapılan haksızlık, sorumsuzluk. 80-90 kişi beraber karşıdan karşıya geçiş de devrim gibi bir şey oluyor haliyle. alttan başlayan bir devrim gibi ama. bolşevik usulü değil yani.

    böyle şapşal bir sevinç yaratıyor bu olay benim ruhumda. özellikle karşı taraf da kalabalıksa ve simultane olarak karşıya geçiyorsak komşu bir ülkede de sosyalist bir ayaklanma olmuş havasına kapılıp sevincimi 3'e 5'e katlıyorum. ara sıra karşıdan geçenlere "selamlar olsun yoldaş" dermişçesine şöyle bir gülümseyerek bakıyorum.

    16-17 yaşındayken hiç komunist bir dönemim olmadı. içimde ukte kalmış olacak. keşke yaşıtlarımın çoğu gibi şöyle bir 6 ay filan komunist olsaydım da sistemimden çıksaymış. kabakulak gibi, erkenden geçirmek lazım o evreyi. büyüyünce daha zor oluyormuş bak.

  • 2012 ağustos'unda ilk ameliyatını oldu ablam. ardından; kim olduğunu, nasıl yüründüğünü, çevresindeki her şeyi ve herkesi unutturacak radyoterapi ve halen devam eden kemoterapi geldi. kanserlerin bal porsuğu geçen hafta yeni bir saldırıda bulundu. 1 mayıs günü ikinci kez yattı masaya. ve "bu sefer oldu" dedi doktoru, "bu sefer çok uğraştım, temizledim hepsini" dedi. cumartesi ameliyat sonrası ilk tomografi çekildi ve aynı yerde 3 gün içinde 2 cm büyüme görüldü. şimdi, hastanedeki odasındaki yatağında kızıyla el ele uzanıyor ve ameliyat ekibinin kendisini almaya gelmesini bekliyor. saat 10'da üçüncü kez açacaklar. geçen haftakinde oradaydık ama bu sefer ulaşamadık, çok uzaktayız. kaç kişi okur benim yazdığım bir şeyi hiçbir fikrim yok. ama bunu okuyan herkes, ne olur, neye inanıyorsa, nasıl inanıyorsa öyle yardım etsin. şans dilesin, dua etsin, pozitif enerji göndersin, nasıl biliyorsa. babası öldüğünde 3 aylıktı kız çocuğu, annesi de gitmesin.

  • yalan değil. şimdi istediğini düşün. bak bişey oluyor mu? hayır. ha onu söylemeye kalkma sakın. aman diyim.

  • beni en çok etkileyen çocuğuyla olayı izleyen baba oldu. hiç mi beynin yok be adam? insan çocuğuna bunu nasıl izlettirir aklım almıyor.

  • dövmekle az bile etmiştir. kendini kurtarmak için başkasını riske atanın hakkı kötektir. adam ceza yese bi allah'ın kulu sahip çıkmaz. artı mühürü kesmişler adamın başı sadece bundan dolayı bile belaya girebilir. show tv boş yapma

  • ttb diyor ki 87 bin vaka var bugün. fahrettin ise yine 3bin küsür vaka var diyerek yüzü hiç kızarmadan konuştu.
    sağlık bakanı dediğiniz adam, istanbul'da 164 kişi ölmüş iken ülke genelinde 92 kişi öldü dedi daha geçen gün.
    istanbul'da bir hastanede sedye sırasını gördük bugün paylaşılan bir videoda.
    hastaneler önündeki sadece test için bekleyen insanların kuyruğunu da gördük.
    başka ülkede olsa idi bu hadiseler, şu an yeni sağlık bakanı kim olacak diye tahminler yapıyordu halk.
    bizim ülkemizde ise yüzleri hiç kızarmadan halkı suçluyorlar hala.

    bütün dünya karantinaya girdi, bizim vasıfsızlar okulları açmanın yollarını arıyor.
    eğitim aşklarından da değil; özel okullara para pompalamak için.
    darbe olunca tankın altına yat dediğiniz millete, salgın gelince evinde yat diyemediniz.
    ölümleri ve vakaları gizliyorsunuz. bırakın muhalifleri, sizden olanlar bile bundan emin.
    sebebi ne peki? ekonomi sekmesin diye. musluktan akan para kesilmesin diye.
    sırf para için bu halkı ölüme terk ediyorsunuz.
    çünkü ölümler sizin umurunuzda değil. insanlar annesiz kalmış, babasız kalmış umurunuzda değil.
    çünkü sizler vicdan sahibi insanlar değilsiniz. makam ve para gözünüzü kör etmiş.
    sırf ekonomi tekeri dönsün diye, insanları bile bile feda ediyorsunuz.
    her fırsatta müslümanlıktan dem duran, herkesi dinsizlikle suçlayanlar allahtan korkmadan kuldan utanmadan bu millete yalanlar söylüyorsunuz.

    sizler her gün test yaptırıyorsunuz. ama halk yaptıramıyor.
    halkın test yaptırabilmesi için semptom göstermesi gerekiyor.
    yaptırsa bile sonucunu kafanıza göre açıklıyorsunuz.
    ölüm nedenini bile gizliyorsunuz. yalan söylüyorsunuz bu millete.
    tayyipten korktuğunuz kadar allahtan korksanız, bu ülkeyi bu hale getirmezdiniz.
    ama sizin yerinizde olsam tayyipten değil, halktan korkardım.

    sen milletsin. asil olan sensin. onlar ise vekaleten orada.
    düşünsene, birine vekalet veriyorsun noterden.
    vekaleti veren, vekaleti verdiği kişiden korkuyor. bu çok saçma gelmiyor mu size de?
    asalet sahibi olan benim. sen sadece vekilsin. ve o vekaleti istediğim an azledebilirim.
    ama korkuyorum. işte bu akıl tutulmasıdır.
    korkmayın. susmayın. bir kişi konuşursa, atarlar içeri. bin kişi konuşursa yola gelirler.
    burası kuzey kore değil. o ıslak rüyalarınızdan uyanın.
    bu halkın tepesi atarsa, kaçacak ülke ararsınız.
    halkına ihanet eden, bedelini öder. kendini halktan üstün ve güçlü gören, sarhoş olur.
    ve her sarhoşluğun bir ayma vakti vardır.
    kendinize gelin efendiler.

    en merak ettiğin şey ne deseler, sizi işaret ederim. hepinizi.
    bunların sonu nasıl olacak derim.
    bakma merak ediyorum dediğime, sonunuzu çok iyi biliyorum.

  • lan bi yürüyün gidin. sözlükte mal olduğunu bilirdim de bu kadar mal olduğunu bilmezdim. nerede ikibinli yılların başındaki sözlüğün seviyesi, nerede kalitesi magmaya yaklaşmış bu ergen topluluğunun seviyesi.

    ulan hiç mi insan görmediniz. sıradan insan ya. sanki kendileri yalılarda yaşıyorlar da, işte bize gerçek hayatı hatırlatacak birisi diyorlar. ulan zaten bim'den çıkmayan adamsın. bu kadar mı eblehleştiniz. sanki metrobüslerde milletin ağzındaki soğan kokusunu ayırdedebilecek olan sizler değilsiniz.

    nesi güzel olm bu videoların. beyniniz akıllı telefon karşısında eriyip gitmiş, farkında değilsiniz. ondan bu kadar hipnotize oluşunuz bu boş videolara.

    yazık ulan vallahi yazık.