hesabın var mı? giriş yap

  • "cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık hizmet binalarına ilişkin" açıklamalardır.

    kısaca şöyle savunulmuş;

    “tüm bu imkânların gerçek sahibi sadece millettir. emanetin kime verileceğine de yine sadece aziz milletimiz karar verecektir. milletimizin ve devletimizin itibarını temsil eden hizmet binaları ve araçları üzerinden, tamamen art niyetli polemikler yapılması hiç kimseye fayda sağlamamaktadır. bugüne kadar başta yargı kurumları, bakanlıklar ve bir çok kamu binaları için büyük yatırımlar yapılmış devletimizin bir çok birimi hizmetin gereğine yakışır imkanlara kavuşturulmuştur. türkiye büyümektedir. ülkemiz dünyada hak ettiği yeri hızla alırken temsil ve hizmet imkânlarının aynı şekilde büyümesinden ve milletimize layık standartlara ulaşmasından kimse rahatsız olmamalıdır.”

    haber

    haber2

    demezler mi lan adama bana mı sordunuz yaparken. (demediler) kafana göre harca paraları sonra buralar zaten hep sizin sevgili halkım. he tabi tabi hepsi benim amk...

    hayır kaçak olması da bambaşka bir mevzu. anayasa mahkemesinin durdurma kararı falan onlara hiç girilmemiş zaten. "anayasa mahkemesini kim sikler lan" diye de bi açıklama yapsalar süper olacak.

    bundan bile mağduriyet çıkartabilecek bir adam var karşımızda. "ben de halkım gibi gecekonduda yaşıyorum. bana izin vermediler ama yaptım sizin gibiyim" dese. yemin ediyorum millet inanır.

  • mahalle mektebi (selanik)
    - şemsi efendi okulu (selanik)
    - selanik mülkiye rüştiyesi ( selanik)
    - selanik askeri rüştiyesi : 1893 – 1895 ( selanik)
    - manastır askeri idadisi: 1895 – 1899 (manastır şehri makedonya)
    - harp okulu: 13 mart 1899 - 10 şubat 1902 (istanbul)
    - harp akademisi: 1902 - 11 ocak 1905 (istanbul)

    yeterli sanırım.

  • terör olaylarının yıllar sonra istanbul'a sıçradığı gösteren olay.

    ulan ben ne zaman yaya geçidinde yayaya saygı duyulacak diye düşünürken olay nerelere geldi.

    cidden nasıl ah aldıysak belimiz doğrulmuyor.

  • neredeyse on yıllık bir arkadaşlığımız var kendisiyle. babası şizofren bir öğretmendi, 2 kişiyi öldürmüş, annesi ve arkadaşıma da kalan 5 kardeşe çalışıp bakmak düşmüş. ben tanıdığımda markette çalışan son derece zeki bir bayandı. sonra, kardeşleri üniversiteyi bitirince bende okumalıyım yeter deyip 27 yaşında üniversiteye girdi, 31 yaşında üniversiteyi bitirdi. eşinin maddi durumu iyi olmadığından 800 liraya ücretli öğretmenlik yapıyor çünkü kpss kurslarına verecek parası yoktu. hala atanamadı çünkü devlet öğretmenleri performansına göre değil saçma sapır bir ezber sistemine göre alıyor bizim ülkemizde.

    diğer arkadaş ise babası öğretmen, rahat rahat üniversite okudu, 2 yıl kursuna gitti, rahat rahat atandı kılını kıpırdatmadan.

    ikisinin de dersine girdim. atanamayan arkadaşım, kendini yerlere atarcasına, parçalarcasına ders anlatıp, çocukları sıraya soktuğunda bile ders anlatmaya çalışıyordu, 1 öğrencisi tam puan yaptı sbs de. diğeri ise birini tahtaya kaldırdı, bir yazı yazdırdı, diğerlerine de bunu defterinize yazın dedi, bir iki konuşana gerizekalı dedi, ders bitti.

    800 lira alan arkadaşım, ben para bile almasam bu unutulmuş çocuklara rekabet şansı tanımak öğretmenlik yapma nedenim dedi, 2000 küsür maaş alan arkadış, memurluk böyle işte, salla başını al maaşını dedi.

    bende dünyanın adil olmadığını hakedenin değil, parası veya çevresi olanın çoğunlukla bir yere geldiğini anlayıp sigaramı içtim.