hesabın var mı? giriş yap

  • bilgisayar ve telefonun saatini bağdat +3 gmt'ye ayarladım. teşekkürler akp. gider ayak kazığı attınız yine.

  • kanser olmuş iett hatlarından biri.
    özel halk otobüsü olması sebebiyle rezil bir durumdalar şehirler arası gitmelerine rağmen duraklara gelmeleri 40-50 dakikayı buluyor(en erken 25 dakikada geldiğine tanık olmuştum).bir otobüsü kaçırdıysanız eğer geçmiş olsun gideceğiniz yere yolla birlikte en az 1,5 saat geç kaldınız çünkü bir sonraki otobüs en iyi ihtimalle şanslı gününüzdeyseniz yarım saatte gelecek.sıklıkla iki seferin yerine tek seferle gidiyorlar dolayısıyla duraklarda insanlar yığılıyor,otobüsün içi tıklım tıklım.merdivene oturmak ya da yere oturmak artık normal bir durum bazen keşke merdivene bari oturabilseydim diyor insan.arabalar çok eski sürekli arıza yapıyorlar .çift akbil basıyorsunuz (3,90 öğrenciye falan indirim yok,aylık yok).adına ekspress denmiştir ama kesinlikle değildir.özellikle taksimden binip son durağa gidenler için eziyet,önce bütün taksim tarafını sonra vatan caddesini daha sonra ıspartakuleyi ve bahçeşehiri tavaf ettikten sonra gidecekleri yere varabiliyorlar.
    şöförlerine de laflar hazırladığım bir hat aynı zamanda genellikle pertevniyal valide sultan durağından biniyorum malum orada aşağıda ışıklar var buradan yukarı çıkıp durağa gidiliyor şimdi,be yedi sülalesine sövdüğüm otobüsçü oradayken alsan insanı nolur amk? maaşından mı kesiyolar kodumun ibnesi? sen almayınca ben o durakta en az yarım saat daha otobüs bekliyorum akşam trafiğindeysem eğer eve gitmem 2 saati buluyor ışıktasın zaten az yavaşlayıp alsan bir yerin eksilmez.
    kısacası parayla rezil olmak sözünün vücut bulmuş halidir 76e.

  • oğlum siz nasıl bu kadar kötü olabiliyorsunuz gerçekten anlayamıyorum. şu içinde bulunduğunuz çukurun, dilsel ve zihinsel mevcudiyetinizin bende hiçbir karşılığı yok. yazdığı şeye bak zırtonun. midemi bulandırıyorsunuz. siz ne bir insanı gerçekten sevebilirsiniz ne de çocuklarınıza bir şey kazandırabilirsiniz. aynen devam edin.

    t: eski dizi oyuncusu.

    edit: nick altında hakaret etmiş. özelden de küfretmiş. hımm.

  • emniyet şeridinde giderken polisi görünce sola atlamaya çalışırsan, senin gibi çakala kimse yol vermez. gel gelelim annesinin rahatsızlığına; annesine acil ulaşmak için yolda olan adam, bir başkası el kol yaptı diye orada vakit kaybetmez ve hatta gözü onu görmez bile. 5 kuruş etmezsiniz

  • - doktor bey benim kulunçlarımdan aşağı böyle elektrik gibi bir şey iniyor, sabah kalktığımda da döşlerime sanki böyle paslı bıçak sokuyorlar adeta... bir de boğazımdan...

    - faranjit. şunları yazıyorum. aç karnına günde üç defa...

    ***

    doktorların insanı hayata küstüren eğilimlerinden biridir bence bu. bakın yukardaki örnekte ne kadar güzel, ne kadar anlaşılır, ne kadar modern bir biçimde rahatsızlığımı anlatıyorum. daha hastalığımın en güzel kısımlarına değinmeden doktor sözümü kesiyor. lan ben o kadar hazırlanmışım, sırf sen sorduğunda etkili bir biçimde anlatayım diye içimden o kadar ezber yapmışım sen benim sözümü kesiyorsun. isyan edesim geliyor ama susuyorum.

    sonuçta doktor bu, ters düşmek olmaz. şimdi isyan etsen, sonra da "halı saha maçında ayağımı burktum, damar damar üstüne bindi herhalde" desen, ayak mayak dinlemez "üç ay boyunca günde 10 defa kullanacaksınız... antibiyotikli fitil yazıyorum" der, insanın spor sevgisini öldürür. buradan tüm doktorlara sesleniyorum: teşhisi koysanız bile, allahaşkına rahatsızlığımı anlatmayı bitirene kadar kesmeyin sözümü. ben de cahil insan değilim sonuçta... posta gazetesi sağlık sayfasını okuyorum. "120 yaşındaki nazife nenenin sırrı yoğurt" başlıklı haberleri iyice ezberliyorum ki size derdimi güzel bir şekilde anlatayım. allahaşkına kesmeyin sözümü... yalvarırım kesmeyin. lütfen kesmeyin. bak lütfen diyorum... lütfen...

  • koalisyon döneminde olduğunu bilmeyen serenay din istismarıyla oy toplamaya çalışıyor yine :) artık işler değişti sero...

  • "metin oktay öldü: cennet artık tek forvet.
    lefter öldü: cennet artık çift forvet
    aykut kocaman öldü: cennet tekrardan tek forvet. lefter artık sol açık."*

  • bu cümle spiker ile suriyeli mülteci arasında geçen aşağıdaki diyalog içerisinde kurulmuştur. utanarak izliyorum.

    - neden avrupa'ya gitmek istiyorsunuz? bu dalgalı denize şişme botla girmek bile bile ölüme gitmek demek değil mi?
    + ne yapalım abi, para yok, iş yok, açız.
    - nereden geliyorsunuz?
    + istanbul'dan. istanbul'da herkes çalıştırıyor, kimse para vermiyor, yemek vermiyor abi. günde 14-15 saat çalıştırıyorlar, kullanıyorlar. suda ölmek burada kalmaktan daha iyi abi.

    hani nüfusunun %99'ı müslüman olan türkiyemiz var ya. hah. işte o türkiye'den bahsediyorlar.

  • bekçilerin 10bin lira aldığı ülkede 33bin para değil öncelikle.

    ve becerebilseydiniz siz de okusaydınız keşke halkın parasıyla, tutan yoktu.

    ha ama siz halkın parasıyla okumayı değil başka şeyler yapmayı tercih edenlerdensiniz gerçi, pardon..

  • bugün izlenmelidir. çünkü black mamba basketbola aslında bugün veda etti.

    "sevgili basketbol,

    babamın çoraplarını top haline getirip atmaya başladığımdan beri tek bir gerçek olduğunu biliyorum; sana aşık olduğumu. bu öyle derin bir aşk ki; aklım bedenimden, ruhum ve duygularıma kadar her şeyimi sana verdim. sana sırılsıklam aşık olan 6 yaşındaki bir çocuk olarak asla tünelin sonunda görmedim kendimi. her zaman bir çıkış yolu buluyordum kendime. ve bu yüzden koştum. hiçbir sahada basılmadık yer bırakmadım. ve her topa sahip olmak için çabaladım. sen azmimi istedin, ben sana kalbimi verdim. çünkü daima daha fazlasını geri verdin. kan ter içinde oynadım bu oyunu. mücadele beni çağırdığı için değil, sen beni çağırdığın için. senin için her şeyi yaptım, çünkü biri senin bana yaşadığımı hissettirdiğin gibi hissettiriyorsa yapman gereken budur. 6 yaşındaki bir çocuğa ''laker'' hayalini verdin. ve her zaman bunun için seveceğim seni. ama seni takıntılı bir şekilde sevemem artık. sadece bu sezona yetecek kadar gücüm kaldı. kalbim hızlı çarpışları kaldırabilir, zihnim hala zorluklarla başedebilir; ama bedenim elveda zamanının geldiğini biliyor. ve bu sorun değil. seni bırakmaya hazırım. sadece geri kalan zamanımızın tadını çıkarabilmemiz için bunu bilmeni istiyorum; iyisi ile kötüsü ile, neyimiz varsa birbirimize verdik. ve şimdi ikimiz de biliyoruz; bundan sonra ne yaparsam yapayım, her zaman top haline getirilmiş çorapları köşedeki çöp kutusuna atan çocuk olacağım. son beş saniye, top ellerimde... 5...4...3...2...1...

    seni her zaman seveceğim.

    kobe"