hesabın var mı? giriş yap

  • kadın adam. 21 senedir toplanan deprem vergileri nerede? bunu sormuş? burda hakaret edip gürleyeceğine cevap ver. nerde olm 70 katrilyon, yeni para ile 70 milyar.

    edit: para birimi. rüyamızda göremeyeceğimiz meblağları adamlar biz uyurken aşırıyor.

  • 2045 yılına kadar "bu milletin a. koyacağız" diyen adamlara 153 milyar dolar ödenecek.
    kaynak

    milli gelirin %22 sine karşılık gelen bu borç şu an doğmamış çocuğun bile sırtına yüklenmiştir.
    koca türkiye cumhuriyeti bir takım onun bunun çocuklarına 2045 yılına kadar ipotek edilmiştir..
    "vatan hainliği nedir" in tanımı budur!

    bu projeleri tanıtırken "cebimizden bir kuruş çıkmayacak" diyenler;
    devran döndüğünde gözünüzün yaşına bakanın da amk.

  • kırmızı ışıkta bekliyorum, saçımla falan oynuyorum. neyse gözüm yandaki araca daldı. siyah bir arabanın arkasındaki adamla göz göze geldik. adam elini çenesine dayamış mutsuz mutsuz bakıyor. 5 saniye bakıştık öyle sonra kafamı çevirdim çevirir çevirmez aaaa abdullah gül dedim. umutsuzca bana bakan adam abdullah gül'dü. o kadar boş bakmışım ki adamın kim olduğunu algılamadım. sonra hemen kafamı çevirdim hala bana bakıyordu ama alınmış belli bir saniye sonra kafasını çevirdi. yani öyle karşılıklı trip attık. hayat ne tuhaf lan. bir kaç ay önce yolları kapatan, konvoyla gezen adamla kırmızı ışıkta birbirimize trip attık. ışte bunlar hep akp'nin oyunu.

  • ürünlerinin üretim kaynakları altında-arkasında yazmaktadır. kesinlikle vasat altı değildir.

  • birçok annenin cahil, çocuğunun neye değer verdiğinden haberi olmayacak kadar ilgisiz ve çocuğunu birey olarak görmeyen, sahip olduklarına saygı duymayan kişiler olduğunu gösteren eşyalar.
    kusura bakmayın ama bu böyle. bir kere bir eşyanın maddi değeri olup olmadığını anlayamayanlara yorum bile yapmıyorum zaten. onun dışında ilgili bir anne çocuğunu tanır, değer verdiği şeyleri bilir. hadi onu da geçtim, çocuğunun eşyalarını ona sormadan atmayacak kadar ona birey olarak saygı duyar.
    okuduğum entryleri görünce yazarlarının yerine ben sinirlendim.

  • elin ingiliz'ine, elin amerika'lısına demediğinizi bırakmayın, bunlar size bahşedilmiş hak olarak görün, ama bir film de türkiye'nin falanca yeri berbat, orada uyanmadığım da mutlu oluyorum dediklerinde tü kaka.

    bu yaklaşımlardan bile kafa olarak aziz nesini anmak lazım "türkiye'nin %60'ı aptaldır" sözü için. beğenmek zorunda mı elalemin adamı senin yaşadığın orta doğu ülkeni? nerede ne zaman öleceğin bile şansa kalan, dışarıdan eve geldiğin de başına bir iş gelmediği için kendini şanslı saydığın bir ülke için az bile söylemiş.

    düzeltme: haber linki başka? ayrıca ekran görüntüsü linki uçmuş

  • ogrenilmesi ve ogretilmesi aslinda o kadar zor olmayan, ancak ogrenildikten sonra da ogrenciler arasinda asiri kullanima maruz kalan tense. ben bu zamani ogretirken 4 bolume ayiriyorum. hepsinin ortak noktasi, bitmeyen, devam eden bir surec. bu bitmeyen olgu zaman da olabiliyor, eylem de. ogrenci bunu sonradan kendi kesfederse sorun kalmiyor.

    1- kisisel deneyimler. have you ever been to london, have you ever eaten sushi, i have never made a cake, i have been to istanbul twice, vb. burada ogretilen soru kalibi ise how many times sorusudur.
    bu kategoride ogrenciler hayatlarinda olmus ya da olmamis eylemleri anlatiyorlar. sorun eylemlerin bitip bitmedigi degil, zaman kavrami olarak algiladigimiz hayatin surmesi. tecrube edilen eylemleri ve icinde bulundugumuz hayatta kac kere meydana geldigini bu tense ile aktariyoruz. burada past tense ile arasinda olan ayrimi yapmak icin when sorusu durumu da netlestirir. for example,

    + have you ever been to paris?
    - yes, i have.
    + how many times have you been to paris?
    - i've been there three times.
    + when did you last go to paris?
    - i went there two years ago.

    when sorusu bitmis eylem ve zaman dilimini bize gostermektedir. gecmiste kalmistir ve past ifadelerle kullanilmasi gerekir.

    2- eylem bitmis, etkisi hala devam etmekte olan durumlarda present perfect tense kullanilir. bu kavram belki de en cok karistirilandir. sonucta eylemin bittigi asikardir, neden past tense kullanilmadigi ogrenciler tarafindan irdelenmektedir. ogrencilere "henuz bitmis eylemin" zaman olarak nasil ifade edildigini sorarsak bu "henuz"un kisiden kisiye ve durumdan duruma goreceli bir zaman oldugunu aciklamis oluruz. burada ogretilen "just" ifadesidir. bu kategori resimlerle ogretilirse daha uygun olacaktir. for example,

    daginik mutfak, elinde pasta ile poz veren bir adam. "he has just made a cake". eylem bitti, etkisi devam etmekte. etki olarak daginik mutfak. eylem ne zaman bitti, henuz. henuzden kastimizin ne oldugu yukarida da belirtildigi gibi degisken. bes dakika da olabilir, 30 saniye de. bu yuzden bu tense kullanilir aciklamasi yeterli olabilir.
    ancak, "just" zaman ifadesi ogretilirken yeni bitmis eylemler icin kullanildigini soylemekte fayda var. mesela, ayagi kirilmis, alciya alinmis bir adam icin "he has just broken his leg" denemez. eger "just" deseydik adam agridan kivraniyor olmasi gerekiyordu. onun icin he has broken his leg deriz. burada neden perfect tense kullanildigi sorulur ogrenciler tarafindan. belli bir zaman ifadesine referans edilmedigi, eylemin bittigi etkisinin devam ettigi, ancak eylemin henuz yapilmadigi, uzerinden goreceli bir zaman gectigini soylemek aydinlatici olabilir.

    3- belli bir zaman dilimi icersinde yapilmis ya da yapilmamis eylemler icin kullanilir. onemli olan zaman diliminin hala icinde bulunmamiz gerektigidir. eylemler eger yapilmissa already, just, recently vb. zarflar kullanilir. yapilmamissa "yet" kullanilir. yet, ayni zamanda sorularda kullanilir. wh questions olarak bilinen sorularda daha cok so far tercih edilir.
    bu tensein bu kategorisi genelde gunluk rutin islerimiz uzerinden orneklerle gosterilir. mesela, read a newspaper, have dinner, speak to mum, brush teeth, talk on the phone, drink coffee, vb. gunluk rutin eylemlerin ogrencilere hangilerinin yapilip hangilerinin yapilmadigini sorarsiniz. daha sonra biten ve de daha yapilmamis eylemler icin kullanilan uygun zaman zarflarini sunarsiniz. burada aciklamaniz, zaman dilimimiz olan gunun halen devam ettigidir. bu kategori sadece gun degil, icinde bulunan yil, ay, hafta, mevsim gibi bitmeyen zaman dilimlerinde yapilan ya da daha yapilmamis eylemlerde kullanildigi hatirlatilmalidir. bu yonuyle 1. kategori ile benzerlik tasimaktadir.

    4- gecmiste baslayip, hala devam eden eylemler icin kullanilir. mesela live in turkey, have a car, be a student/a worker gibi eylemlerin gecmiste basladigi zamanlar sorulur. eylemin hala bitmedigi, gunumuzde de surdugu icin present perfect tense kullanildigi aciklanir. zaten ogrenci diger uc kategoriyi gordukten sonra bunu kolayca kavrar. burada ogretilen zarflar "since" ve "for" zaman zarflaridir. wh sorusu da "how long" dur. since icin baslangic zamani, for icin de bir zaman periyodu oldugunu aciklamak ve ayni ornek uzerinden gostermek faydali olur. for instance,

    i've had a car since 2003. (since kullanilmistir cunku 2003 bir baslangic zamanidir.)
    i've had a car for 6 years. (for kullanilmistir cunku 6 yil bir baslangic zamani degil, bir tarih araligidir.)

    aralarda bir yerlere been/gone ayrimi sikistirirsaniz daha acik olur. been, gitti geldi, gone, gitti henuz gelmedi olarak kisa sekilde uzerinden gecilir. for example,

    where have you been? you are late : been kullanilmistir cunku konusmaci karsimda. bir yerlerde bulunmus, gitmis gelmis.
    where is ali? he's gone to the supermarket. : gone kullandik cunku ali yok burada. gitti supermarkete, su an burada degil.

    goruldugu gibi belli basli 4 kategorisi var. hepsinin de ortak noktasi devam eden, bitmeyen eylem ve zamanlar arti goreceli bir zaman olgusu. ogrenciler bu zamana biraz tedirgin yaklasiyorlar, ancak iyi yontemlerle ogretilirse sorun kalmiyor. diger tenselerin aksine, birden fazla durumda kullanildigi icin gereksiz kullanima acik bir tense. yani bitmis olaylar icin de kullaniliyor, past tense yerine.

  • sanatın müzik, dinen haram. 1400 yıldır böyle. sen naptın, sırtını seküler laik kitlelere yasladın, dinen yasak olan sanatını gönlünce icra ettin, ününe ün şanına şan kattın, hatta cumhuriyet kazanımlarının gölgesinde aklın erdiğince siyaset yaptın. bu kazanımların steril koruyuculuğu altında istediğin gibi borunu öttürdün. kimse seni tehdit etmedi, mahkemeye vermedi.
    sen naptın peki aptal oğlu aptal sezen, gittin sana bu şartları sağlayan sekülerizme savaş açmış, varoluşundaki tüm değerlere düşman akp takımına yanladın. yok iki cihan dedin yok lekeli dedin. kimdi bunlar? senin konser üstüne konser verdiğin rumelihisarı sahnesinin ortasına mescid dikelten tiplerdi.
    yahu hiç mi utanmadın hiç mi sıkılmadın bu heriflere payandalık etmeye?
    al şimdi sana kapak oldu. harcamak için şeytanla işbirliği yaptığın rejim zamanında bir kez olsun dilini koparmaya kalkan olmamıştı, tepemize çıkardığın kişiler bugün en tepe makamdan tehdit ediyor seni.
    ve bokum diyemiyorsun. gık diyemiyorsun. sıfır ses. sıfır tepki. cesaret tartısında aynen bir sümüklüböcek kadarsın. kim koruyacak seni şimdi. referandumda canına ot tıkattırdığın mahkemeler mi, tarikatçılarla doldurulan polis kadroları mı asker mi. lekeli ilan ettiğin bizler mi.
    zavallıcık. üç kuruşluk aklınla geldiğin nokta bu işte. yaa sezencik. işte durumlar böyle.