hesabın var mı? giriş yap

  • yıllarca pkk'ya bilumum rus yapımı silah sağlayan rusya'nın sesini çıkartmaya hakkı olmadığı olaydır. 2015 yılında rus uçağını düşürmemizin hemen akabinde rus savaş gemisi boğazdan geçerken bir rus asker elinde strela-2 karadan havaya füze ile şöyle bir görüntü vermişti: görsel

    basınımız bu olayı anlamamış, dışişleri bakanlığı da olaya tepki göstermişti. bu hadiseden çok kısa bir süre sonra pkk'nın kendi yayın organında bu silah ile vurulan tsk'ya ait cobra tipi helikopter ve şehit olan 2 askerimizin görüntüleri paylaşıldı: görsel (sinir bozan videoyu paylaşmıyorum, tavsiyem siz de izlemeyin)

    demem o ki rusya 1984 yılındaki ilk pkk saldırısından bu yana aralıksız olarak bu terörist organizasyona silah sağlamaya devam etmektedir. pkk'ya verdiği doçka, pks (biksi), ak-47, dragunov ve diğer birçok silah yüzünden binlerce anadolu evladı yaşamdan koparılmıştır. unutmayın!

  • primer (2004)
    bütçe: $7.000
    gişe: $424.000
    filmin bütçesi o kadar düşük ki, shane carruth filmi hem yazmış, hem yönetmiş hem de başrolde oynamıştır. anlaşılması zor bir film olmasının yanı sıra oldukça da düşük bütçesine rağmen, 2004 sundance film festivali'nde jüri özel ödülünü kazanmıştır. filmi anlamak için bir rehber, filmle ilgili bir karikatür.
    not: shane carruth'ın sonraki filmi upstream color'ı da şiddetle tavsiye ederim.

    el mariachi (1992)
    bütçe: $7.000
    gişe: $2.000.000
    robert rodriguez'in ilk uzun metrajlı filmi. filmi çekmek için gereken 7 bin doları nasıl bulduğuna dair bile çeşitli söylentiler vardır. filmin başarılı olmasının ardından desperado ve once upon a time in mexico filmlerini çekerek, meksika üçlemesini tamamlamıştır. robert rodrigez daha sonra, düşük bütçe ile nasıl film çekilir konulu 10 minute lesson for making a film adında kısa bir film bile yapmıştır. part1 part2

    pi (1998)
    bütçe: $60.000
    gişe: $3.220.000
    sağdan soldan borç alınarak çekilen filmlerden biri daha. kimilerine göre bir baş yapıt. darren aronofsky bu film ile 1998 sundance film festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü kazanmıştır, ilk uzun metrajlı filmidir ve aynı zamanda senaryosunu da kendisi yazmıştır.

    paranormal activity (2007)
    bütçe: $15.000
    gişe: $193.350.000
    düşük bütçesine rağmen gişede en çok kazandıran filmler arasında ilk akla gelenlerdendir. yönetmen oren peli kendi evinde, kendi arkadaşlarıyla çekmiştir bu filmi. senaryosunu da kendisi yazmıştır. devam filmlerini pek beğenmesem de, izlerken korktuğum filmler arasında yukarılarda yer alır.

    the blair witch project (1999)
    bütçe: $60.000
    gişe: $248.600.000
    found footage sinema türünün ilk örneği olmamasına rağmen öncüsü olmuştur. kendisinden sonra çekilen bir çok filme ilham vermiştir. gişede bu kadar başarılı olmasının sebeplerinden birisi de müthiş bir pazarlama stratejisi ile gösterime girmiş olmasıdır. filmin çeşitli festivallerdeki gösterimleri sırasında yapımcılar, filmdeki olayların gerçek olduğuna dair el ilanları dağıtmışlardır. bknz. dağıtılan ilanlarda, kayıp öğrenciler hakkında herhangi bir bilgiye sahip olan izleyicilerin bunu bildirmesi istenmiştir. filmde anlatılan olayların gerçek olup olmadığı uzun süre tartışma konusu olmuştur.

    coherence(2013)
    bütçe: $50.000
    gişe: $102.000
    james ward byrkit'in ilk uzun metrajlı filmi. film oldukça cüzi bir bütçeyle, set ekibi kullanılmadan ve doğaçlama olarak çekilmiş. gişede yüksek bir hasılat yapmasa da kuantum fiziği, paralel evren, schrödinger'in kedisi gibi konulara değinmesi ve bunları iyi bir şekilde anlatması ile bilim kurgu türünü sevenlerin dikkatini çekmeyi başarmıştır.

    tarnation (2003)
    bütçe: $218
    gişe: $592.000
    akıl hastası bir anne ile çocuğunun ilişkisini anlatan belgeseldir. filmin yönetmeni jonathan caouette 31 yaşında iken bu filmi yapmaya karar verdiğinde elinde, 11 yaşından bu yana biriktirdiği, kendi hayatından kesitlerin olduğu, 160 saatlik amatör görüntü ve ses kaydı mevcutmuş. super 8 kamera görüntüleri, vhs kaset ve fotoğraflardan oluşan bu kaynakları apple'ın video düzenleme programı imovie ile film haline getirmiş.

  • --- spoiler ---

    -partiyi kurarken fethullah gülen'den icazet aldığını biliyorum. yanında 1 kişi ile birlikte gittiler.
    -kimdi o?
    -cumhurbaşkanı olduktan sonra açıklayacağım. şimdi zor durumda bırakmış olurum.
    -cumhurbaşkanı olduktan sonra zor durumda bırakacaksınız yani. (keh keh)
    -ben cumhurbaşkanı olunca zaten zor durumda kalmayacak!
    --- spoiler ---

    muazzam. canlı izlemeden anlayamazsınız.

  • “19 tane suç kaydının olması bir insanı kötü yapmaz” demiş ablamız. kafaya bak. belki de doğal seçilime izin vermen gerekiyordu kadir.

  • haklı bulduğum serzeniştir…

    burada ahlaki ve etik olarak şöyle bir haklılık var.
    “öz anne çocuğu istiyorum demiyor” yani o gün olduğu gibi bugün de sorumluluktan kaçıyor ve buna rağmen çocuğun hayatında aktif olarak yer almayı talep ediyor. yani bir anlamda çocuğuna onu çok seven bakıcılar tutmuş gibi davranıyor.

    dolayısıyla çocuğunu geri istemeyen ama annesi olarak kalmak isteyen bu kadın haksızdır.

  • bu lafı diyen bu ülkenin şehitlerine kelle, teröristbaşına sayın, katillerine destan yazdılar, öldürülen çocuğa terörist, ve hepsinin ötesinde ülkeyi kuran atamıza ayyaş diyen bir adamsa sadece acı acı gülümsetir...
    bi de küfrettirir ama ben burada edebimi bozmayacağım şimdi... o anladı benim demek istediğimi...

  • hala övülmeye devam edildiği için 2. kez yazma ihtiyacı hissettim başlığa.

    ilk olarak hafif çaplı bir spoiler vermek istiyorum diziyi izlemek isterseniz sürprizleri bozmayacak cinsten olacak ama yine de spoiler.

    --- spoiler ---

    şimdi insanların öldürüldüğü bir organizasyon düzenlenmiş, bu organizasyonda görev alanların bile yüzleri gizli. hatta yüzünün görünmesi demek ölmen demek. bu organizasyon için ıssız bir adada kocaman bir tesis kurulmuş, tesisin açılır kapanır dev gibi bir tavanı bile var, tavan kapanınca yukarıdan bakan kimse fark edemiyor orada olduğunu, kamufle edilmiş. güvenlik çok çok çok önemli yani.

    peki bu kadar sıkı güvenlik önlemleri alınmış bir organizasyona polisimiz nasıl sızıyor? önce araç takibi ile. araç ıssız bir yerdeki gemiye gidiyor ama ne hikmetse gece vakti o gemiye gidilen yolda arkadan gelen araç fark edilmiyor. hadi burasına tamam dedik. polisin gemiye girdiği sahnede bitti dizi benim için sonrasında sardıra sardıra izledim sırf başladık bari bitsin diye.

    adam arabanın altına giriyor kimse görmüyor arabanın altından çıkıp içine giriyor kimse görmüyor. içeride sürücüyle kapışıp etkisiz hale getiriyor kimse görmüyor duymuyor. araçtan ceset çıkarıp denize atıyor kimse görmüyor. organizasyona sızıyor ne yapacağı belli değil, işi belli değil vs vs ama içeride de varlığını devam ettirebiliyor sorunsuz. yüzleri belli yarışmacılar tekrar döndüklerinde barkot kontrolü yapılıyor ama çalışanlar için herhangi bir kontrol söz konusu değil. gizlice yarışmacı sızabilir ama çalışan sızamaz. o yüzden rahatlarsa demek.

    --- spoiler ---

    neyse lafı çok uzatmaya gerek yok, sonrasında mantık hataları bolca var. oyunlar desen ayrı sıkıcı. karakterler dersen ayrı sıkıcı ve saçma. kaybedenin öldüğü bir yarışmaya kendi rızanla geri dönüyorsun, tek bir kazanan olacak yani ya öldürecek ya öleceksin buraya geri dönüyorsan senin terminatöre dönmen lazım ama hala tuhaf tuhaf tripler.

    dizide işlenen konu da yeni değil öncesinde benzer ve daha başarılı yapım çok. hani orijinal bir fikir ile ortaya çıkmış olsa dizi insanlar mantık hatalarını görmezden geldi diyeceğim o da yok.

    izleyene beğenene afiyet olsun, ben uyarımı yaptım.

    vakit kaybı.