hesabın var mı? giriş yap

  • tüm yazar arkadaşlara duyurumdur. böyle bir durumla karşılaştığınız anda mağaza ekibinden önce 155'i arayıp polis talep edin ve ne olursa olsun mağazadan ayrılmayın. görevli polis ekipleri nezaretinde üzerinize atılı suçlamayı ve tahkikatı sürdürün. sonuç olarak sizden kaynaklı bir suç olmadığından dolayı görevli polis ekiplerinin olayı tutanak altına almasını isteyin. ardından mağazada görevli yönetici kadrosundan şikayetçi olun. tüm mağazalarda bu şekilde uygulamayı yapın lütfen. 7 sene türkiye'nin en yoğun satış yapan perakende giyim mağazasında çalışmışlığım var lütfen kendinizi ezdirmeyin.. kimse yargıç polis değil sizi zan altında bırakamaz çok ağır yaptırımları var ve bu diğer güç budalası yöneticileri dizgineler. makul şüphe ile müşteri aranmaz hiç bir kurumsal şirkette durdurun arayın bakın demez. güvenlik yada polise haber verin der. durdun dahi demez arkadaşlar

  • polis banka onundeki park etmis arabanin plakasini anons eder. eleman para cektigini, arabayi hemen cekecegini isaretlerle polise anlatmaya calisir.

    polis ortaligi yikan anonsu patlatir:

    yuz milyon fazla cek, ceza yazdık!

  • gargamel'in ilk amacı şirinleri yemek değildir. başlarda şirinleri yakalayıp simyacılıkta kullanarak onları altına çevirmek ve zengin olmak ister. onları yakalamaya çalışırken başına gelenlerden sonra duyduğu öfke ile amacı onları yemeye evrilir. bu kızan birinin "seni yakalarsam çiğ çiğ yiycem " demesi gibi... fakat gargamel bunu ciddi ciddi yapacak kadar çılgın birisidir. ayrıca kitaba göre koca ağız adındaki devin eski çağlarda daima şirinler avına çıktığı ve şirinlerin çok lezzetli olduğu geçer. gargamel de bu bilgiden etkilenmiştir.

  • şişman bir adam, çok ünlü bir doktorun muayenehanesine gidiyor, konu zayıflamak istemesi. doktor, bir hafta kullanmak üzere, isimsiz bir hap veriyor kendisine. ilk kullandığı gece, uyur uyumaz rüya görmeye başlıyor adam.

    bir saray içinde, etrafında onlarca cariye, sabaha kadar bir onla, bir bunla sabah uyandığında, kan ter içinde... her gece aynı şey, bir ayın sonunda bütün fazla kilolar atılmış durumda.

    günler sonra yolda şişman bir arkadaşına rastlıyor ve arkadaşı kendisine bu kadar zamanda nasıl hızlı kilo verdiğini soruyor.

    durumunu anlatıyor, o arkadaşı da doğruca hiç vakit kaybetmeden o ünlü doktorun çalıştığı hastaneye gidiyor ve doktor ona da aynı tedaviyi uyguluyor.

    ilk gece, adam rüyasında bir sarayda! ama etrafında cariyeler yerine onlarca iri yarı zenci... tutarlarsa adamı fena yapacaklar. bizim şişman önde, onlarca iri yarı zenci peşinde... başlıyorlar sarayın içinde koşuşturmaya... üçüncü gün sonunda adam zayıflamaya başlıyor ama dayanamıyor ve telefon ediyor doktora.

    "ya doktor bey, neden arkadaşımla benim rüyalarım farklı? o cariyelerle işi bitirirken, ben neden ırzıma geçecek zencilerden kaçıp duruyorum?!''

    doktor biraz düşündükten sonra şu soruyu yöneltiyor:

    ''siz hastaneye mi gelmiştiniz, muayenehaneye mi?"

  • bizzat ülkeyi yönetenler tarafından gerçekleştirilebilecek, belirli bir plan dahilinde amaca uygun olarak yürütülen eylemler silsilesidir.

    - ülkenin devlet desteği ile kurulmuş uzun yılların sonucunda para basan dev kamu iktisadi teşekkülleri özelleştirme adı altında yok pahasına bedellerle peşkeş çekilir.

    - ülkenin ürettiği her ne varsa üretilmesinin önüne set çekilir, ağır vergilerle engellenir, bu üretim kalemlerinin dışarıdan ithalatı kolaylaştırılır.

    - tarım ve hayvancılık bitirilir.

    - ülkede köprüler, hastaneler, otoyollar gibi inşaat kalemleri astronomik garanti ücretlerle yıllarca ipotek altına alınır belirli zümrelere peşkeş çekilir.

    - halka çok çok ağır vergiler dayatılır, ekonomik buhrana zemin hazırlanır.

    - herşeye rağmen ülkeye gelen paralar üretimdense inşaat sektörüne kaydırılır.

    - eğitim tamamen bitirilir, 20 sene içerisinde son derece bilinçsiz, idealsiz ve cahil birkaç nesil yaratılabilir, böylece ileriye dair umutlar da bitirilir.

    - ülke; dünya çapındaki tüm güç odakları ve büyük devletlerin tamamı ile birden sorunlu politikalar yürütülerek dış politikada tam bir açmaz içinde bırakılır.

    - başka ülkelerin iç işlerine karışılır, muhtelif bölgelerde devamlı savaş içerisinde bulunulur.

    - bununla birlikte ordu da bitirilir, kalifiye subayların ipi çekilir.

    - milliyetçi ve mezhepçi söylemlerle vatandaşlar arasındaki kutuplaşma zirveye çıkarılır, ülke içeride birbirini bir kaşık suda boğacak milyonlarca düşmandan teşekkül hale getirilir.

    daha da çok var...

    böylesi bir durum artık basiretsizlikle, şanssızlıkla, kötü yönetimle açıklanamaz. bu isteyerek, planlı, belirli bir amaca yönelik eylemler bütünüdür.

    silivri diyecekler için... silivrinin de a.q sizin de!

  • türkleri hedef alarak cool görünmeye çalışan bir yazar beyanıdır.
    cem yılmaz' ın son gösterisindeki muhabbeti aklıma getirmiştir.
    bir yabancı da başka bir dili şivesi ve aksanıyla konuşamaz.
    (bkz: çultanahmet)
    sen kimseden görmediğin bir şey bizden nasıl bekliyorsun ey pensilvanya.

  • erkekler tuvaleti için konuşmak gerekirse müdürün karşısında olmasa bile yanında sikinizi tutup sallayabileceğiniz yegane mekan. hatta sallarken içinizden "al bunu al bak bak cibili cibili cibili şak şak şak" diye geçirebilirsiniz. ama sesli düşünmediğinize emin olmak için öncesinde sadece sallarken müdürünüzün suratına boş boş bakıp "anlıyor mu lan dediklerimi" testi gerçekleştirebilirsiniz. adrenaline doymak istiyorsanız da müdür pisuvarda işerken kapalı tuvalete geçip kıçınızı açıp al buna konuş da diyebilirsiniz.

    ha benim müdürüm kadın ama ben yine de yanında sallamak istiyorum diyosanız kadınlar tuvaletinde bir deneyin bakalım. sonra buradan deneyimlerinizi paylaşın. uzun uzun yazarsınız işiniz gücünüz olmayacak nasıl olsa.

    peki ben bunları niye düşünüyorum? sanırım sikimi sallamayı seviyorum. aha dur bizim yan ofisteki gıcık keltoş tuvalete giriyor. ben tuvalete gidiyorum. şştt keltoş! al bunu alamaz mısın? al al al çipetpet çipetpet.

    (bkz: kendinden bir bok olmayacağını anlamak)