hesabın var mı? giriş yap

  • lise sondayım. komşu okuldan bir kızla çıkıyorum. öğle tatilimiz aynı saatlerde başlıyor, ben de genellikle onların bahçesine sızıp kızla buluşuyorum. bir gün yine bu ritüeli gerçekleştirmek üzere okulun bahçesine giriyorum ama kız her zaman buluştuğumuz köşede yok. arkadaşlarına soruyorum, sınıfta diyorlar. detay vermiyor adiler.

    kapılarda sınıfın içini görmeye yarayan ufacık pencereler var. oradan sırasının olduğu yere doğru baktığımda kızı tek başına görüyorum. oturmuş, bir kağıda bir şeyler yazıyor.

    çıkmaya başlayalı belli bir süre olmuş, birinci ayımızı kutlayacağız (gençlik!). kıza güzel bir hediye ayarlamışım, yanında vermek için de tek bir gül almışım. hâlâ birbirimizin her türlü aptallığını kaldıracak kadar aşığız. ama daha da kötüsü ben her türlü aptallığı yapacak kadar aşığım. o an gereksiz bir komiklik yapasım geliyor: gülü dişlerimin arasına sıkıştırıyorum, ardından da kapıyı swat elemanı gibi hızla açıp sınıfa dizlerimin üstünde dalıyorum. bir de tatatataaaam gibi bir efekt patlatıyorum (salaklık!).

    özetin özeti: öğle tatiline uzamış bir yazılının ortasına dalmışım. sevgilim olacak kız en ön sırada tek başına oturuyormuş, o yüzden sadece onu görmüşüm. içerideki öğretmen (bir ingiliz teyze) sınıfa terörist dalmış gibi tepki veriyor, kafama tebeşir ve silgi atıyor, panik içinde çığlık çığlığa bağırıyor.

    kızın ve sınıfın tepkisiyse okulun hatıralarımdaki koridorlarında sonsuza dek yankılanacak. biz cep telefonuna yetişemedik, o kötü oldu.

  • birçok avrupa ülkesindeki gibi insanların namuslu oldukları varsayımından hereketle dizayn edilmiş sistemler. hırsızlık yapmayı, vergi kaçırmayı, kul hakkı yemeyi adet edinmiş ucubeler turnikelerden atlarken kendilerini çok zeki zannetseler de bu hareketler elin avrupalısının türklerin ne kadar düşkün ve gurursuz olduğuna kanaat getirmesinden başka bir boka yaramıyor.

  • abicim bunu senden önce 100 kisi giydi hicbirine böyle yakışmadı.

    valla keşke param olsa da bende alsam bundan.

  • toplu taşıma aracında ön kapıya çok yakın bir amca, inmek için orta kapıya yanaşmaya çalışıyor.

    x: amca ön kapıdan inersin acele etme.
    amcadan cevap : ön kapı yasak. ben sadece devletin koyduğu kuralları çiğnerim. halkın koyduğu kuralları çiğnemem, çünkü onlar halkın iyiliği içindir.

  • pek yakında valilik ya da içişleri bakanlığı tarafından yasaklanacak satıştır.

    akabinde de ibb ye soruşturma açılacaktır. ekrem imamoğlu sosyal medyada linç edilecektir aktrolller tarafından.

    dua edelim de gaza gelip halk ekmeği kapatmaya kalkmasalar bari. *

    çünkü bu memlekette halkın yararına bir şeyler yapmak yassah kardeşim.hele hele ucuz ekmek satmak ihanetlerin en büyüğüdür.

  • insanların içinde bulunduğu bilgi arayışını anlayabiliyorum. fakat, bu arayışı, kendi yolları ile keşfetmeleri gerektiğine inanıyorum. ancak arayışın ne demek olduğunu, nasıl yapıldığını bilmeyenler, doğal olarak öğrenme sürecini gerçekleştiremiyorlar. peki neden? çünkü öğrenme alışkanlığını geliştirmediniz. örneğin, kaç kez bir şeyler öğrenmek için yola çıktınız? bunu yapmak için bir yönteminiz var mı? varsa ne tür yöntemler izliyorsunuz? öğrenmek ve hafızayı pekiştirmek için ne kadar süre çalışacaksınız?

    öğrenme hakkında konuşurken asıl sorun, nasıl öğreneceğimizi bilmememizdir. öğrenme, diğerleri gibi sürekli uygulama yolu ile geliştirilmesi gereken bir beceridir ve bu nedenle uygulanacak bir yönteme ihtiyaç duyar. çoğumuz, öğrendiğimiz yeni bilgilerden korkarız çünkü tüm hayatımız boyunca bunu yanlış bir şekilde yaptık ve üstelik, beynimiz bu eyleme karşı tiksinti yarattı.

    ancak bu negatif zinciri kırmanız gerekiyor; öğrenmek bilgi edinmek istediğiniz konu ne olursa olsun, ertelemeden hemen başlayın, çok fazla uğraşmayın, 15 dakikalık derin konsantrasyon atlamaları ile başlayın, dikkatinizin dağıldığını fark ettiğinizde zihninizin kontrolünü tekrar ele alın. bu kontrolün sizin elinizde olduğunu unutmayın ve aktivitenize geri dönün; 15 dakika odaklanabildiğinizde 20'ye ve sonra 25'e çıkın. her konsantrasyon turundan sonra kendinize 5-10 dakikalık bir ara verin. bu rutini her gün yapın. öğrenme ve ezber gelişmesi zaman alan becerilerdir, beynin bir kas gibi çalıştığını unutmayın.

    beynimiz, kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya belli bir süreç sonunda geçer. beynimiz çok iyi organize edilmiş ve yapılandırılmış bir şekilde çalışır. gün içinde edindiğiniz bilgi biz uyurken işlenir. bugün kullandığınız bilgiler kısa süreli hafızada saklanır. ancak bilgi gün geçtikçe tekrarlanırsa uzun süreli bellekte depolanmaya başlar. sonunda hafızada bilgi olarak kalır. her kullanmak istediğinizde uzun süre mevcut olacaktır. bu nedenle tekrar ve süreklilik yeni bilgi edinmenin ve ezberlemenin temel bir parçasıdır.

    beyindeki nöroplastisiteyi geçici olarak artırmanın en etkili yöntemi, bilişsel esnekliğinizi artırmaktır. bilişsel esneklik, kişinin birden çok kavram veya bakış açısı arasında geçiş yapma becerisidir. bu yetenek, hedeflerinize ulaşmanıza ve sıra dışı fikirler üretmenize yardımcı olan ana faktörlerden biridir. yüksek derecede bilişsel esneklik, genellikle artan zekâ ve daha sağlıklı bir beyin ile ilişkilendirilir. örneğin yeni ve beklenmedik deneyimler, beyinde bir dizi değişikliklere yol açar; gri madde aslında küçülebilir veya genişleyebilir; nöron bağlantıları oluşturulabilir, geliştirilebilir veya kırılıp zayıflatılabilir. beyin yapısındaki değişiklikler, yeteneklerinizde değişikliklere neden olabilir. örneğin, yeni bir fiziksel egzersiz öğrendiğinizde, beyin yapınız değişir: bu aktivite, vücudunuza bu yeni hareketler dizisini nasıl gerçekleştireceğiniz konusunda talimat vermekten sorumludur ve yeni nöron yolları yaratmaya yardımcı olur. aynı zamanda, örneğin okuldan matematiksel bir formül gibi bazı bilgiler unutulduğunda, bu, belleğe bağlandığında belirli nöron kalıpları üzerinde bir etkiye sahip olur. zamanla, sık kullanılmadığında, bu nöron kalıpları bozulur ve hatta tamamen kaybolur. son günlerde, biliminsanları, alışılmadık ve beklenmedik deneyimlerin yaratıcılığı ve bilişsel esnekliği geliştirdiğini ve böylece beyin verimliliğini artırdığını kanıtlayan deneyler yaptılar. bu nedenle, yeni bilgi edinmek, muhtemelen bilişsel esnekliğinizi geliştirmenize yol açacaktır.

    diğer bir yol ise, iç konuşmadır. düşüncelerinizi ve fikirlerinizi kendinize zihninizde dile getirerek bilişsel yeteneklerinizi, özellikle bilişsel esnekliğinizi artırabilirsiniz - başka bir deyişle, bilinçli düşüncelerin dilbilimsel formda kendinize sessizce ifade edilmesi yoluyla. yapılan araştırmalara göre, insanlar bu tekniği uygulayarak düşüncelerin değişimi (yani bilişsel esneklik) üzerindeki kontrolü artırabilmişler. sinirbilimciler, iç konuşmanın bilinçli olarak uygulanmasının, beynin yeni sinir bağlantıları oluşturarak kendini yeniden yapılandırma ve yeniden düzenleme yeteneği olan kendi kendine neden olan nöroplastisitenin bir sonucu olarak beyin yapısında değişiklikler yarattığını öne sürüyorlar.

    üçüncü bir yol olarak, aerobik egzersiz;
    düzenli aerobik egzersizler, yeni beyin hücrelerinin büyümesini teşvik ederek psikolojik durumu iyileştirir. fiziksel aktivite, beyindeki sinir dokularının büyümesi için gerekli olan protein sentezi sürecini iyileştirir, bu da beyinden türetilmiş nörotrofik faktör (bdnf) olarak bilinir ve nöronların gelişimini daha çok tetikler ve yönetir. aerobik egzersizin sadece ruh hâlimizi ve genel bilişsel yeteneklerimizi artırmasının yanında, bilişsel esnekliğimizi artırmak için oluşan güçlü bir dürtüdür. bu nedenle, düşüncenizi birden çok kavram arasında hızla değiştirme yeteneğinizi geliştirmek istiyorsanız, düzenli aerobik egzersiz etkili bir yöntemdir.

    ayrıca, düzenli uyku, özellikle çeşitli nöron ağlarında bilgi işlemeyle ilişkilendirilen rem uykusu, yaratıcılığınızı, soyut akıl yürütme becerilerinizi ve bilişsel esnekliğinizi artırabilir. bu nedenle, düşüncenizi bilinçli olarak değiştirebilme hızınızı artırmak için kaliteli bir gece uykusu almalısınız.

    yani bilginin sihirli bir şekilde beyninize yerleşmesini beklemeyin, bu şekilde işlemiyor hiçbir şey; yeni bilgi edinmekten korkmayın ve aynı zamanda depolanmış eski bilgilerinizin her zaman güncellemeye açık olacağını da unutmayın; beynimiz var olan bilginin tamamını işleyecek ve depolayacak kapasiteye sahip; her iyi alışkanlık zaman ve çaba gerektirir unutmayınız.

  • çalıştığım yerden ötürü bende bir arıcılık merakı başladı. çocukluğumdan beri ayı winnie gibi fütursuzca bal yemek isterdim. ve bu durumu gerçek yapmak için kendi balımı üretmek istedim. neyse okuldan kalan arıcılıkla olan bilgilerimi tazelerken aklıma şu soru geldi ''iyi de her şey tamam da arılar balı nasıl oluşturuyorlar?''

    tabi ki arılar çiçeklerin nektarlarını topluyor sonra bal oluyor değildi aradığım cevap bende şöyle bir araştırdım ve yediğimiz balın dünyanın en pahalı kusmuğu olduğunu öğrendim. yanlış duymadınız kusmuk diyorum neden mi?

    çünkü bir arı 1 gram bal üretmek için çiçekleri yaklaşık 180.000 kez ziyaret eder. bunu bir insanın yaptığını düşünürsek epeyce pahalı olurdu sanırım.

    şimdide olayın biraz kimyası ve biyolojisine bir bakalım.

    bir kolonide arılar üç gruba ayrılır kraliçe yani ana arı, erkek arı ve işçi arılardır. bal yapımından kovanın düzeninden ve koloninin devamı için yavruların beslenmesinden sorumlu grup işçi arılardır.

    işçi arılarda kovanda toplayıcı ve kovan içi görevli olarak iki ayrışırlar. toplayıcı arılar gün içerisin 10 km çapındaki bütün çiçeklere giderek, o çiçeklerin özü yani nektarı dediğimiz yapısını hortumlarını kullanarak emerler.

    emdikleri bu nektar arının midesinin tam üstünde bulunan proventrikül dediğimiz bal midesi veya mahsul midesine depolanır. burayı mideden önce gelen bir bölüm olarak düşünebiliriz buranın temel özelliği yiyeceklerin burada sindirilmeye başlamasıdır. bu bölüm yaklaşık 40 mg nektar alabilir, gözünüzde daha rahat canlanması için arının boş ağırlığının kabaca% 50'sini kadarı diyebiliriz.

    alınan nektar genellikle % 70 ila %80 su içerir, arı bu nektarı emerken hipofarengeal bezindeki tükrük enzimleri ve çeşitli sindirim proteinleri emdiği nektarın su içeriğini biraz yükselterek buradaki şekerleri parçalamaya başlar. toplayıcı arılar daha sonra kovana geri dönerler ve burada kusarak emdikleri nektar ve sindirim karışımını kovan arılarına aktarırlar .kovan arıları daha sonra aldıkları bu karışımı bal mideleri aracılığı ile yutup kusarlar aynı zamanda bu işlem bir alınan karışımın çalkalanmasına neden olur ki sindirim enzimleri alınan nektarın her yerine nüfuz ederek reaksiyonu hızlandırır. ayrıca ağıza gelen nektar karışımı arıların çeneleri arasında tekrar tekrar kabarcıklar oluşturur ki hacim başına geniş bir yüzey alanı oluşturması sağlanır ve nektar karışımının su oranı buharlaşma yoluyla azaltılır. bu arada arı sindirim enzimleri, sükrozu bir glikoz ve fruktoz karışımına hidrolize eder ve diğer nişastaları ve proteinleri parçalayarak asitliği artırır.

    kovan arıları bu işlemi 20 dakika kadar süreyle yaparlar ve kusma ve sindirim ile birlikte bir grup halinde çalışırlar, nektarı bir arıdan diğerine geçirirler. yani anlayacağınız olayı bir kusmuk partisine partisine çevirirler.daha sonra bu kusmuk bal peteği hücrelerine yerleştirilir ve hala yüksek su içeriği nedeniyle bozulmaya yatkın bir üründür. bu aşamada baldaki şekerlerin fermente olmasına beklenir iken petek yüzeyleri mühürsüz bırakılır. daha sonra birlikte çalışarak büyük miktarlarda vücut ısısı üreten kovan arıları, kovanın sıcaklığını yaklaşık 35 ° c gibi oldukça sabit bir sıcaklıkta tutarlar ve bu sayede petekteki bal içindeki suyun buharlaşmasını sağlarlar ve bir hava akımı oluşturarak kovan sıcaklığını sürekli olarak düzenlerler. süreç, kovan arılarının sürekli olarak kanatlarını çırparak kovan içindeki ısı ve hava sirkülasyonu sağlayarak baldaki suyu yaklaşık% 18'lik bir su içeriğine sahip şeker konsantrasyonuna çeviriler bu noktadan sonra fermantasyon durur ve balımız oluşmuş olur. arılar daha sonra hücreleri mühürlemek için balmumu ile kapatırlar ve balın bozulması önlenir.

    şimdiden afiyet olsun*.

  • bugün habertürk köşe yazarının dinlediğini söylediği kayıtla birlikte kesinleşmiş olay. veyis ateşin de ortadan kaybolmasıyla birlikte bütün taşlar yerine oturmuş durumda.

    süleyman soylu belirli insanlardan yüksek miktarlarda rüşvet almak karşılığında devletin adaletini "satıyor".

    hala görevde olması utançtır. türk devletine yakışmaz. acilen görevden alınıp yargıya teslim edilmesi gerekiyor.

    ses kaynağı: https://www.youtube.com/watch?v=n4x9l1jxzic

    edit: kaynak soran arkadaşlar var. köşe yazısı zaten şuan bütün medyada yayılmış durumda. ses kaydı gelince buraya ekleyeceğim. bir iki gün veriyorum kaydın çıkmasına