hesabın var mı? giriş yap

  • ahmet çakar: ben de serencebeyliyim gurur duyuyorum
    abdulkerim durmaz : serencebeyli misin hocam?
    a.ç: evet
    a.d: bravo hocam.

  • yer bursa. iki adli vaka. biri adam vuruyor, diğeri satırla doğruyor. iki magdur da yogun bakımda. ve iki fail de adlî kontrolle serbest. hürriyet linki

    halil sezai sadece dövmüş. satırla dograsa yada silahla vursa şu an dışarıdaydı. bu ülkedede yargıya güven oranının yüzde 10 bile olması cok fazla. twitter baskısı ve siyasi talimat ile hareket eden yargı erki artık erk olma işlevini yitirmiştir.

  • doğalgaz faturası az gelsin diyorsan hp al evde kalorifer petekleri benim hp loptopum kadar sıcak olmuyor. ben yandım siz yanmayım hp falan da almayım.

  • - gelecekte ne olmak istiyorsunuz?
    - (iki yumruk bir anda havaya kaldirilarak makamli bir sekilde) heee man

    - onumuzdeki bes yilda kendinizi nerde goruyorsunuz?
    - golgeler satosu

  • üst edit: adam hayatını ortaya koyan orgeneralden daha fazla maaş alıyor. orgeneral maaşı 11 bin lira. sanırım bu yüzden "bayrak bize emanet" diyordu. bu da belgesi

    üst edit2: (bkz: kelebek omru) adlı arkadaş uyardı: 8 bin liralık avans düşüldükten sonra 11.500 almış, ayrıca yaklaşık 3 bin lira da haciz ve trafik cezası kesintisi yapılmış. yani toplamda 22 bin 500 liraya geliyor maaşı.

    geçtiğimiz gün video çekip, "ekrem imamoğlu, seni başkan olarak tanımıyorum" diyen zattır. daha önce 11 bin 500 lira maaş aldığı yazılıp çizilince, kendisi öyle bir maaş almadığını, bunun yalan olduğunu söylemişti. aşağıdaki hesapta bugün maaş bordrosu yayınlanarak kendisine yanıt verilmiş. detaylarına bakmak için:

    kaynak

    zorunlu edit: bu kişi ispark müdürü ya da genel müdürü değildir. sadece ispark'a bağlı işletilen marina ve helikopter pistlerinin sorumlusu... ulan bütün istanbul iştiraklerini yöneten ibb başkanı 24 bin 500 lira maaş alıyor bu memlekette. halen kalkıp da 11 bin 500 lira az bile diyor insanlar. siz kaç para kazanıyorsunuz güzel kardeşim?

  • bu eyleme engel olamıyorum ben. televizyonda ne olduğu mühim değil. o an japon televizyonu olsa kitlenirim.

    siparişimi veririm sonra bakkal amca siparişimi yerine getirmek için hareketlenir. o, büyük plastik kaşığıyla 100 gram fıstığımı koyarken ben ekrana kitlenirim. ki genelde televizyon, tezgahın tam karşısında tepede durduğu için boynumu geri geri giden şöför gibi yapıp öyle bakarım. bakkal isteğimi verdikten sonra ben televizyona bakarak parayı uzatırım, bakkal da parayı alırken bir yandan televizyona bakar. ikimizin de dünya umrunda değildir.. öyle televizyona bakarız. hatta bakkalda yancı bir üçüncü var ise bu eylem üç kişilik bir şenliğe dönüşür. bakkalın dışından gören üç tane adamın yukarıdaki bir noktaya mal mal baktığını görüp adımlarını hızlandırır. çünkü nöbet onundur. o da alışverişini yapana dek tvye kitlenecek ve bu ulvi görevi diğer arkadaşına devredecektir.

  • bu adam benim 10 sene evvel askerlik yaptığım yerin ordan geçerdi arada sırada.

    her seferinde de istisnasız şekilde bize dönüp merhaba çocuuuuklaaaaaaaar derdi. güzel adamdır yılmaz morgül.

    o kulübe önünden kimler kimler geçti gitti bi dönüp bakmadı. bi süleyman seba bir de yılmaz morgül durup bizlere selam vermiştir her seferinde.

    o günden beridir severim kendisini. hal ve hareektleri komik biri o doğru. iyi insan olmasına engel değil. insanları iyi ve kötü olarak ayırın arkadaşlar. başka kritere gerek yok.

  • " insanları ancak kendimiz için sevmeliyiz; onları kendileri için sevmek bir aldatmacadır. "

    yatak odasında felsefe