hesabın var mı? giriş yap

  • ölen evladını suçlarken kendisine ve oğlunu kucağına attığı cemaat yurduna leke sürdürmediği açıklamalardır. ahiretine faydalı olmak istemiş... umarım o çocuk ahirette yakana yapışır da yaşatmadığın günlerin hesabını sorar sana...

    siyasetçisi, seçmeni, göz yuman işbirlikçisi, cemaati, şeyhi ve şarlatanı... hepiniz bir olup gençlerin hayatını çaldınız... geberip gittiğiniz gün bu ülkenin en büyük 2. milli bayramı olacak..

    daha önce yazmışım, aynen bırakıyorum:

    "misket oynayıp, bisiklete binmesi gereken çocukları ekonomist yaptınız, dersleri ile ilgilenip ilk kız/erkek arkadaşlarını edinip, sosyal ilişkileri öğrenecek gençleri hukukçu yaptınız. üniversite sınavına hazırlanacak gençleri gelecek kaygısına boğdunuz, üniversitede okuyan gençleri özgürlükleri ile sınadınız.

    gençleri ülkeden kaçıp gitmeyi düşünecek hale getirdiniz. kendinizden ve destekçilerinizden nefret ettirerek büyüttünüz.

    ülkenin bugününü çaldınız, geçmişine ihanet ettiniz, geleceğine ambargo koydunuz, peşkeş çektiniz...

    geberip gittiğiniz gün bu ülkenin en büyük 2. milli bayramı olacak..."

  • fragmanı kendi adıma biraz cincon bulduğumu tekrar belirtmekle beraber tekrar tekrar izledim

    hadi bi sallıyorum bi benzetme yapalım;

    ulan bir tek bana öyle gelmemiştir, baştaki mavi gözlüklü psikolog aslında mimar, gülümseyen kırmızı gözlüklü kadın 3. filmteki sati, yani yeni sürüm kahin. fragmanın sonunda iş adamı triplerinde "bunca yıl sonra yeniden matrixe dönmek ha" diyen merovingian olmalı, e ama oyuncu kadrosuna bakıyorum, 3'lemedeki merovingian'da var. 2. filmdeki agent johnson yine var. niobe'de var. belli ki morph reis öldü veya uncredited gelir belki bilemem. tamam bu film alternatif bir evren değil, lineer olarak 3. filmde'ki son sahneden sonrasının devamı fakat hala garip;

    seçilmiş kişiyi kim seçiyor? niye kaynağa dönüp, tekrar programlanıp geri geliyor, gelmek zorunda? ( mimara göre, hani y tane erkek ve x tane kadın seçip yeni zion'u kurmakla yükümlü, belli ki bu 6 defa böyle olmuş. taa ki son filme kadar )

    mimar iki dünya arasındaki dengeyi tutmayı amaçlıyor. kahin ise bu dengeyi bozmayı. tamam kırmızı ve mavi, makinelerin savaşının sembolü gibi bir şey artık ne haltsa. ama seçilmiş kişiyi diriltmeleri anlaşılır ama sevdiği kadını diriltmeleri? veya aslında diriltmediler, o sadece bir ilüzyon, sadece seçilmiş kişinin aşkla bağını hiç başlamadan kırmak için yapılmış bir kılıf. ki mimar'ın istediği olsun. fragmandan belli olduğu kadarıyla ilk filmin farklı bir zaman çizelgesi üzerine kurulmuş remake'ini izleyeceğiz.

    mimar 2. filmde "bu zion'u 6. kez yok edişimiz olacak demişti" yalan söylemiyordu. iyi de kahin geçen sefer zafer elde etti. mimarın kahin'in üzerindeki zaafı nedir anlamıyorum. hepsinden çok kahin'in olayı kafamı kurcalıyor. kahin bir program, mimarsa iyi olmazsa kötü de olmaz, kötü olmazsa iyi de olmaz diye kendi kendine felsefe mi kastı nooldu amk

    edit: son sahnedeki merovingian değil, smith galiba

  • hayatımda ezberlediğim en anlamlı şiir istiklal marşıdır. dünyanın bütün popüler bağımsızlık marşlarını anlamlarıyla okuyan biri olarak söylüyorum bunu. kansızlar anlamaz.
    edit: başlığı ben açmadım. başlığı açan arkadaş ezberlediği en saçma şeyin istiklal marşı olduğunu savunmuştu. ben de aksini iddia etmiştim. salak salak mesaj atıp durmayın.

  • büyük bir şevkle ders anlatırken tebeşiri biten hocanın ön sırada uyuklayan bir öğrenciyi gözüne kestirip yan sınıftan tebeşir getirmesini rica etmesi, güçlükle ayılabilen öğrencinin aynı amfinin bir kapısından çıkıp diğer kapısından girerek "hocam fazla tebeşiriniz varsa alabilir miyim?" sorusunu yöneltmesi, derse konsantre olmuş hocanın soruyu "maalesef bizde de kalmadı, ben de az önce bir öğrenciyi tebeşir bulması için gönderdim." şeklinde cevaplaması, durumu havsalası alamayan/kavrayamayan öğrencinin çıktığı kapıdan giriş yaparak "tebeşir yokmuş hocam." diyerek hiçbir şey olmamış gibi yerine oturması.

  • yeni kapladığın defterin kapağının bir türlü kapanmamasının hiti olduğu tanımlardır.
    sadece mutsuzluk değil, başarısızlık hissi de yaşatır bu kapanmayan defter.