hesabın var mı? giriş yap

  • güçlü bir kız. alışveriş poşetlerini kendi taşır, otobüste sıkışan camı açar, yolda kalmış arabaya el atar, kavanoz açar. e daha ne olsun.

  • tek kelimeyle yalan dolan umut tacirliği.ulan uranüsle bilmem pluton un boktan açı yaptığı gün isveç'te, finlandiya'da, kanada'da niye bir şey olmadı. bu nasıl açıymış ki hep bu coğrafyayı yerle bir ediyor.

    olan olayları açılarla filan yorumlamaktan daha gerçekçi olan birşey var, o da ortadoğu ve doğu bu dünyanın bok çukuru.
    uranüs hangi açıyı yaparsa yapsın bu bölge kaynamaya devam edecek.

  • bahçeli de bu da deliriyor millet niye ayaklanmıyor diye ahahah. oradan da bi 5 yıl ekmek çıkarma hayalleri denize düştü. bu gezi'nin ekmeğini yediler bitti çünkü. ama kimsenin şeyinde değiller. ağzında dişi olmayan taban varoşların hakkını savunacak kadar kimse aptal değil artık. açlık hepsini terbiye edecek.

    benim aklıma kendi adamlarını sokaklara chpli bayraklarla çıkarıp, sonra bunları bir güzel dövüp gazlayıp, haberlerde de suni gezi 2 haberleri yapacak kadar delirecekleri geliyor. yokluk bunlara her şey yaptırır, gülmeyin :)

  • kredi kartını bırakmak zor, stratejik olmak gerekiyor.

    1) market alışverişleri :

    market alışverişlerini azaltmak istiyorsan hacı, bir öküz yiyip öyle git alışverişe. test ettim, ne kadar çok yiyip gidersen, o kadar az alışveriş yapıyorsun.

    e bir öküz yiyince, tuvalet kağıdı, şampuan neyse ihtiyacı alıyor çıkıyor insan. alışveriş listesi harici ekmek bile almıyorsun, o derece! öküz diyorum bak!

    2) akaryakıt ücretleri :

    hacı şimdi "ne yaparsam, ben daha az benzin harcarım?" diye bir düşün. eğer benzinli bir araç kullanıyorsan, git lpg taktır, ne duruyorsun? lpg taktırman demek, ayda yüzde 40 daha az benzin parası vermen demek. evet, lpg taktırmakla ilgili bir önyargın olabilir, o zaman bunu oku!

    (bkz: lpg/@uhc)

    haa ben lpg, benzinle uğraşamam diyorsan, az yakan bir dizel araba al, bir de devrinde kullan arabayı. sonra motoru bağırtıp, "çok para veriyorum akaryakıta" diye ağlama!

    3) kredi kartı kullanımı :

    a) kredi kartının limiti bir maaşın kadar olsun. 1.000 lira maaş alıyorsan, 5.000 lira limiti ne yapacaksın? temel matematik diyorum, hacı.
    b) kartını evde unut! bir şey beğendiğinde, eve gidip kartını alana kadar, alacağın o şeyin gereksiz bir şey olduğunu keşfedeceksin.
    c) mümkünse tek slip geçilecek her şeyi nakit al! kartla alınca bedava olyor sanki?
    d) taksitli alışverişler de maaşının dörtte birini geçmesin. duruma göre üçte bir de kabul edilir.

    4) indirimli mağazalar :

    en dikkat edilmesi gereken bu. kapıda "kapatıyoruz" yazıyorlar ama kapatmıyorlar, uyanın artık yaa? buralara giderken bütçeyle gidin. 100 liraysa 100 lira. "aaa ama bu çok ucuz, kaçırmaman lazım" diyorsan, alacağın diğe şeyden vazgeçicen.

    ekonomi demek, sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçları karşılamak demek! unutma bak bunu!

    5) şöyle bir dolaşmak!

    şöyle bir dolaşmak demek, vitrinlere bakmak demek. vitrinlere bakmak demek, alışveriş yapmak demek. "şöyle bir dolaşmak" öyle olmuyor maalesef. kendimizi kandırmayalım.

    6) kız/erkek arkadaşa hoş görünmek!

    kız ya da erkek arkadaşın seni seviyorsa, en son bakacağı şey kıyafetin olur. bir çeki düzen ver kendine, yeter! bu beğeniyi sağlamak için de çok para ve çok fazla elbiseye gerek yok. kafi olanı sağla, yeter!

    ...

    evet, stratejik olmak zor. hayat bu, burada atıp tutuyoruz ama 2 kere 2 hakikaten hayata sökmüyor. gene de çok zor değil be, kurtulabilirsin bu kredi kartından.

    - ne demiş obama?
    + yes we can!

  • köprünün açılış gününe denk getirilerek mühendislik harikamıza gölge düşürmek isteyen dış güçlerin oyunu olan durum. ayrıca juno nun gittiğini gören yok belki jüpiter ona geldi.
    debe editi: atatürk havalimanı patlaması sonrasında köprü açılışında sevinçten göbek atanları hayatınız boyunca unutmayın.

  • bir şarkının, bir dizinin veya başka bir şeyin ömründeki önemli bir periyottur şevval sam periyodu. adeta osmanlı'nın duraklama dönemi gibi.

    - yavaş yavaş duyulma
    - popüler olma
    - şevval sam'ın elini atması
    - unutuluş ve kayboluş

    edit: bu arada tespiti yapan arkadaşı tebrik ediyorum.

  • 5 gün değil ama en azından 1 gün verilmesi gerçekten hak olan izindir. sadece karın ağrısıyla açıklanacak bir sıkıntı değil çünkü miden bulanıyor, başın ağrıyor tüm bağırsak sistemin çöküyor. işe giderken toplu taşıma falan da kullanıyorsan gerçek bir işkence. bunun az -çok tehlikeli iş grubuyla da alakası yok. ofis çalışanıyım yine olmuyor. ki acı eşiğim epey yüksektir. ayda 1 günden kimse batmaz bence. insanlık hakkı kadar doğal bir hak bu da.

  • sabah sabah beni hüzünlendiren fotoğraf.

    çok kar yağdığı için evde mahsur kalmıştık o günlerde. sonra "amaaan nolcak ya" diyerek çocukluk arkadaşımla beraber barcelona pastanesine gidip çilekli tart almıştık, kaç kere düşme tehlikesi geçirdiğimizi, gülme krizlerimizi eve gelip kutuyu açınca tartların tepetaklak halini hatırladım.

    sonra da istiklal caddesinin 90'lı yıllardaki halini hatırladım. içim buruldu, üzüldüm yine...