hesabın var mı? giriş yap

  • tabakta bırakılan yemeğin arkanızdan koştura koştura gelmesi.

    hala ayaklı pilav imajı hafızamdan silinmemiştir.

  • zenginin rezaleti de bir başka oluyor dedirten rezalettir. adam kusursuz bir yazı dili ve imlayla, kanıtlarla ve büyük bir araştırmacılık örneğiyle rezaletini sunmuş. fakirin rezaleti de hamburger ekmeğinin ısırılmış gelmesi gibi olaylardan ibaret, fotoğraf bile koymuyorlar anlayamıyoruz ne olduğunu.

  • son iki haftadir paritesi 6-8 dolar arasinda seyreden, bugun 8.35 olmus para birimimiz. ote yandan "difikulti" de katlanarak artmakta, ah keske eskiden girisseymisim dedirtmekte. bu kadar ekran kartini daha sonra nereye sokucam diye sordurtmakta.

  • "burası aş evi mi"
    "72 bin kişi bayramda suriyeye geçiyor, bayram sonunda dönüyor.böyle bir şey olabilir mi? tatile gidip buraya dönüyorlar.kapıyı kapatırım kalırlar orada."
    benim ülkem 4 milyon suriyeli'yi beslemek zorunda mı.

    suriyeliler konusunda hançeri saplamıştır.ak seçmen şaşkın.

  • adamın ülke yönetme stratejisi, ilk defa renkli televizyon almış, komşulara nispet yapan ev hanımı stratejisi ile aynı.

    ayrıca dilinden düşürmediğin filistin ermeni soykırımını tanıdıysa sen hala neyin kafasındasın?

  • zamanında formspring diye bir uygulama vardı. muhatabına soru sorup cevap almak içindi. o zamanlar kendisine yöneltilen bir soruya cevabını notlarımın arasına almışım. notlarımı düzenlerken denk geldim. bu ülkeye dair karşılaştığım en güzel tanımlamalardan biridir. tarih 16.08.2012

    "benden daha cok calisan bir avrupali nasil oluyor da benden daha mutlu oluyor
    bunu anlayamiyorum. son blog yazinizdan sonra kara kara dusunuyorum disarida
    yemek keyifimiz bile yok adam gibi yemekler pahali, birde hayati yasayamiyoruz
    neden sizce?"

    "çünkü bizim gibi kültürler genellikle iyi hayat yaşamak istemiyoruz. bunun yerine etrafımızdakilerin hayatlarına bakıp hayıflanıyor ya da böbürleniyoruz.

    güzel hayat yaşayanları içten içe ayıplıyor, bununla mutluluk duyanları gösteriş yapmakla suçluyoruz. hep beraber mutlu olmak yerine mutsuzluğu paylaşmak istiyoruz.

    her mutlu olan, her başarılı olanın bizim mutluluğumuzdan, başarımızdan, zenginliğimizden pay çaldığını sanıyoruz. oysa bunlar sonsuz kaynaklar. hep beraber mutlu olabilir, düzgün bir vasadı paylaşabilir ve başarılı olabiliriz.

    avrupalı bir türk'ten fazla çalışmıyor. hatta pek çok konuda daha az çalışıyor ama hayatının merkezi kendisi olduğundan bundan taviz vermiyor.

    türkiye'de ise çok az kişinin hayatının merkezi kendisi.

    herkesin bir takımı, partisi, siyasi görüşü, mahallesi, memleketi, bilmemnesi var ve kendine ayıracak hiçbir vakti yok. hobisi bile hep kitlesel şeylere bağlı. bireyselliği de cezalandırıyoruz. "memleket bilmemne olmuş sen bunlarla mı uğraşıyorsun?" gibi cümleler hep bize has.

    sokakta yürürken herkesin birbirine baktığını görürsünüz. bu bir tesadüf değil. bu dünyanın doğu ülkelerinde artar, batı'da azalır. birçok batı ülkesinde insanların birbirine bakması saldırgan bir davranış olarak kabul edilir. bu küçük ama bu mantığın içinde çok önemli bir ayrıntı.

    bütün bunlar bileşik kaplar teorisi gibi birbirine etki ediyor.

    hepimiz bir bireyiz. bunu fark etmeye başladıkça yavaş yavaş her şey değişecek."

  • kirmizi renkli dumandan anlasildigi kadariyla amonyum nitrat -ki kendisi bildigimiz gubre olur, ayni zamanda barut'a cok yakin bir formdur- ve nitrik asit temelli patlamadir.

    yine bir baska amonyum nitrat temelli patlama 2015 yilinda çin'in tianjin kentinde gerceklesmisti hatirlarsaniz. patlama siddeti tianjinde daha fazla olmasina ragmen, liman'in yerlesim yerlerine uzakliginin daha fazla olmasi sayesinde can kaybi muhtemelen beyrut patlamasindan daha az olmustu.

    tianjin patlamasi