hesabın var mı? giriş yap

  • düşünün ki, saygıdeğer bir aile mahkemesi hakimisiniz. otuz yıldır inşa ettiğiniz ‘kusursuz’ bir aile hayatınız var. eşiniz ve iki çocuğunuzla sevgi dolu, örnek bir ailesiniz.

    bir gün tesadüfen çektiğiniz bir ilmek çorap söküğü gibi ilerliyor ve eşinizin 5 yıldır başka bir kadınla evli olduğunu, hatta ondan çocuğu olduğunu öğreniyorsunuz. bu da yetmezmiş gibi kızınızın yurtdışında tıp okuduğun zannediyorsunuz ve aslında o hayalleri uğruna bambaşka bir yerde… oğlunuzun ise iyi bir şirkette kariyer zannetseniz de o birtakım pis işlere bulaşıp büyük bir meblağ parayı kripto parada batırıyor. siz ise olayların daha sadece bir kısmını öğrendiniz.

    ne yapardınız?

    aldatılan, kandırılan, yalanın küçüğü büyüğü olmaz diyen, tüm bunlarla mücadele etmek için türlü türlü uğraşlar veren kaç kişiyiz?

    hepimizin hayatından gerçek kesitler bulacağı “aldatmak” bu akşam ve her perşembe 20.00’de atv’de.

  • d: defne, a: anneannesi, olay saniyeler önce gerçekleşti:

    a: defnecim elma yemek ister misin?
    d: istemem.
    a: haydi bak soyuyorum ama!
    d: istemiyorum.
    a: tabağa mı koyayım elinde mi yersin?
    d: ye-miy-cem.
    a: ama haydi son kez soruyorum istiyor musun istemiyor musun?
    d: is-te-mi-yo-rum!
    a: sen bilirsin. bak ama ne güzel elm..
    d: istemiyoruuum!
    a: yani yemeyecek misin?
    d: yemiyceeeeeem!
    a: ama bak elma yersen ne sağlıklı...
    d: *ciyaaaaaaak*

    hemen ardından koşarak yanıma geldi, yüz kıpkırmızı, kaşlar alabildiğine çatık:

    - baba! elma yemek istemiyorum!
    - öyleyse yeme.

    böyle deyince bir an için dondu kaldı, ardından küçücük kollarıyla öyle bir sarıldı ki boynum kırılacak sandım.

  • yakıt istasyonlarında kuyruk olmasın diye benzin ve dizele farklı günlerde zam yapıyorlar. daha ne yapsınlar bizim için? şükredip kıymetini bilmemiz gerek.

    benzin yine bir nebze de çarşı, pazar ve market fiyatlarının daha da kanatlanmaması için mazota zam yapılmaması hatta sübvanse edilerek indirim yapılması gerek.

  • önce haber kaynağı:
    https://techxplore.com/…s-scale-twitter-trends.html

    ardından araştırmanın kaynağı:
    https://arxiv.org/abs/1910.07783

    isviçre epfl araştırmacıları türkiye 2015-2019 arası toplanan veriye göre trending topiclerin neredeyse yarısının sahte olduğunu bulmuş. en az 108.000 adet bot hesap keşfedilmiş. haberden alıntı

    "we found that 47% of local trends in turkey and 20% of global trends are fake, created from scratch by bots. between june 2015 and september 2019, we uncovered 108,000 bot accounts involved, the biggest bot dataset reported in a single paper. our research is the first to uncover the manipulation of twitter trends at this scale," elmas continued."

    çevirisi

    "türkiye'deki yerel trendlerin %47'sinin ve küresel trendlerin %20'sinin sahte olduğunu, sıfırdan botlar tarafından oluşturulduğunu tespit ettik. haziran 2015 ile eylül 2019 arasında, tek bir raporda bildirilen en büyük bot veri seti olan 108.000 bot hesabını ortaya çıkardık. araştırmamız, twitter trends'in bu ölçekte manipüle edildiğini ortaya çıkaran ilk araştırmadır" dedi.

    yapımda emeği geçen araştırmacılara saygılarımı sunarım. işi gücü bırakıp ülke kaynaklarını twitterda bot hesaplara yatıran kişileri de allah ıslah etsin, sizden ne köy olur ne kasaba.

  • bir arkadaşın kedisi var. eski sokak çocuğu, kocaman, siyah beyaz. adı da panda. tam bir ağır abi. istediği zaman dışarı çıkıp istediği zaman eve giriyor. arkadaşın nice ilaçlamalarla çözemediği fare problemine çare olmuş (ev eski bir muhitte eksi birinci kattaydı). bu yüzden panda'ya saygı büyük. zaten ancak saygı duyabiliyorsun, arkadaşın dediğine göre kendisini kırk yılda bir sevdiriyor.

    panda'nın ilginç bir özelliği var. eve gelen misafiri kontrol ediyor. ben eve geldiğimde panda yoktu. bir saat sonra falan pencereden bir tıkırtı duyduk, arkadaş pencereyi açtı. panda içeri atladı. sağa sola bakındıktan sonra beni fark etti. yavaş yavaş bana doğru geldi. önce ayaklarımı kokladı, sonra bir anda kucağıma atladı. o ara arkadaşım "sev biraz, seni kontrol ediyor." dedi. 10 dakika falan kucağımda durdu, sevdim. en sonunda kucağımda arka ayaklarının üstünde kalktı, ön patilerini omuzlarıma koydu, başını da çeneme sürttü. arkadaş "tamam, misafir olarak onay aldın." dedi. bunu sadece sevdiği kişilere yaparmış. sonra kucağımdan indi, suyundan içti, biraz daha takılıp pencereden çıktı gitti. bir daha da gelmedi.

    sevmeyen, korkan falan olursa sık sık kontrol etmeye geliyormuş ya da hiç gitmiyormuş. kedi "tamam, sen iyi bir çocuksun. ben şimdi gidiyorum, siz kardeş kardeş oynayın." dedi bana. vay anasını.

  • nasıl çıldırmış bir ülke olduysak gülmek yerine eleştirmeye çalışıyoruz. biraz rahat olun yahu.
    son zamanlarda gördüğüm en iyi şaka. hazırlayanı tebrik etmek lazım.

  • italya'da piobbico'da bulunan kulüp, italyanca adı club dei brutti, ancak kendileri isimlerini ingilizce'ye dünya çirkin insanlar derneği olarak çevirmiş. böyle bir kulübün varlığından this is love podcast'i sayesinde haberdar oldum, dinlemek isteyenler için club dei brutti link üyelerin bir fotoğrafı

    toplumun fiziksel güzelliğe yaptığı vurguyu eleştirmek ve çirkin insanların çirkinliğinin toplumca kabul edilmesini sağlamak için kurulmuş olan bu kulüp, "insan neyse odur, göründüğü gibidir" şeklinde de bir slogana sahip. çirkin insanların iş yerlerinde ve toplum içerisinde karşılaştığı sorunlara dikkat etmek için mücadele veren bu kulüp aynı zamanda çöpçatanlık da yapıyor. 2005 yılı verilerine göre kulübün dünya çapında 25 bin üyesi var.

    çirkinler kulübü, italya'da piobbico'da 1879'da kurulduğunu iddia etse de modern zamanlarda ortaya çıktığı tarih 1963. çirkinler kulübü evlen(e)meyen kadınların, ailelere önemli bir ekonomik yük olmaları nedeniyle bu sorunu ortadan kaldırmak için kasabadaki bekar kadınlar için evlendirme ajansı işlevi de görüyor.

    kulüp 2007 yılında piobbico meydanına çirkin insanlara adanmış bir anıt dikmiş. anıt, aynadaki yansımasına bakan bir bireyi resmediyor.

    kulübün armasında arkasına yaslanmış, pipo içen bir adam ve şu slogan yer alıyor: "çirkinlik bir erdem, güzellikse köleliktir."

    kulübün koruyucusu, roma mitolojisinden vulcanus. vulcanus doğduğunda o kadar çirkinmiş ki annesi kendisini uçurumdan aşağı atmış. bir şekilde hayatta kalmayı başaran vulcanus, başarılı bir nalbant olmuş. achilles'e verdiği üstün silahlar sayesinde olimpos dağı'na kabul edilen vulcanus, burada aşk tanrıçası, güzeller güzeli venüs ile evlenmiş.

    çirkinler kulübü, her yıl eylül ayının ilk pazar günü çirkinler festivalini düzenliyor. bu festival esnasında aynı zamanda kulüp başkanı seçimleri gerçekleşiyor.

    2007 yılına kadar kulübün başkanlığını telesforo ıacobelli üstlenmiş. büyük burunların güzel bulunduğu italyan toplumunda küçük burnuyla çirkin görülen ıacobelli, 21 ağustos 2006'da vefat etmiş.

    2016'da kulüp başkanlığı için yarışan adayların fotoğrafı için bkz.

  • insan karadeliğe düşerse bir kütüphanenin arkasına geçer. böyle bir film mi yapsam acaba? çok saçma bir fikir öyle değil mi? evet bence de öyle.