hesabın var mı? giriş yap

  • fi tarihinde stajyerken calisma saatleri icinde kutuphaneye gitmek amaciyla ciktigim yolda gurultuye yonelip bir "tank" tarafindan ezilme tehlikesi gecirdigim sirkettir. isin daha komik tarafi "hocam dikkat, o yola girmek yasak!..." seklinde beni uyaran adamin elinde roketatar olmasiydi. ne test ediyor idiyseler artik?

  • adını fransız fizikçi guillaume duchenne de boulogne'dan alan gülümsemedir. duchenne'e göre gerçekten zevk ya da mutluluk gösteren tek gülümseme göz çevremizdeki kaslarla, yanak kaslarımızın aynı anda çalıştığı gülümseme şeklidir. onun dışındakiler gerçekten mutluluk gülümsemesi olmayan ya da sahte gülümsemelerdir der duchenne. o yüzden, vesikalık fotoğraf cektirirken örneğin, sadece yanak kaslarımızı hareket ettirdiğimizde daha resmi ve sahte bir gülümseme çıkar ortaya. şurada iki gülümseme arasındaki farkı gösteren bir fotoğraf görülebilir: http://brokenspines.files.wordpress.com/…_ekman.jpg

  • benim bu. üniversite yıllarıma kadar makarna ve menemen dışında pek bir becerim yok idi. kahvaltıda yağda sucuk kavurmaktan başka bir becerisi olmayan iki adamla eve çıkınca birden oktay usta'ya bağladım azizim. sabah kalkıyorum sucuk, akşam eve geliyorum menemen... 15 günün sonunda bakmışım 2 kg vermişim. yok dedim bu böyle olmayacak, bu iki andavalın şu ev menüsünde bir sik geliştireceği yok . gittim marketten yarım kg fasülye aldım. annemden görmüştüm, o bir gece önceden ıslatıyordu. gece yatmadan önce çocuk gibi heyecanlanarak suya koydum onları. okuldan gelmem ile birlikte heyecan ile mutfağa attım kendimi. bir yandan odaya gidip internetten tarifine bakıyorum, diğer yandan mutfağa koşup uyguluyorum. lan 45 dakika oldu, tüp harıl harıl yanıyor fasülye bana mısın demiyor. hala daha taş gibi. aradan bir 45 dakika daha geçti ve sonunda kuru fasülye halini almaya başladı. ilk deneme olmasından dolayı biraz kötü yapmışım ama sonraki denemelerimde muhteşem bir fasulyeci oldum ben. ilerleyen günlerde yanına pilav yapmaya falan da başladım, sonra mercimek çorbası, türlü, patates yemeği derken bir baktım annem gibi olmuşum.(tamamen abartı)

    yalnız dikkatimi çeken birşey oldu. alt tarafı bir fasülye yapacaz 90 dakikada ancak pişiyor. milangazın tanesi olmuş 55 lira. buna ne gaz dayanır, ne bütçe. meğersem bunun da teknolojisi varmış. tabi ne bilelim, aradım valideyi sordum. yav dedi o öyle zor pişer, sana evde kullanmadığımız düdüklü tencereyi yollayım daha kısa sürede pişirirsin. hah dedim anacım elini ayağını öpeyim yolla. düdüklü tencere teknolojisini öğrenene kadar 15 günde bir tüp bitiriyoruz. beşiktaş, milangaz patronu demirören zamanı o dört portekizli yıldızı türkiye'ye getirdi ya; hah işte o benim kuru fasülye yapmaya başladığım günlere tekabül eder.

  • dakikası bile önemli olan adamların dakikalarca sözlükte entry yazarak kutladığı nefis gelişme.

    edit: @2 was here (başıma kalmış nefis başlıktır, buraya reklam alınır)

  • haris:

    avukat. köşkün ikinci adamı. adem tarafından hiç sevilmemesine rağmen bir türlü kovulamıyor. gerekirse tecavüz edilmeye bile razı. mahdum tarafından kaçırıldığında sürekli ağzı bağlanıyor. adem'i öldüren kişidir.

    isim kökeni: insanın en nefret ettiği ama bir türlü kurtulamadığı o şey, (bkz: hırs). cennetin eski bekçisi. şeytan'ın ilk ismi.
    -
    nergiz:

    psikolog. kendini beğenmiş. aslan burcu. zengin avcısı. resimleri çok sever, sanatın güzellikle alakalı olduğunu düşünüyor olsa gerek. hipnoz terapisini baloncuk çıkararak yapıyor.

    isim kökeni: narsisizm kişilik bozukluğuna ismini veren, güzeller güzeli bir avcı. kendine yakından bakayım derken suya düşüp boğulduğu söylenir.
    -
    mahdum:

    1 sayısını sevmeyen, 2 takıntısı olan, kökenlerine aşırı bağlı, her türlü kötülüğü yapmaya müsait kişi. tam adem'i öldürecekken, kibir yani nergiz tarafından öldürülür.

    isim kökeni: oğul. 1'lik inancı olan tevhidin yerine eş koşmayı, 2'liliği vesvese eden iblisin oğlu.
    -
    hızır:

    herhangi bir felakette direkt gelen, adem'in de dikkatini çeken, kendisiyle tıpatıp benzer bir kız kardeşe sahip olan acil tıp teknikeri.

    isim kökeni: birçok dinde yer etmiş, bir kadın olarak da tasvir edilen ilahi kişilik.
    -
    ilyas:

    konuşmayan, konuştuğundaysa ağır laflar eden ve susmak bilmeyen acil tıp teknikeri. şok cihazını kullanmaya pek heveslidir.

    isim kökeni: ölüleri diriltme yetkisi verilen peygamber. dünyada hızır ile buluştuğu gün kutlama yapılır. (bkz: hıdırellez)
    -
    özetle, göndermeleri bayağı beğendim. zekice. izleyiniz fakat öyle kahkaha atmayı falan beklemeyiniz.