hesabın var mı? giriş yap

  • biz içinden çıkamadık.
    https://vimeo.com/m/108033111

    ankara optimum alışveriş merkezinin ilerisindeki hayvan pazarına gittik. pazarın girişinde koyun satan birilerini gördük. durduk. biz bakarken en az 30 kişilik bir grup ellerinde sopalarla gelip bizim baktığımız koyunların sahiplerine tehditler savurmaya başladı. 30 dakika içinde burayı terkedin falan diye bağırıp cağırırken, sopalı grubun içinden bir ergen, kendi grubundan birine vurmaya başladı.

    bunun üzerine sopayı yiyen yelekli adam iyice sinirlendi ve çitlere saldırmaya başladı. bunun üzerine zaten işinin baltalandığını düşündüğü için sinirli olan grup sağa sola vurup saldırmaya başladı.

    tabi bu sırada en az 10 kadar hayvan çitlerin altında kalarak öldü veya yaralandı.

    biz sinirli grubun dağılmasını bekledikten sonra dağılan hayvanların toplanmasına yardım ettik ve içlerinden seçtiklerimizi tanesi 320tl varan inanılmaz fiyatlarla satın aldık.

    pazarda 3 gün yer almak için 4000tl ödenmesi gerekiyormuş ve tehdit edilen yetiştiriciler o parayı karşılayacak durumları olmadığı için bayram sabahı pazarın yakınında bir yerde konuşlanarak satış yapıyormuş. satışları iyi olmayan kişiler gelip sinirini bunlardan çıkarmış.

    dayak yedikleri için biz kendilerine sempati duymuştuk ama şimdi düşünüyorum, galiba haksız olan para ödemeden satış yapmaya çalışanlar. öte yandan, parayı vermek dayak hakkını veriyor mu? en önemlisi, o alanın etrafında olması gereken zabıta neredeydi? devlet düzenini kursa ve onlara satış yaptırmasa bunların hiç biri yaşanmayacaktı. dedim ya, içinden çıkamadım.

    videoyu izleyenlerle hemfikir olduğumuz şey, ortadoğu ülkesi olduğumuz.

  • en büyük angarya çok konuşup boş konuşmak aslında. otur defalarca buluş, gez toz konuş konuş konuş... sonuç: ne öğrendin? ne anlattın kardeşim? anladın mı senden hoşlanıyor mu? yok anlamadın. sordun mu? yok sormadın. merak ettiğin neyi öğrendin? hiçbirşeyi. aferin sana, ne yaptın o kadar buluşmada peki? şekil* yaptın. bir aferin daha sana o zaman.

    oltalı cümleler, üstü kapalı cevaplar... yorucu. gerek yok.

  • doğukan tam atar yapıp "tarlam mahsül verdiğinde, ben onları paylaşacak mıyım peki?" diye sinirli sinirli söylendikten sonra "tabi paylaşacam" diyerek yarmıştır.

    edit: ilgili kısmın videosu da gerekli mecralarda yayınlanmış. özellikle 00:45-00:50 ve 01:20-01:30 arası fena :)

    edit2: link yenileme.

  • ilkokulda, okulu teröristler bassa ben de hepsini öldürsem; kahraman olsam.
    ortaokulda, ingilizce öğretmeni bana aşık olsa keşke.

  • 16 yaşında lise öğrencisi. kurban eti dağıtıyordu. 16 yaşındaydı, oğlumun yaşında. içim ezildi. nasıl bir nefret sizinkisi. çocuktu lan o. çocuk. kurban eti dağıtıyordu. kurban olduğum...

  • harun banko arkadaşımın az önce beni ettiği tehdit.
    "saat farkı da var, sana yarım saat süre." diye de ekledi ayrıca.

    kanko çok da şey yapmamak lazım.

  • kokeni orta asya ya dayanan turk irkinin, yuzyillar boyunca basindan gecen her turlu dini, fiziki ve cografi degisiklige ragmen farkindan bile olmadan halen gerceklestirdikleri, turklerin ilk kabul ettigi din olan samanizm den gelen adetler butunu.

    orn:
    - uzun ugraslar sonucu sahip olunan cocuklara "sati" ya da "satilmis" ismini vermek samanizm den gelmektedir.

    soyle ki: samanizm e gore her iyinin bir kotusu olma durumu* yuzunden her yeni bebek dogan eve ayni zamanlarda olum de ziyarete gelirmis, ve zayif gordugu cocuklari beraberinde gotururmus. bu inanca gore yeni dogan cocuklari olumun pencesinden korumanin en guvenilir yolu cocugu gecici bir sure icin komsulara ya da tanidiklara vermektir. bebek baskalarina verildikten birkac hafta sonra olumun ziyaret edip gittigi farzedilir ve cocuk komsu ya da tanidiklardan sembolik bir hediye karsiligi geri satin alinir. olay itibariyle belli bir sure de olsa satilip geri alinan bu bebeklere "sati" ya da "satilmis" ismi konur.

    gunumuzde her ne kadar aktivitenin kendisi yapilmasa da konulan isim samanizm gelenekleriyle aynidir.