hesabın var mı? giriş yap

  • alıcı yorumu : tavsiye etmiyorum fazla özensiz ürün defoluydu ve sanki konfeksiyondan yeni çıkmış gibi heryerinde iplikler vardı
    satıcı cevabı : tedavi ol arkadasım istersen halisinasyon goruyosun.

    alıcı yorumu : large large die mesaj atmama sizinde evet large var demenize ragmen neden medium?gerisi perfect ama bunun kargosuyla mı ugrascam?
    satıcı cevabı : arkadasım urun sana tam oldu sende bılıyosun.kalıbı genıs urun ondan m yolladım.eger large versem içinde kaybolurdunuz

  • oğlunun otomobil kullanırken levent yüksel dinlemesine sinirlenen baba kasedi alıp camdan aşağı fırlatır ve olaylar gelişir.

    -noldu baba?
    -böyle ibneleri dinlemeyin ulan!(o arada bülent ersoy'un kasedini teybe yerleştirir)
    -??!
    -işte böyle ibneleri dinleyin!
    -2 x ??!

  • aşağıdaki diyalogda, telefon surata kapatılmadan az önce söylenmiş tümcedir:

    - iyi akşamlar hanımefendi, istanbul hyatt otelinin telefonunun alabilir miyim lütfen?
    - istanbul'da 194 adet hayat oteli var efendim, hangisi?
    - hayat değil hyatt, kodlayayım mı?
    - hayır gerek yok, semt söyleyin?
    - emin değilim, harbiye galiba...
    - harbiyede yok.... çatt!
    ...
    - iyi akşamlar hanımefendi, ben az önce istanbul hyatt'ın telefonunu sormuştum, kodlayayım otelin adını daha kolay olur..
    - istanbul'da hayat oteli mi? hangi semte hanfendi? (hırgh)
    - otelin adını kodlasam ben, öyle hayat değil çünkü...
    - nasıl hayat peki? çatt!
    ...
    - hanfendi, istanbul hyatt'ın telefonunu verir misiniz?
    - hanfendi nasıl bulcaz iki yüz tane otel var diyorum ya!
    - kodlayayım: hakkari'nin h'si, yozgat'ın y'si, ankara'nın a'sı;
    çaykovski nin t si.
    - çatt!

  • batı roma imparatorluğu 'nun, kavimler göçü neticesinde topraklarına saldıran barbar kavimler tarafından yıkılması ile başlayan süreçtir. (476) ortaçağ 'a damgasını vuran yönetim biçimidir. istanbul'un fethi (1453) ile sona erdiği kabul edilen bu süreç "karanlık çağ" olarak da adlandırılan yaklaşık bin yıllık bir dönemi kapsamaktadır.

    kavimler göçü sebebiyle oluşan otorite boşluğu yüzünden genel bir karmaşa ve güvensizlik ortamı oluştuğu için insanlar kendilerine koruyucu olarak bir senyör tayin etmek zorunda kalmışlardır. büyük toprak parçalarına hükmeden senyör, kendi tebaasını surlarla çevrilmiş kentlerin içinde yönetmiştir.

    zayıflayan devlet idarelerinde kral tek başına topyekün bir ülkeyi yöneten mutlak irade olmaktan çıkmış ve senyörlerin senyörü haline gelmiştir. kendi toprak parçalarını yöneten senyörlerin bölgelerine karışma yetkisi bulunmayan kral, ancak kendi dukalığındaki kent halkının yaşamına doğrudan müdahale imkanına sahiptir. yine de bir savaş durumu söz konusu olduğunda ve tüm senyörlerin üstünde karar verme yetkisi kendisindedir. kralın bu mevkisi eşitler arasında birinci olarak nitelenir. (bkz: primus inter pares)

    derebeylik rejimi olarak da adlandırılan bu dönemde din fazlası ile ön plana çıkmış ve kilise gücünün doruğuna ulaşmıştır. kilise ülkeler üzerinde büyük bir hakimiyet sağlamış ve avrupa halklarının yaşamına doğrudan müdahale etmiştir. ilkçağ 'da hakim olan akılcı ve dinamik felsefe bilimi sekteye uğramış, düşünce özgürlüğü yok olmuş ve skolastik yani durağan ve yasakçı düşünce egemen olmuştur. kilise engizisyon adı verilen mahkemeler kurarak her türlü yenilikçi düşünceyi daha filizlenmeden mahkum etmiştir. kilisenin dayattığı ve kutsal olduğu öne sürülen dogmaları referans alan bu mahkemeler binlerce insanı haksız yere yakılmak sureti ile idama mahkum etmiştir.

    senyör ve vassal (senyörden küçük ve ona bağlı soylular), rahipler, serfler'in (toprak sahibi olmayıp onu işleyenler) toplumsal katmanları oluşturduğu bu düzende zamanla ticaretin gelişmesi ile yeni bir sınıf ortaya çıkmıştır. burjuva adı verilen bu sınıf ticaretten edindiği artı değer ile siyasal ve ekonomik alanda söz sahibi olmaya başlayacaktır. burjuva sınıfı sahip olduğu güçle bilimin ve sanatın gelişmesine katkıda bulunmuş ve rönesans denen aydınlanma döneminin başlangıcına sebep olmuştur. (bkz: medici)

  • tam anlamıyla oksijen israfı. bir kibritle bir binayı yakmayı başarabilmiş bir mal.

    ateşin üstüne kağıt, karton falan atıp söndürmeye çalışıyor bi de. adam o kadar salak ki koca japonya'nın iq seviyesini tek başına 2-3 puan aşağı çekiyordur rahat.

  • tamamen din ve türklük üzerinedir. bir de şöyle bir durum var. bunlar çanakkale zaferini 23 nisan sanıyorlar galiba. zira çanakkale zaferi 18 mart tarihinde kutlandı. hadi ülkeyi geri bıraktınız siz de geriden geliyorsunuz. ne de olsa gericisiniz.

  • belki defalarca yazılmıştır fakat tekrar hatırlatmakta fayda var. en azından ben hep şu demeciyle hatırlayacağım kendisini.

    bir röportaj esnasında kendisine, en basit hazırlık maçında bile neden bu kadar çok koştuğunu, son ana kadar terlediğini soruyorlar.

    verdiği yanıt: ben fakir bir balıkçının oğluyum. babam bir kaç balık için bütün gününü harcardı. benim kazandığım paranın çok daha azı için insanlar çok ağır işlerde ve çok ağır şartlarda çalışıyor. ben 90 dakika koşmuşum çok mu?

    bu adamı en net özetleyen cümlesi budur arkadaş. helal olsun aldığın her kuruş. özleyeceğiz sarı reyiz.

  • yunanistan'dan dönen edirne savcısı fatih aslan'ın arabasını arayan gümrük muhafaza memuru için açılan davada istenen ceza. sebebi de hakimler ve savcılar kanunu'nun 88. maddesi uyarınca savcı ve hakimlerin aranmasının yasak olması. oysa gümrük mevzuatına göre gümrük kapılarında istisnasız her araç aranır. savcı, memur hakkında soruşturma açtırdı. soruşturmayı açan başka bir savcı 2 kez takipsizlik kararı verdi. ama savcı fatih aslan'ın itirazları sonucu üçüncü başvuruda memur hakkında dava açıldı.

    bugün davanın ilk duruşması görüldü. gümrük memurunu edirne baro başkanı dahil 3 avukat savundu. trakya gümrük başmüdürlüğü üst yetkilileri memura destek amacıyla tam kadro mahkemeye geldi. mahkeme nisan ayına ertelendi.

    sonuç olarak devletin iki farklı kanununun birbiriyle çakışması yüzünden ihale memura kaldı. savcı, olayı saçma bir şekilde onur meselesi haline getirip dava üstüne dava açtı. bu dava sonunda memur, istenen 1 yıllık cezayı alırsa o günden sonra sınır kapılarında memur olanlar araçları aramazsa haklıdır.