hesabın var mı? giriş yap

  • bazen sonuçları düşünülenden çok farklı olabilen görüşme.
    çok rahat ve beklentisiz olunca, özgüveni fazla ve iş bitirici bir görüntün mü oluyor nedir bilmiyorum ama şu anki iş için görüşmeye geldiğimde hali hazırda başka bir yerle anlaşmak üzereydim. ve çok rahattım.
    ben değil de sanki onlar giriyordu görüşmeye. ‘’iş beni tatmin eder mi, parası iyi mi, çalışma saatleri insani mi’’ gibi kıvırmadan ve net sorular sordum. sonra pazarlık başlayınca, kusura bakmayın ben bu paraya çalışamam dedim, çıktım.
    ardından defalarca aradılar ve beni ikna ettiler. parası anlaştığım diğer yere denk getirilince ve artı olarak evime yürüme mesafesinde olunca hayır demek aptallık olacaktı.
    ve işe başladıktan sonra bana söylenen ‘’rahatlığım ve mantıklı sorular sormam’’ sebebiyle tercih edildiğimdi.
    ben de ‘’kimin kimi tercih ettiğini tartışılır’’diyerek kovulma yolundaki ilk salaklığımı yaptım. ama şaka yaptığımı sanarak güldüler. ‘’bir de espri yeteneği iyi, ehiehihi’’ diye söylenerek gittiler.
    deliler.

  • gitmeyin lan adamın üstüne adam her erkeğin isteyeceği şeyi delikanlı gibi söylemiş. sunucular olur mu öyle şey falan diyorlar aydemir abimiz "o da razıysa" diye ifadesini tamamlıyor.

    pedofili falan diyenler olmuş ama pedofili başka bir şey arkadaşlar. böyle şeylere pedofili derseniz bu kavramı meşrulaştırmış olursunuz.

    20 yaşında kızla evlenmek isteyen adama kadın düşkünü denir, zampara denir, kırkından sonra azanı teneşir paklar denir ama pedofil denmez. pedofili çok başka bi durumdur ve insanlık suçudur amk. olayları birbirine karıştırmayın.

  • ege (5) çay bahçesinde sandalyesinde otururken bir yandan da bacaklarının arasını tutmaktadır...

    romica: oğlum çişin mi geldi?
    ege: hayır, çişim gelse sağa sola sallanırım böyle.
    romica: eee, neden pipini tutuyorsun o zaman?
    ege: aşağıya bastırmaya çalışıyorum beni dinlemiyor!
    babası: çadır mı kurdu pipin oğlum?
    ege: saçmalama, burası orman mı, senin kulağın kamp yapıyor mu?

  • aslında 50 karakter lobisi olmasaydı "ülkedeki tüm genç erkeklerin saçlarını diktiği sancılı dönem" olacaktı. bahsedilen ülke de tabii ki türkiye olacaktı. umarım yine de aynı anlamı verebilmişimdir.

    evet efendim öncelikle allah kahretsin böyle dönemi, yerin dibine batsın. olm nasıl bir şeydi lan o? bu ülke üzerinde oynanan en büyük oyundu lan bu dönem. ilk kim dikti saçını da sonra kim görüp saçını diken ilk kişiye "git lan yıka su saçlarını sığır siki" demek yerine "oha lan süpeeeer ohaaa ben de yapcam" deyip de devamını getirdi? ayrıca herkesin birbirini çaldırdığı karanlık çağ ile aynı zamanda olması işin kaotikliğini daha da artırmıştı.

    cidden kaotik bir dönem hiçbir şey belli değil. ilk hatırladığım dik saçlı ricky martin'di sanırım. ancak işte o ricky martin adam yakışıklı bir sürü makyözü, stilisti falan var bir şekilde yakışıyordu. ancak eminim o da bilmiyordur bu saç dikişiyle kendisinden binlerce kilometre ötedeki bir ülkedeki tüm genç erkekleri esir alacak bir iş yaptığını.

    bak bu ülkeyi ne beckham, ne ilhan mansız ne de ümit davala böyle bir döneme sokabildi saç şekliyle ama o saç dikme ah o saç dikme. ulan ben de dahil olmak üzere 13-28 yaş arası neredeyse tüm erkekler hipnotize olmuş gibi yaklaşık 4-5 yıl boyunca kirpi gibi dolaştı lan bu ülkede insafsız ricky! saçımızın üstünü dikmemiz yetmedi arkasını diktik. neden yaptın bunu bize? lan o dönem berberler sormuyordu bile "abi nasıl yapalım?" diye. "sadece üst mü yoksa hem üst hem arka mı dikilcek abi?" diye soruyordu.

    o dönemdeki dünya çapında jöle tüketimi grafiği falan çıkarılsa türkiye anasını sikmiştir yani net. her sabah bir avuç vıcık vıcık jöleyle o saçlarımı dikişim, kendimi ricky martin gibi hissedişim, sonra sokağa çıkınca yüzlerce aynı tip erkek görüşüm, buna rağmen hala harika olduğumu düşünmem falan offf allahım ne zor günlerdi. anadan, babadan, öğretmenden yemediğimiz laf kalmazdı ama işte büyülenmişti olm koca bir gençlik vazgeçemedik, yapamadık.

    çok şükür ki nasıl olduysa oldu 5 sene içinde hiçbirimiz ricky martin olmadığımızı anladık elimizde artık jöleden anası sikilmiş saçlarımızla birlikte. eğer şu ahir ömrüm akp döneminin bittiğini görmeye yeterse inanın bu dönemin bitmesi kadar sevindirmeyecek beni. sonrasında işte dediğim gibi beckham, ilhan mansız, ümit davala v.s. tarzı saç modelleri denendi bu ülkenin gençleri üzerinde ama hiçbiri o saç dikme dönemi kadar uzun ve milyonları peşinden koşturan cinsten olmadı, olamadı.

    bu kaotik dönemi bir şekilde atlatabilmiş şanslı insanlar şu günlerde bile muhabbetlerde o dönemin muhabbeti açıldığında sessizleşiriz, gözlerimiz dolar, yaşanan acılar, dramlar film şeridi gibi gözümüzün önünden geçer ve fazla konuşmadan konuyu kapatmayı tercih ederiz.

    hala yolda, belde nadir de olsa bir dik saçlı gördüğümde aklıma gelir o dönem. "yazık aslında su saç dikme belasından kurtulabilse doktor, mühendis, avukat olacak adamdı aah ah zalım ricky" diye içlenirim.

  • iş yerinde su kesintisi sebebiyle dehidrasyona uğramış want2die ve alchoburn kişileri, odalarına gelen altılı pakette suyu iki dakika geçmeden tüketir. içeri giren şirket patronu:

    - su gönderdim n'aptınız onu?
    - içtik a. bey
    - adam onları yanlış getirmiş geri istiyor? kız girse dul çıkar lan bu odadan, yuh lan.

  • --- spoiler ---

    putin'de yaptığı hatanın farkında köpek gibi pişman da geri adım atamıyor artık
    --- spoiler ---

    sayın kremlin sarayı yetkilileri, aranızda ekşi sözlük yazarı bir köstebek var. araştırmanızı öneririm.

  • türkiye'ye gelmesi halinde şahsıma cine 5 decoderi aldırtacak dünyanın en iyi savunmacısı.