hesabın var mı? giriş yap

  • facebook'taki ölümcül ikili. bir kişinin profilinde bu 2 bilgi varsa başka bir şeye bakmaya gerek yok. hele de bu yazı büyüklü küçüklü harf ile yazılmışsa olay yerini terk etmek en mantıklı davranış olacaktır.

  • çok faydalı bir başlık.
    1-koltuk takımı, orta sehpa, yemek masası, konsol, yatak, gardırop yani aklınıza gelecek tüm mobilyalarda köşeli değil yuvarlak kenarlı modelleri tercih edin. ev içinde ufak tefek çarpmalarda yaralanma ihtimaliniz azalır. özellikle evinize ara ara küçük çocuklar gelecekse ya da çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız keskin kenarlı mobilyalar büyük sıkıntı yaratıyor.
    2-özellikle salon için seçilen mobilyalarda ürünlerin yere yapışık değil ayaklı olanları genellikle daha kullanışlı. hem ortam daha ferah görünüyor hem de elektrik süpürgesi ile her şeyin altı kolayca temizleniyor.
    3-halıları kenarları saçaklı olanlardan tercih etmeyin. hem kolay kirleniyor hem dağınık bir görüntü oluşturuyor.
    4-beyaz eşya konusunda genel düşüncem eğer evde 10 yıl gibi bir süre yaşayacaksanız daha iyi markalara ve bütçenin el verdiği en iyi modellere yönelmek. ancak kısa vadede taşınma gibi olasılıklar varsa mümkün olduğunca ortalama fiyatlar-optimum iş görecek ürünler seçmek.
    bu entry gelecekte yapmayı umduğum değişiklikler için kendime de not olsun.

  • sarkis çerkezoğlu'nun, metis'in siyahbeyaz serisinden çıkan "hatırlıyorum" adlı kitapta anlattığı enfes hikaye. yakın tarihin özeti bir nevi:

    üç arkadaş var. bu üç arkadaş bir yaz günü yaya olarak yolculuk yapmak zorunda kalıyorlar. biri türk, biri kürt, diğeri de ermeni. ama ermeni olan aynı zamanda papaz. sıcak, bir süre sonra yolda susuyorlar. etrafta su yok. bağların olgun zamanı. "iki salkım üzüm yiyelim de ağzımız ıslansın," diye bir bağa giriyorlar. bağın sahibi bir türk ama onu görememişler. "kaç paraysa veririz," diyerek yemeye başlamışlar. bu sırada bağın sahibi gelmiş. bakmış üç kişi üzümünü yiyor. fena bozulmuş ama üç kişiyle de başa çıkamayacağını düşünmüş. birine bakmış, kıyafetinden ermeni ve papaz olduğu belli. diğerine bakmış, konuşmasından kürt olduğunu anlamış. üçüncüsü de türk.
    dönmüş ermeni'ye, "bak bu adam türk, yesin malımı. benim kanımdandır. helali hoş olsun. bu da kürt'tür ama din kardeşimdir. sen niye yiyorsun benim üzümümü?" demiş. bu laf, üzerlerine sorumluluk yüklenmeyen türk ve kürt'ün hoşuna gitmiş. adam, papazı bir güzel dövmüş. kıpırdayacak hal bırakmamış, yere uzatmış. bağ sahibi biraz sonra kürt'e dönmüş. "müslüman'sın da niye sahipsiz bağa giriyorsun. bu adam benim kanımdan yediyse afiyet olsun, çünkü o türk'tür. kardeşimdir," diyerek bir güzel onu da dövmüş ve yere uzatmış. bu durum türk'ün hoşuna gitmiş. biraz sonra türk'e dönmüş ve "tamam anladık türk'sün, aynı kandanız, aynı dindeniz ama sahibi olmadan başkasının bağına girilir mi?" diyerek türk'e de vurmaya başlamış. türk yumrukla yere yuvarlanınca kürt'e dönmüş ve "biz," demiş "papazı dövdürmeyecektik".

  • denediğim ve enteresan bir sonuç aldığım eylem.

    akşam trafiğinde şehir içi yolda beni arkadan takip eden bir araç uzunları yaktığı için neredeyse 20 dakika boyunca yansımadan dolayı hiçbir şey göremez hale gelmiştim. sağa çekip geçmesini bekledim. geçtikten hemen sonra arkasına takılıp bu defa da uzunları ben yaktım. 1 dakika bile geçmeden pencereden el kol hareketi çekmeye başlamıştı.

    coğrafyamıza özel olan "ben yaparım ama sen yapamazsın" düşüncesinin en güzel örneklerinden biriydi bu.

  • sinan özendir. daha bu yaşıma kadar "ben sinan özen'e uyuz oluyorum." diyen bir şahısa denk gelmedim. ki düşün pepe'yi bile yakalasa sinirinden skecek adamlar var bu ülkede.

  • ulusal kurtuluş mücadelemizin başladığı gün olarak kabul edilir.
    her köşesi emperyalist sömürgeci güçler tarafından işgal edilmiş olan osmanlı imparatorluğu'nun en parlak, en cesur ve yüreği bagımsız bir cumhuriyet özlemiyle yanan en aklı başında subayı olan mustafa kemal atatürk'ün, kendisi gibi düşünen aydın bir grup arkadaşı ile mücadele ateşini yakmak için bandırma vapuruna binip istanbul'dan yola çıkıp birçok engelleme teşebbüsüne rağmen sağ salim samsun'a ayak bastığı gündür.
    milli bayramımızdır.
    atatürk'ün " benim doğum günüm" dediği gündür.

  • çocukların karnı acıkmış, oyun oynamak istemişler. ne vardı biraz müsade etselerdi de kadını yeseydiler.