hesabın var mı? giriş yap

  • bunun erkek çocuklarına giydirilmesi yasaklanmalıdır, duygusal travmalara yıllarca kanayan yaralara neden olur. annemin her sabah zorla giydirdiği ve çorabın belinden tutup ayaklarım yerden kesilene kadar yukarı çektiği o zalim sahneyi unutmaya çalışırken alkolik oldum ben.

  • oy utanmasını sevdiğim, kazada kafası patlayıp beyni camdan dışarı fırlayınca daha da güzelleşecek canısış.

  • türkiye'de nesli tükenmiş bir canlı türü.
    bu kadar iddiaların olduğu ortamda 1 tane cumhuriyet savcısı ortaya çıkmıyorsa nesli tükenmiş demektir.

  • süper lan. milli takıma 1 yıl önce elimizdekini verip şimdi milli takımdan geçen senekinin küçüğünü alıyoruz. nasreddin hocanın kazan hikayesi gibi. seneye kazan ölür biz de rahatlarız.

  • "corgim var, biraz sesli ama sevimli hayvanlar. geceleri tutturdu mu havlıyorlar da ama bir insanı uyandırma ihtimalleri pek az."

    benim sese uyanma eşiğim seni ilgilendirmez, psikolojik tedavi gören bir insan mesela bir kez uyandı mı geriuyumayabilir ve toparlaması haftalarını alabilir. senin sahte köpek sevgin yüzünden eziyet çekmek zorunda değil.

    hasta olan var, bebeği olan var, sadece sessiz uyumak isteyen var. ayrıca o hayvanları 4 duvar hapisaneye kapatınca elinize ne geçiyor anlamıyorum.

    bir de hayvan düşmanı pislik deniyor. apartman ortak yaşam alanıdır arkadaşım. müstakil evinde istersen 100 tane köpek sok evine.

    bir de devam ediyor bak ne yazmış:

    "ben de bunu öğrendiğimden beri sabah yürüyüşlerinde köpeğimin dışkılarını poşete koyup bunun paspasına atıyorum."

    ne acayip insanlarsınız. ben gece havlama duymak istemiyorum, nasıl kendi çocuğumu sıklıkla uyarıp sustuyorsam sen de köpeğini ya susturursun ya da yapamıyorsan taşınırsın müstakil eve.

    not: evcil hayvansız günüm geçmedi bu hayatta, müstakil evde yaşıyorum.

  • valla ümit hocam. eskiden seni sever ve büyük saygı duyardım. şimdi giderek küçülüyorsun gözümde.

    çıktın adamın birine "bu fetöcü" dedin. ispatla dediler banane devlet bulsun dedin. şimdi imamoğlu bana terbiyesizlik yaptı ama banane söylemem diyorsun.

    valla iyice "ben presidınt presidıntım. ankara beni bulsun" diyen adama döndün. yakında senin faturalar da çıkar ortaya. hayırlısı olsun...

  • yıllar önce bir sosyal medya proğramından mesaj geldi, bir hanımefendi, profil fotoğrafında da kuş vardı, tanıştık filan derken işten fırsat buldukça cevap verdim ara ara yazıştık dertleştik, konuşmaları çok samimi içten geliyordu bana fakat çokta dertli biriydi. bu arada benim hesabım açık ve içinde bir iki tane resmim vardı.

    sürekli hayatın zorluklarından adaletsizliğinden şanssızlığından filan bahsetti, aradan zaman geçince bir gün dayanamayıp ekledim ama isteğimi kabul etmedi, ısrar ettim bir kaç aydır konuştuğum insanı görmek istiyorum diye,

    yine kabul etmedi, belli ki bir şeylerden çekiniyor, kabul etmediği için bende yazmayı kestim.

    bir süre sonra dökülmeye başladı,

    ben çirkin bir kızım, resmimi görürsen benimle konuşmazsın vb.. olur mu öyle şey filan derken ısrarıma dayanamayıp gönderdi, yanlış anlaşılmasın gören çoğu erkeğin sohbet edeceğini bile sanmıyorum ama muhabbeti çok kaliteli, esprili biriydi.

    bir gün konu yine güzelliğe gelince, nasıl biriyle evlenmek istersin diye sordum,

    dış görünüşe önem vermiyorum yeter ki beni sevsin nasıl olursa olsun razıyım gibi şeyler yazmıştı.

    aynı soruyu bana sorunca o an nereden aklıma geldi bilmiyorum ama "bende kendim gibi engelli biriyle evlenmek istiyorum" diye yalan söyledim.

    nasıl yani ? ne engeli ? hiç bahsetmedin bana?

    lafı kıvırdım, söylemek istemedim gibisinden, kısa zaman sonra kızın tavırları davranışları aşırı değişmeye başladı, derken irtibatı tümden kopardı.

    tanım: bu dünyada her şey insanlar için, sabah işe yürüyerek gidersin akşam tekerlekli sandalyede dönersin, çirkin olabilirsiniz ama kalpleriniz engelli olmasın.

    edit: geçende bir entry görmüştüm, dış görünüşe önem vermiyorum diyenlerin çoğu instagram'dan ekleyip hoşuna gitmeyince muhabbeti kesiyormuş.

  • burak yılmaz'ın haklı olduğu olayın görüntüleri. bu halk otobüsü, minibüs ve taksi şoförleri hiç yol, yordam bilmiyor. diğer şoförlerin haklarını tamamen gasp ediyorlar.

    hemen ünlü ve zengin biri diye burak yılmaz'ın haksız bulunması doğru değil.

    yahu bu kadar insan neden bu otobüs, taksi, minibüs şoförleri ile kavga ediyor sizce ? emekçidir, şudur, budur diye hep toplu taşıma şoförleri haklı bulunuyor. ama bunlarla kavga eden herkes mi haksız arkadaş ? herkes haksız da bir tek bu toplu taşıma şoförleri mi haklı ?

    bir de kocaman beyzbol sopası gibi sopa çekiyor. burak üzerine gelse vuracak kafasına muhtemelen. o sopa ile darbe yemenin ölüme sebebiyet verebileceğini hesap etmiyor şehir eşkiyası. burak sadece uyarıyor oysa, babam yaşında adamsın diyor. ama şoför maganda diğer toplu taşıma şoförlerinin çoğu gibi.

    bu olayda da burak önce uyarıyor. şoför tehdite devam edince, her insan gibi burak da sinirleniyor. hoş olmayan bir durum ama oluyor işte.