hesabın var mı? giriş yap

  • bu kardeşimizin cyborgvari davranışları beni ilk başta çok güldürdü fakat gerçekten distopik bir havası var videoların. sanki hiç eğlenmiyormuş ya da içinden gelmiyormuş da sırf kodlarında o yazdığı için pikniğe gidiyor, dolanıyor gibi gözüküyor.

    -haydi ts212 biraz şurada ağacın altında oturalım..
    (oturma eylemi...)
    -evet, oturduk. şimdi şurada biraz güneşe bakalım.
    -baktık. şimdi biraz şu tarafa yürüyelim.
    -yürüdük...

    bi de bu formatta suç işlense çok komik olur gibi geldi bana.

    -evet arkadaşlar şimdi cinayet işleyecem.
    -hasmımızı bulduk, şimdi biraz bıçaklıyım.
    -evet, bıçakladık. şimdi torbaya koyup gizli bi yere atalım.
    -attık, şimdi eve gidelim.
    -gidemedik, polis yakaladı. şimdi biraz hapse girelim.
    -girdik, biraz volta atalım...
    -attık.

  • öncelikle sardinyalılar casu marzu peynirini sabah akşam tüketmiyorlar. ab yasalarınca illegal kabul edilen, kusma ve diyare gibi yan etkileri olan peynir genelde özel günlerde hatta düğünlerde tüketiliyor. pecorino peyniri içindeki peynir sineği lavraları ölmüşse peynir kesinlikle yenilmiyor. bir de sanıldığı gibi lavralar canlı canlı yenilmiyor genellikle ekmeğe sürülür ya da pane crasau adlı gözlemenin arasına konulurken kurtlar peynirin içinde ezilerek öldürülüyor. bir de sardinya dışında fransa'ya ait olmakla birlikte italyan kültürü ve dil özelliklerinin egemen olduğu korsika'da da üretiliyor.

  • sakin havalarda, su buharıyla dolmuş havanın, suyun donmasını gerektiren bir ısıyla karşılaşmasıyla meydana gelir. bu da nemli ve sıcak olan havanın ya soğuk bir hava akımıyla soğuması ya da gece soğuğuna maruz kalmış olan toprağın etkisi sonucu olur.

    şehirlerde hava kirliliğinin etkisiyle daha kolay oluşur.

  • yaş 12 orta ikideyim ilk kez bir kıza çıkma teklif etmiştim 13 şubat 1995 sinem kabul etti, ben de gittim 14 şubat sevgililer günü için ona bir günlük aldım ama öyle böyle değil: pembe, her sayfasında kalp dolu, anahtar ve kilidi var, günlük misler gibi kokuyor sanki parfüm sıkmışım gibi neyse janti bir hediye ambalajı da yaptırdım.

    ertesi gün geldi çattı sevgililer günü sinem'e koştum, verdim hediyesini döndü bana " bunu alamam, ben senden ayrıldım. " dedi.

    çocuğum tabi üzüldüm, ağladım ağlayacağım durumu anca kabullendim.

    bari dedim hediyeyi al, kız onu da almadı. yaş 37 oldu şimdi tebessüm ederek anımsadım bu anımı.

    ancak, o dönem teoman seven adamı müslüm'e evirecekti bu olay.

  • şirinlerin o tehlikeli ormanda, gargamel peşlerindeyken, şirine kimseye vermezken yine de "laa laa lalallaa" diye gezebilmelerini sağlayan şey.. off bi de şirinler minik ya, ye ye bitmez..

  • insanlar hakkinda ortada hic bir sey yokken dedikodular cikartip, sonrasinda da "herkesin kendi ozel hayati" demek hangi seviyede gerizekalilik oluyor kim bilir.

  • 77 bölüm olmuş. bir sürü entry girilmiş. mecnun'un hırkasıyla ilgili bir detayı ilk defa fark ettim geçen gün. hırkanın düğmeleri solda. yani, kadın reyonundan alınmış. bu da böyle gereksiz bir bilgi, işte.

  • ülkenin melihçi misin, eraycı mısın şeklinde ikiye bölünmesi. şimdi şöyle bir geçmişe bakıyorum, yıl m.ö 40 civarı. batı-doğu hun diye bölünmüştü türkler. o günden sonra en büyük bölünmedir türk tarihindeki. belki bir batı hunlu, doğu hunlu'yu severdi ama, bir eraycı asla bir melihçi'yi sevmezdi. eğer bugünlerde bu kadar ayrıştırysak, aha sebebi bi iki elemandır. çok yaşlandım lan :/

  • alışılagelmişin dışında bir yöntemdir.

    talebeyim, bir hastanın tansiyonunu ölçtüm, biraz yüksekti. hocaya durumu anlattım, tuz verelim dedi. “ama hocam” diyecek oldum, tuz ver oğlum benden daha mı iyi bileceksin dedi.
    hemşireler bir kaşık tuz yalattı. 10 dakika sonra bir daha ölçtüm. hocam tansiyon daha yükselmiş dedim. bir daha tuz verelim dedi. ama hocam bütün kitaplarda diyecek oldum, en iyi ben bilirim bu işi dedi ve hastaya tekrar tuz verildi. hasta kıpkırmızı oldu, artık hastanın gözlerine bakamıyorum bile ama dayanamadım bir daha ölçtüm tansiyonu. tansiyon tavan. .
    hocam hasta gidiyor dedim. artık eminim tansiyon ilacı verecek ya da en azından tuz vermeyecek. hayır bu benim yöntemim dedi. dünyada ilk kez ben uyguluyorum. daha çok tuz verin. gözlerime inanamadım. ama yine tuz verdiler. hastanın bilinci gitti, acilen bir şeyler yapmak lazımdı..