hesabın var mı? giriş yap

  • çomarlar tarafından desteklenen şahıstır.

    türkiye'deki polislere çiçek veren gezicilere bile "törörik" diyen kompleksli aşağılık insanlar, başka ülkenin polisine karşı alenen kuvvet kullanıldığında ezik ezik sevinip, "gavur döven müslüm" nakaratları dizmektedirler.

    çünkü çomarların ilkesel bakışı yoktur dünyaya; kendileriyle aynı kampta gördüklerine her türlü şiddet eylemini hak görmektedirler.

  • tibetin dini lideri. oldukten sonra yeni bir bedende tekrar dogduguna inanilir, bu sayede dünyadan hiç yok olmami$tir. en son ve onücüncü dalai lama lhamo thondup'dur. küçükken kendisine kundun adi da takilmi$tir.

  • bu atm'ler öyle cihazlar ki pin kodunu tersten girince polisi çağırdığı gibi iki ters bi düz girilince de bir dansöz ve saz heyeti çağırıyor.. bunu çok nadir kişi bildiği için aramızda kalsın..

  • pazartesi gel başla lan.

    edit: kapı çaldı, gelmiş. "abi adını adresini çözdüm geldim, boşuna pazartesiyi beklemeyeyim" dedi.

  • tıp tarih boyunca insanlık hayatında en önemli ve üzerinde en çok çalışılan koulardan biri olmuştur. günümüzde gelinen nokta ise akla hayale zor sığdırılacak bir bilgi birikimi ve teknoloji yardımıyla hemen her konuda gelişmiş ve sürekli gelişmekte olan bir bilim dalı. bu kadar büyük bir disiplin doğaldır ki alt departmanlara ayrılmıştır. pediatri, iç hastalıkları, onkoloji gibi disiplinler barındıran tıbbın en ilgi çekici bölümlerinden biri de kuşkusuz cerrahidir. peki günümüzde yüz naklinin bile yapılabildiği bu alanın tarih öncesi devirlerdeki ilk uygulamaları nelerdir?

    neolitik devirde ortaya çıkan büyülü cerrahi operasyon trepanasyon tarih öncesi çağların en ilgi çekici cerrahi yöntemi belki de. neolitik dönemde insanın taşları işlemeye ve günlük hayatında kullanmaya başlaması cerrahi aletlerin de yapımına yol açtı. tarih öncesi tıbbi teorilerden sonuncusu olan büyücülük tıbbına göre kabilenin lideri aynı zamanda din temsilcisi, büyücü ve doktor idi. kabile lideri tarafından gerçekleştirilen trepanasyon da bu dönemde ortaya çıktı.
    peki trepanasyon nedir? ne amaçla ve nasıl uygulanıyordu?
    eğer bir insanın içine kötü ruh kaçtıysa, bu insan doğa güçleri tarafından cezalandırılmış kötü bir insan kabul ediliyordu. aynı şekilde eğer bir insanın kronik bir hastalığı varsa içinde kötü ruh vardır ve acilen bu kötü ruhun çıkarılması gerektiği düşünülüyordu. bu kişilerin kafatasına işlenmiş cerrahi taşlarla bir delik açılıyor, kötü ruhun açılan deliği kullanarak uzaklaşması bekleniyordu. sizin de tahmin edebileceğiniz gibi trepanasyon uygulanan hastaların büyük bir çoğunluğu yaşamını yitiriyordu. kurtulan birkaç insan ise ömür boyu felçli kalıyor ya da epilepsi oluyorlardı. bu kadar çok hastadan birkaç kişinin kurtulması sıradan bir olay değildi tabii. bu cerrahi operasyonun tabanında dinsel inanç bulunduğundan, trepanasyondan kurtulan felçli insanlar da kutsal insanlar olarak kabul edilmişler, kitleler arkasında saf tutmuş hatta bu kutsal insanlar için tapınaklar bile yapmışlardı.
    sadece neolitik dönemde değil, birçok uygarlıkta da görülmüştür trepanasyon. örneğin; köleliğin başladığı babillerde cerrah kralın kölesi ve trepanasyondan sorumlu kişiydi.

    trepenasyon binlerce yıl sürdü. m.ö. 460-377 yılları arasında yaşamış hipocrates aslında epilepsinin kutsal bir hastalık olmadığını, aksine tehlikeli bir operasyon olan trepanasyonun sonucu olduğunu açıkladı. daha sonra tıbbın ilerlemesiyle popülaritesini yitiren bu cerrahi uygulama ilginç bir yöntem olarak tarihte yerini almış gibi görünse de günümüzde beyni etkileyen kafa yaralanmalarını tedavi etmekte hala kullanılıyor.

  • bi keresinde biriyle tanışmıştım sabun işi yapıyordu çok acaip bi herifti...

  • vay arkadaş adını nasıl koydun bunun. alkışlıyorum. ben hayatta tarif edemezdim. uzun zamandır yaşamadım bu hissi ama ne zaman yaşasam hem hoşuma gider hem de korkarım. sanki ruhum bedenime sığmıyor gibi olur. kendimi bi bok sanarım.

  • tam iran islam devrimi’nde kendilerine özgürlük getireceğine inanan mollaları destekleyen solcu kafası vol.2021.

    edit: devamını biliyoruz zaten.