hesabın var mı? giriş yap

  • kastedilen oyunu sevmekle beraber izlemeyi ve ziklemeyi bırakmaksa, sihirli bir değnek değmesiyle aşağıdaki mevzularda idrak güncellemesidir.

    - 22 baldırı çıplağın peşinden koştuğu topun fakirlik, gerilik, yokluk gibi gerçek dertleri unutturmaktan başka hiç bir zike yaramaması

    - bi zike yaramayan bu işe harcanan zirilyonların ilime, irfana, kültüre, edebiyata harcanabilecek olması

    - o zirilyonları alınca neresine sokacağını bilemeyen topçuların yaptığı çok da ufak olmayan şımarıklıklardan gelen tiksinme hissi

    - o topçuların üzerinden ün ve para kazanmaya çalışan bir takım hatunlar

    - bu topçuları ve hatunları zorla gözümüzün içine içine sokan medya

    - hepi topu bir top tepiklemekten ibaret bir oyunu, izlemeyi bırak tartışmak için harcanan zamanda kuantum mekaniğinin anlaşılabilecek olması

    - futbol tartışırken çıkan hır gür, düşen seviye

    - stadlarda hiç olmayan seviye

    - medyada futbol tartışmak üzerine kariyer yapan heriflerin tırışkalığı

    - böyle heriflere "hocam hocam" deyip çanak tutup ego şişiren daha da tırışka sunucu zevat

    - kulüp yöneticisi kimselerin iğrençliği

    - futbol üzerinden çıkar sağlamaya çalışan politikacıların iğrençliği

    - her nedense mor-yeşil renklere gönül verenlerin her nedense eflatun-sarı renklere gönül verenleri öldürmek istemesi ve dahi ara sıra bunu gerçekleştirmesi

    - şike

  • -padişahların tılsımlı gömlekleri

    -pek çoğumuz tılsımlı gömleği hakan muhafız dizisiyle öğrendik. giyenlere ölümsüzlük ve süper güç sağlayan bir gömlek. aslında bizim geçmişimizde gerçekten kullanılan tılsımlı gömlekler var. özellikle osmanlı padişahlarını düşmandan, hastalıklardan ve çeşitli büyülerden korumak için tılsımlı gömlekler yapılmıştır. bu gömleklerin üzerine çeşitli semboller, dualar, şifreli harfler sayılar yazılırdı. padişah bu gömleği giyince kendisine adeta manevi bir kalkan oluştururdu.

    -tılsımlı gömlekler aslında muskanın değişik bir uygulamasıdır. sonuçta muska da çeşitli amaçlar için kâğıt, kumaş, deri üzerine bazı şeylerin yazılmasıdır. muska yaparken amaç muskadan medet ummak değildir. tılsımlı gömlekte de amaç, allah’ın yardımını yanında hissetmektir.

    -tılsımlı gömleği ilk kimin kullandığıyla ilgili kesin bilgi olmamakla beraber şaman ayinlerinde bunun izleri görülebilir. şamanın ayin sırasında giydiği kıyafetler üzerine yerleştirdiği çeşitli semboller ve işaretler onun manevi yolculuğunda yardımcılarıydı. benzer bir şekilde üzerinde buda resmi işlenmiş, uzakdoğu menşei bir gömlek olması, farklı kültürlerde benzer uygulamaların olduğunu göstermektedir. dede korkut hikayelerinde de kurşun ya da kılıç işlemeyen, görünmezlik veren gömleklerden bahsedilmektedir. hatta bizans’ta da bu tarz gömleklerin olduğu, osmanlılar’a da bizans’tan bu kültürün geçtiği söylenmektedir.

    -ilk hangi padişah bu tılsımlı gömleklerden giymiştir tam olarak bilemiyoruz. ancak eldeki örneklere baktığımızda en eski gömleğin 1477 tarihli cem sultan’a ait olduğunu söyleyebiliriz. bir de yedinci yüzyıldan kalma veysel karani’ye ait olduğu düşünülen gömlek var. bu gömleğin üzerinde de çeşitli yazılar bulunuyor.

    -tılsımlı gömlek nasıl hazırlanırdı?
    saray müneccim başı sultanın doğum tarihine göre bir eşref saat belirler. belirlenen bu saatte gömleğin yapımına başlanır. gömleğin hazırlanma amacına göre üzerinde kullanılacak harflere ve sayılara ebced hesabı kullanılarak karar verilir. daha sonra ayetler ve dualar belirlenirdi. bu süreç planlı bir şekilde yürütülürdü. çünkü her ayet ve duanın amacı birbirinden farklıydı.

    -gömleğin amacına ve hazırlanma zamanına göre dualar seçilirdi. tılsımlı gömlekler üzerinde en çok kullanılan sureler fetih, ihlas, felak, nas sureleridir.

    -gömlek hazırlanırken her aşamaya uygun görülen, hesaplanan zamanda başlanırdı. bu yüzden bir gömleğin tamamlanması üç-dört yıl sürerdi.

    -gömleklerin üzerinde çokça hz.süleyman’ın mührü, hz.ali’nin kılıcı zülfikar sembolleri kullanılmıştır. bazı gömleklere peygamberin ayak izi, sandaleti, kabe resmi de işlenmiştir. gömleklerin üzerindeki öğelerin çoğu hurufilik denilen akımdan esinlenilmiştir. hurufilik akımı özellikle mevlevi ve bektaşi tarikatları içinde etkili olmuştur. gömleklerin tılsımını yapanlarda bu tarikatların şeyhleri, dedeleri veya dervişleri olmuştur.

    -tılsımlı gömlek örnekleri
    tılsımlı gömleklerden topkapı sarayı’nda 87 tane bulunmaktadır. bu gömleklerden 13 tanesinin kime ait olduğu biliniyor. diğerlerinin kim için hazırlandığına dair bilgi bulunmamaktadır. 6 gömleğin hiç giyilmediği, 2 tanesinin kesin olarak giyildiği biliniyor. diğerleriyle ilgili kesin konuşmak oldukça güç. 14. yüzyıldan 19.yüzyılla kadar farklı yıllarda yapılmış gömlekler bulunmaktadır. ancak çoğunluğu 16.yüzyıla aittir.

    -ııı. murat manisa’da sancakbeyi iken iki kız ve iki oğlu olmuştu. iki oğlundan en küçük olanı vefat edince annesi nurbanu sultan ııı.murat için bir tılsımlı gömlek hazırlatmıştır. gömleğin hazırlanma amacı tekrardan erkek çocuk sahibi olmasıdır. gömleğin ön tarafında hz. ali’nin kılıcı zülfikar resmedilmiş ve kur’an’dan ihlas suresi tekrarlı bir şekilde yazılmıştır. zülfikar’ın savaşlarda galibiyet isteği, ihlas suresi ise dileklerinin kabul edilmesi amacıyla seçilmiştir.

    -cem sultan’ın tılsımlı gömleği ise dört yılda hazırlanmıştır. 30 mart 1477 tarihinde güneş koç burcundayken başlanan gömlek 29 mart 1480 tarihinde güneş koç burcundayken bitirilmiştir. cem sultan’ın gömleğinde şans getireceğine inanılan ayetler, bu ayetlerin sayısal hesaplamaları olan rakamlar, hz.süleyman’ın mührü ve dört büyük meleğin adı yazmaktadır.

    -tılsımlı gömleklerin çoğu padişahlar için yapılmıştır. ancak aziz mahmut hüdai ve mevlana türbelerinde de bu gömleklerden bulunmaktadır. ayrıca ıı.mustafa’nın veziri hasan paşa’nın, merzifonlu kara mustafa paşa’nın da tılsımlı gömlekleri vardı.

    entry daha iyi görmek için video
    tarih ve genel kültür içerikli videolar hazırlıyorum. amacım güzel vakit geçirirken bir şeyler öğrenmek/öğretmek. youtube kanalıma bakmak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

    kaynakça
    • cafer erdal, türk kültüründe büyüler (konya örneği).
    • fatih aytekin, topkapı sarayı koleksiyonlarındaki şifalı gömleklerin şifrelerinin değerlendirilmesi ve yeni bir tasarım.
    • ege gökçe demir, embodyıng belıefs through desıgn: ottoman talısmanıc shırts.
    • şükran üneş, osmanlı padişahlarının kullandığı tılsımlı gömleklerdeki görsel unsurların grafik tasarım açısından incelenmesi ve serigrafi baskı tekniği ile uygulamaları.

  • eğer biri benle konuşurken ismimi hatırlayamadığı fikrine kapılırsam (fazlasıyla güzelim, canım, cicim vs. derse), ismimi cümle içinde kullanıyorum. "sonra ben de kendime dedim ki, bak keyfekeder bu işte yanlışsın kızım." "alemin derdi ben olmuşum: keyfekeder aşşa keyfekeder yukarı." biçiminde. karşı taraf ilk cümlesinde ismimi kullanmaya başlayınca da, aptal aptal sırıtıyorum. iyilik yapıp denize atıyorum, kimse bilmiyor ama olsun. bugün yatayım yarın koşabilirim, inanıyorum.

  • romica yaklaşık 10 bölüm lost izledikten sonra, sabaha karşı ilay (4) yatak odasına gelir. romica dizi-rüya-kabus karışımının etkisinden sıyrılamaz...

    ilay: anne susadım...
    romica: hayır susamadın...
    ilay: ?? yoo gerçekten susadım...
    romica: kızım susadıysan çantandan şişeni çıkar, suyunu iç!
    ilay: ne çantası, şişe falan yok! mutfaktan su getirir misin?
    romica: kızım bak, offf, seni kullanarak beni mutfağa çekmeye çalışıyorlar, aslında susamadın, sana susadığını düşündürtüyorlar, anladın mı? şimdi yerine yat!
    ilay: anne... ben gerçekten susadım...
    romica: offf ilay, tamam mutfağa gideceğim ama sen beni burada bekle, tamam mı?
    ilay: tamam.

    romica: al iç bakalım suyunu.
    ilay: tuzak mıymış?
    romica: hayır, izlediğim filmin etkisiyle rüya görmüşüm...
    ilay: anne bak * birincisi canavar bir şey yoktur, ikincisi tuzak bir şey yoktur, üçüncüsü kötü bir şey filmlerde olur, korkulmaz tamam mı?
    romica: tamam.
    ilay: ve bundan sonra sana tost izlemeyi yasaklattırıyorum, seni saçmalaştırıyor!

  • aslında rezalet tarihi 10 temmuz. bana gelen cavabı şimdi gördüm ama başlığın dikkat çekmesi için bu şekilde açtım.

    şimdi olayın başlangıç noktası burada;
    (bkz: #68859272)

    okumaya üşenenler için çok kısa bir özet geçeyim, urfada tenis oynayacağız gençlik ve spor merkezinde. üyeliğimiz var rezervasyon var gittik tam korta gireceğiz tesis müdürü geliyor bizi spor yaparken su içtiğimiz için saygısızlıkla suçluyor. ramazan ayında olduğumuzu belirtiyor git gide sesi yükseliyor ve bizi tesisten dışarı attırıyor.

    ben bu olay üzerine bimere yazdım. metin eksiksiz şu şekilde;

    bugün bir aydır abonesi olduğum karaköprü gençlik ve spor merkezine tenis oynamak için bir arkadaşımla birlikte gittim. öncelikle gidip her zamanki gibi saat 17.30 için rezervasyon yaptırdım. rezervasyon saatine doğru korta gittik. tam korta girecekken tesis müdürü mustafa bey yanımıza geldi ve elimizde su olduğunu, bunun bir saygısızlık olduğunu söyledi. yaklaşık 10 dakika boyunca bir diyaloğumuz oldu. bize orasının bir spor merkezi olmadığını, gençlik merkezi olduğunu, ramazan ayında belirli yazılı kuralları olduğunu, su içerek spor yapamayacağımızı söyledi ve bizi saygısızlıkla suçladı. ramazan ayında tesiste kuran okunduğundan, oruç tutulduğundan bahsetti. kendisine islamın hoşgörü dini olduğunu, yıllarca oruç tuttuğumu ve oruç tutmayanlara hiçbir zaman bu gözle bakmadığımı söyledim. bir saygısızlığımızın olmadığını, spor yaparken çok sıvı kaybettiğimizi, su içme zorunluluğumuzu kibar bir dille belirttim. kendisi git gide artan ses tonuyla bizi saygısızlıkla suçlamaya devam etti ve en sonunda saatin 17.30 olduğunu, tesisin kapalı olduğunu (içeride çocuklar langırt ve masa tenisi oynuyordu) söyleyerek güvenlik eşliğinde bizi dışarı attı. tesisin 21.00 a kadar kurs ve etkinlik için kullanıldığını biliyorum. ki bu güne kadar hep 17.30-18.30 saatlerinde tenis oynadık.

    ben 27 yaşında bir beden eğitimi öğretmeni olarak tesis müdürü mustafa kırıkçı adına çok üzüldüm. ilinde öğretmenlik yapan ve boş vaktini spor yaparak geçirmek isteyen bizlere karşı gerçekten kırıcı bir üslubu vardı. bizi oruç tutmamakla dahi suçlamaya kalktı. insanların dini görüşlerinin bir spor merkezinde tartışılır hale gelmesi gerçekten bana acı veriyor.

    tesisin çalışma saatleri internette 08.00-21.00 olarak gözüküyor. abonesi olmama ve kort için daha önceden yer ayırtmama rağmen mustafa kırıkçı tarafından tesisten atıldık. yanımızda su ile geldiğimiz için oldu bunlar.

    ilginiz için teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim. tesis bilgileri be çalışma saatlerinin olduğu ekran görüntüsü ektedir.

    bunu ben gençlik ve spor bakanlığına yönlendirdim. bana cevap veren kurum ise şanlıurfa gençlik ve spor il merkezi. bu sıkıntının ilk ayağı. ben zaten gençlik ve spor merkezini şikayet ediyorum bana cevap il merkezinden geliyor.tarafıma gelen içler acısı cevap eksiksiz bu şekilde;

    `gençlik merkezi gençlerin sosyal, kültürel, topluma aktif vatandaşlar olarak katılmalarını sağlayan ve gençleri zararlı alışkanlıklardan korumaya yönelik çalışmaları yürüten kurumlardır. bu nedenle ramazan ayının ruhuna uygun, daha hassas davranılması gerektiği ve söz konusu olayın da ramazan ayının ruhuna uygun olmaması nedeniyle gençlik merkezi müdürü tarafından nezaket kuralları çerçevesinde uyarıda bulunulmuştur. tesislerimiz hizmete açık olup belirtilen saatlerde kullanabilirsiniz. bilgilerinize.`

    bakın resmen bize bağıran ve dışarı attıran müdürü savunuyorlar. nezaket kuralları çerçevesinde uyarıda bulunmuştur diyorlar. adam bize bağırdı ve dışarı attırdı. bu cevap resmen benimle dalga geçmektir.

    şimdi az önce yine bir metin yazdım. olayı anlattım verilen cevabın trajikomik olduğunu belirttim ve yolladım.

    buraya kadar sıkılmadan okuyan dostlarıma çok teşekkür ediyorum. sizden isteğim bu başlığın altına olumlu olumsuz birşeyler yazmanız güncel tutmanız. bu sayede belki bir avukat suser bana ulaşacak ve haklarımı bana anlatacak. belki olay medyaya taşınacak. sözlüğün gücünün malum herkes farkında. koru hastanesi rezaleti tüm ülkeyi salladı sayemizde.

    bu insanlarla bu şekilde başa çıkabiliriz. ben iki senedir orada öğretmenim. belki de bu adamın çocuğuna eğitim vermeye çalışıyorum. onun gelişimine bir şeyler katmak için gece gündüz çabalıyorum. ama devletin sözde en ilgili şikayet kurumu benimle alay edercesine bir cevap yazıyor.

    destek veren herkese çok teşekkür ederim şimdiden. lütfen başlığı güncel tutun buna gerçekten ihtiyacım var. bu yobaz düşüncenin değişmesi için elimizden geleni yapalım. iyi geceler.

    edit: destek için teşekkür ediyorum. mesajların hepsine cevap vereceğim. rezaletin başlangıç tarihi 15 haziran. bunu zaten entry başında olayın başlangıçı diye belirttim link bile verdim. gözünden kaçan birçok yazar olmuş olmalı ki 10 temmuz 14 temmuz neyin ramazanı diyenler olmuş. bimerin bana geri dönüş yapması 10 temmuz, benim bunu farketmem ise bugün 14 temmuz. rezalet başlığı 10 temmuz olmalıydı evet ama ben dikkat çekebilmek adına binerin cevabını farkettiğim tarihi baz aldım.

    bu açıklamayı yapma gereği duymamıştım anlaşılır diye. çünkü çok basit olarak anlattım olayın başlangıcı için bakınız verdim. birçok destek mesajı var hepinize çok teşekkür ediyorum.

  • bir örnekle ele alalım konuyu. diyelim ki birisi size nüfuzunu kullanarak sizin ya da çocuklarınızın ya da bir yakınınızın haksız kazanç elde ettiğini söylüyor. yetinmiyor elindeki gücü kullanarak evinize baskın yapıp, hayatın olağan akışına aykırı miktarda parayı evinizdeki 7 kasanın ve ayakkabı kutularının içinde buluyor. bunun üzerine size bu paraları haksız yollardan elde ettin, rüşvet aldın, vs. diyor.

    yapmanız gereken nedir? elbette ki bu paranın kaynağını açıklamak, belgeleriyle ortaya koymaktır. mesela o para ev satışından mı geldi? ev nerededir, ne zaman, kime satılmıştır, bunun karşılığında kaç para alınmıştır, bu para neden bankada değil de evde durmaktadır bunların belgelerini ortaya koyarsın iddia çöker. türkiye’de ev alım satımları takas usulü yapılmıyor, 1.200 milyon gibi bir para elden verilmiyor. genelde bu işler için bankalar kullanılıyor. para hareketleri, evin emsal değeri, tapu, ipotek gibi kayıtlar tutuluyor. eğer sen yasalara uygun bir ev satışı yapmış ve parayı yine yasalara uygun yollar üzerinden temin etmişsen bu iftirayı (!) 2 saat içinde çökertirsin.

    peki durum böyle değilse? o zaman alnımız ak başımız dik! diye sağda solda böğürürsün ki sesinin tellerini seveyim ben.