hesabın var mı? giriş yap

  • eskişehir akp milletvekili harun karaca'nın müthiş başarılı oğlu alihan karacan'a nasip olandır. sadece 1 ayda thk içinde hızla yükselerek hem de en yüksek gelire sahip eskişehir thk şubesine başkan olmuştur.

    babalar ne evlatlar yetiştiriyor be, 26 yaşında adam başarıdan başarıya koşuyor. siz yeteneği olmayanlar ise işsiz kalırsınız tabi.

    https://www.google.com/…de-baskan-oldu-5929485/amp/

  • çok değil 20-25 yıl sonra bu yeni doğan bebekler büyüyüp bir de onlar çocuk yaptığında işte o zaman durumun vehameti ortaya çıkacak. türk halkı, türkiye'de azınlık olacağı günleri görecek.

    edit: bazı arkadaşlar diyor ki “bu veriler istatistiksel olarak hiçbir anlam ifade etmez.” açın o zaman kaç milyon suriyeli bu ülkede var ve doğurganlık hızına bakın.

    2018 yılında gerçekleştirilen türkiye nüfus ve sağlık araştırması (tnsa-2018) verileri

    doğurganlık hızı: 5.3, sene 2018.

    görsel

    görsel

    siz oturduğunuz rezidanslardan nasıl çoğaldıklarını göremezsiniz. biraz arka mahallelere inerek bu grafiklerin kat ve kat üstünde olduğunu kendi gözlerinizle göreceksiniz.

    edit 2: bir de böyle yazanlar var:

    görsel

    tercih sizin. sen öyle diyorsan öyle olsun.
    ama ben hiç ammar el bekir isminde bir türk görmedim. yine de sen bilirsin.

    edit 3: faşist olduk aq.

  • ilber ortaylı'nın belirttiği ilginç ayrıntıdır.

    ayasofya gibi narin ve köklü geçmişe sahip olan tarihi yapılarda rutubet, buharlaşan ter, gürültü ve yoğun insan nefesinin fresk ve mozaiklere ciddi zarar verdiğini ilber ortaylı şu örnekleri vererek açıklamış:

    --- spoiler ---

    ayasofya’nın ikinci katı suret-i katiyede ne ziyaret edilebilir ne oraya adım atılabilir. oraya adım atacak kişiler, mimari tarihçiler, restoratör, usta ve mühendislerdir. zira buradaki fresklerin korunması çok zordur, nefes en büyük düşmanlarıdır. yoğun insan nefesi bu eserleri mahveder. bize inanmayanlar kremlin müze ve kiliselerini zaman zaman, hatta bazılarını uzun yıllar kapatan rus uzmanlara sorsunlar. onlar gereken bilgileri verecekleridir. aynı durum göreme kiliseleri için ve osmanlı’nın 500 yıllık klasik eserleri için de geçerlidir.

    benzer kurumlardan küçük ayasofya dediğimiz bakhos kilisesi daha evvel restore edildi bugün camidir (küçük ayasofya camii). aynı şekilde kariye manastırı’nın tamiri bitti. pantokrator manastırı yani zeyrek camii bitmedi. bunların rastgele, kontrolsüz bir şekilde umuma açıldığı görülüyor. medyaya düşen fotoğraflarda gerekli ihtimamın gösterilmediği, cami cemaatinin kafasına göre düzenlemeler yaptığı görülüyor.

    bu gibi tarihi eserlerde muhakkak kontrolün, çakılacak bir çivinin dahi anıtlar kurulu ve kültür bakanlığı’nın iznine tabi olması gerekir. en mühim mesele, yurtdışında floransa’da, en meşhur uffizi galerisi, bazı kiliseler (santa croce, orsanmichele gibi) artık kontenjanla ziyaretçi alıyorlar, herkes öyle bilet alıp giremiyor. bunların başında az önce bahsettiğimiz brunelleschi’nin duomo’su (katedral) var, yanında baptisterium var.

    acaba bizim müzelerimiz topkapı başta olmak üzere, ne diye kontenjanla ziyaretçi almıyor? hele ayasofya’nın kontrolsüz bir kitleyi kaldırması mümkün değil. devlet kontrolünde belirli sayıda insanın caminin içinde olması gerekir, aksi halde yıllarca süren restorasyonların getirisi çöpe gider. tüm bu meseleler yeni baştan düşünülmeli ve kamuoyu ile paylaşılmalı.

    --- spoiler ---

    yazının tamamı burada