hesabın var mı? giriş yap

  • geleceğini çaldınız, gençlere ve çocuklara yenileceksiniz

    ve bundan sonraki yolunu desteklemesem de ince'nin bu konuşmasındaki ahlara yenileceksiniz. üzerinizde milyonların ahı var!

    2. entry'i giren trol, osman öcalani trtye çıkaranları da yazsa ya!

  • arda'nın olası bir "tamam lan ver" cevabı sonrası muhtemelen messi'nin, sol elinin işaret ve orta parmağının arasına baş parmağını sokarak "al sana forma" diyeceği önermedir.

  • an itibariyle yaşanmıştır.

    - canım üstünde ne renk gömlek var? (telefonda)
    - hu huuuuu fantaziye gel...
    - ahahahayyyyy ne fantezisi be beyazları yıkıcam, beyaz giydiysen akşamı bekliyim..
    - mavi. mavi giydim ben.

  • aynı besin desteğini başka bir yerden daha ucuza alınca "ama eczane malı başka olur, cart curt." diyen eczacıların birliği mi ?

  • bim'in şanına yakışan yılbaşı paketidir.

    içeriği:
    le cola
    dağhan sucuk
    teatone ica tea
    3 kg'lık dost yoğurt
    peripella çıkolata
    12'lik bili bili yumurta

  • polonya'nın torun şehrinde, zamanında kopernik'in de tırmanarak gökyüzüne baktığı kilisenin kulesine tırmanılır. kule o kadar yüksek ve basamaklar o kadar dardır ki normal bir insan 3-4 kere dinlenerek ancak çıkabilir. kulenin tepesine geldiğimizde duvarda bir yazı dikkatimizi çeker;

    "bacaklarım koptu aq, huzur islamda"

  • bu beraberlik ders olur umarım artık böyle 3.sınıf takımlara puan vermeyiz. biraz daha dikkat letonyam.

  • bordro inceliyorum, atıyorum 10 bin tl maaş alıyorsam bunun 4 bin tlsi vergiye gidiyor. vergi karşılığında ne alıyorum bir bakalım.

    sağlık ? - özel sağlık sigortam var onu kullanıyorum hastaneye gittiğimde. çapraz bağlarım koptuğu için devlette ameliyat olacaktım yıllar önce, bana dediler ki 6 ay sonraya randevu verebiliyoruz seni en erken 6 ay sonra arayıp randevu vereceğiz. tek ayakla 6 ay yürüyemeyeceğim için özelde olmak zorunda kaldım. geçenlerde programda bir kadın vardı, her gün devlet hastanesine bakınmaya gidiyormuş. hiç bir şeyi olmamasına rağmen sürekli doktor doktor geziyormuş sırf can sıkıntısına. bu insanlara gidiyor sanırım sağlık harcamaları.

    eğitim ? burs almadım, devlet okulunda ilköğretim ve liseyi bitirdim. okulda bir şey olacağı zaman bizden para istiyorlardı zaten. şuan verilen vergilerin de eğitim bütçesine ne kadar etkisi var bilemiyorum.

    yol ? e bu adam yolları kendi parasıyla yabmıyor mu :d madem öyle niye yol yabdık diye reklam basıyor? köprü yapıyor havalimanı yapıyor ama ben ne bayburttaki havalimanını kullanıyorum ne de kütahyadakini. zaten yaptığı köprülere de geçiş ücreti alıyor. hem geçerken hem yaptırırken parasını ben ödüyorum vergimle.

    emniyet güçleri ? geçen günlerde bir tanıdık dolandırıldı, polise işimiz düştü, şu an çok yoğunuz uyuşturucu operasyonu yaptık siz gidin 2-3 hafta sonra gelin dediler. araya tanıdık polisler sokup tutanak tutturup şikayetçi olabildik. yani o kadar vergi veriyoruz ama tanıdığımız olmadığı zaman işimizi dahi hallettiremiyoruz.

    afet durumları? e bu afet durumlarında da devlet bizden para istiyor? verdiğimiz vergiler nereye gidiyor ki bu devlet her depremde selde yangında bizden para istiyor ?

    vakıflar? bu güne kadar hiç bir vakıfa kaydım yok, hiç bir vakıftan destek almadım ve yakınımdaki fakir tanıdıklarım da hiç bir dernekten vakıftan yardım alamıyor.

    diyanet? sokak başı 3 tane cami olmasına gerek yok. daha fazla cami yapınca daha fazla müslüman olmuyoruz. varolan camilerin yarısı bile dolmuyorken her yere cami doldurmak saçmalık.

    eğlence-etkinlik? yani gördüğümüz kadarıyla vergilerimiz bazı kişiler tarafından yavuz bingöl gibi miadı dolmuş sanatçıların televizyona çıkıp konser vermesine harcanıyor.

    yapılar, parklar? buna da bakacak olursak ne zaman bir devlet dairesine işim düşse bir bakıyorum sandalyeler 10 yıllık, duvarlar dökülüyor her yerde eski stil numaratörler masalar var. anlaşılan vergimiz buraya da gitmiyor.

    vatandaşlık hakları ? bakınca kimlik çıkartmak için ayrı vergi veriyoruz pasaport için ayrı ehliyet için ayrı. devlet bunlardan para alabilir pek tabii ama kart - defter basım ücreti ödenen toplam tutarın %10u iken devletin aldığı harç %90'ı. bu paralar nereye gidiyor?

    üretim bakınca ülkede üretilen bir şey de yok, elektrik faturasından trt payı alınıyor mesela. trt bizim en az 30 milyon hanenin elektrik faturasıyla dönüyor. doğudaki insanların elektrik faturası da batıdaki beyaz yakalılara ödettiriliyor.

    tüketim devlet sıfır üretimle arabayı yapan bmw'den mercedes'ten çok daha fazla para kazanıyor. 500 birim ödediğiniz bir arabanın 350'si devlete gidiyor. türkiyede üretilen bira, çay, buğday gibi ürünler yine türk vatandaşına vergi yükü verilerek yansıtılıyor. sorarım size, devlet elini suya sabuna sokmadan tüm bu üreticilerden çok daha fazla kazanıyorsa, devlet neden bunlarla uğraşsın?

    benim 88 liralık vergi borcumu 7 yıldır unutmayan devlet, limak-kolin-cengiz'in trilyonlarca lira vergi borcunu tek kalemde siliyor. bankaların covid için verdiği krediyi ise 1 ay ödemezsen kapına kağıt geliyor.

    velhasıl kelam ben verdiğimiz verginin doğru harcandığını bilsem bi nebze kabul edebilirim ama mevcut haliyle devlet artık vatandaşına bakamaz hale geldi. artık vatandaş devletine bakıyor. ülkeye alınan milyonlarca göçmene, vergi borcu silinen futbol kulüpleri ve inşaat firmalarına ayda 5-6 bin tl ile geçinmeye çalışan beyaz yakalı bakıyor.

    bizlerin çıkıp tek tek bağırması gerekiyor bu şekilde

    üzüldüğüm tek bir nokta var, bugün seçim olsa başa gelip bu vergileri azaltacağım diyen bir tane aday yok. bu düzenin değişeceğini söylüyorlar ama bahsettikleri düzen tek adam yönetimi. isterse 500 kişi yönetin abi, ben aldığım maaş ile birden çok şeye taksitsiz şekilde sahip olmak istiyorum. ben bu dünyaya 1 kere geldim ve köpek gibi çalışıp kazandığım parayı kullanabilmek istiyorum.

    lütfen bana konuyla ilgili iyi-kötü mesaj atmayın. herkes fikrini entry altına belirtebilir.

  • türk sineması bildiğim kadarıyla fransız ve hint sinemasıyla birlikte yabancı filmlere kıyasla yerli filmlerine daha çok seyirci çekebilen üç ülke sinemasından biri. tabi ki bu istatistik, bir başarı kıstası değil. bunu, aralarında birkaçı başarılı sayılabilecek pek çok komedi ve neredeyse hiçbiri başarılı sayılamayacak rezil korku filmlerimiz sayesinde sağlayabildik. 2000'lerin başında çoğu kaliteli her yıl 10'a yakın film çekilirken, bugün 100'ün üstünde ve büyük çoğunluğu kalitesiz filmler çekiyoruz. ancak aralarında göz kamaştıran bir sürü filmimiz de mevcut.
    2000'li yıllarda vizyona girmiş ve beğeni toplamış filmleri kendimce bu listede toparlamaya çalıştım. gözden kaçan filmleri siz de eklerseniz 2000 ve sonrası için sağlam bir türk sineması arşivi oluşturabiliriz.

    bu arada 2000 öncesi başlı başına bir derya deniz olması sebebiyle kendisine farklı bir liste yapılmasını hak ediyor.

    111) herkes kendi evinde (2001)
    110 ) mutluluk (2007)
    109) aile arasında (2017)
    108) arif v 216 (2018)
    107) karanlıktakiler (2009)
    106 ) genç pehlivanlar (2016)
    105) annemin şarkısı (2014)
    104) türev (2005)
    103) itiraf (2001)
    102) sofra sırları (2017)
    101) yahşi batı (2009)

    100) fakat müzeyyen bu derin bir tutku (2014)
    99) dedemin insanları (2011)
    98) kötü kedi şerafettin (2016)
    97) cenneti beklerken (2006)
    96) sıfır dediğimde (2007)
    95) eğreti gelin (2005)
    94) nokta (2008)
    93) hoşça kal güzin (2008)
    92) mustafa hakkında her şey (2003)
    91) filler ve çimen (2000)

    90) 11'e 10 kala (2009)
    89) mommo kız kardeşim (2009)
    88) labirent (2011)
    87) dabbe cin çarpması (2013)
    86) dağ 2 (2016)
    85) bizim için şampiyon (2018)
    84) yol ayrımı (2017)
    83) uzun hikaye (2012)
    82) gözetleme kulesi (2012)
    81) müslüm (2018)

    80) anlat istanbul (2005)
    79) ıssız adam (2008)
    78) ölümlü dünya (2018)
    77) albüm (2016)
    76) koca dünya (2016)
    75) rüzgarda salınan nilüfer (2016)
    74) gelecek uzun sürer (2011)
    73) yozgat blues (2013)
    72) sen aydınlatırsın geceyi (2013)
    71) pek yakında (2014)

    70) siccin 2 (2015)
    69) abluka (2015)
    68) kaybedenler kulübü (2011)
    67) ayla (2017)
    66) üç maymun (2008)
    65) barda (2007)
    64) hayat var (2008)
    63) tatil kitabı (2008)
    62) kara köpekler havlarken (2009)
    61) bornova bornova (2009)

    60) kız kardeşler (2016)
    59) iklimler (2006)
    58) küçük kıyamet (2006)
    57) sınav (2006)
    56) yazgı (2001)
    55) yazı tura (2004)
    54) babamın kanatları (2016)
    53) yeraltı (2012)
    52) köksüz (2013)
    51) ana yurdu (2015)

    50) neredesin firuze (2004)
    49) kelebekler (2018)
    48) büyük adam küçük aşk (2001)
    47) fasulye (2000)
    46) dar alanda kısa paslaşmalar (2000)
    45) beş vakit (2006)
    44) uzak ihtimal (2009)
    43) başka dilde aşk (2009)
    42) gölgeler ve suretler (2010)
    41) araf (2012)

    40) hokkabaz (2006)
    39) bizim büyük çaresizliğimiz (2011)
    38) musallat (2007)
    37) iki dil bir bavul (2008)
    36) kedi (2016)
    35) işe yarar bir şey (2017)
    34) yaşamın kıyısında (2007)
    33) ahlat ağacı (2018)
    32) g.o.r.a. (2004)
    31) kelebeğin rüyası (2013)

    30) babam ve oğlum (2005)
    29) kalandar soğuğu (2015)
    28) ekümenopolis ucu olmayan şehir (2011)
    27) inşaat (2003)
    26) bal (2010)
    25) vavien (2009)
    24) takva (2006)
    23) vizontele (2001)
    22) duvara karşı (2004)
    21) devrim arabaları (2008)

    20) organize işler (2005) komedi türünün göz bebeği. filmde geçen diyaloglar üzerine geyik yapmaktan bıkmayacağımız bir yılmaz erdoğan filmi.
    19) sarmaşık (2015) tolga karaçelik'in ikinci uzun metraj filmi. ilk filmi gişe memuru'nun ardından çıtayı çok fazla yükselttiği harika bir film. türk siyasi tarihi yaklaşık 100 dakikalık bir süre içerisinde anca bu kadar zekice anlatılabilirdi. bir gemide hapsolmuş birkaç erkeğin dünyasından müthiş bir türkiye özeti.
    18) 9 (2002) ümit ünal türk sinemasında kendince farklı işler çıkarmaya çalışan değerli bir yönetmendir. sıkıcı festival ve bayık komedi filmleri arasında sıkışıp kalan sinemamıza çektiği filmlerle rahat bir nefes aldırır. bu filmiyle de sinemamızda pek denk gelmediğimiz tek mekan çekimleriyle gerilimli ve rahatsız edici bir atmosfer yaratmayı başarmıştır. karşılıklı konuşmalar şeklinde ilerleyen film, seyirciyi hiç sıkmadığı gibi sonuna kadar da diken üstünde tutmayı çok iyi beceriyor.
    17) korkuyorum anne (2004) reha erdem'in kaç para kaç gibi bir şaheserden sonra çektiği başka bir şaheseri. kendini iyice sanata kaptırmadan önce hafften ana akım sinemasına da göz kırptığı harika bir film. bundan sonra çekeceği filmlerine de bir lafımız yok elbette ki.
    16) karpuz kabuğundan gemiler yapmak (2004) hiçbir sinema eğitimi almadığı halde bir sinema dehası olduğunu ispat eden rahmetli ahmet uluçay'ın tamamlayabildiği tek uzun metraj filmi. türk sinemasının nuovo cinema paradiso'su desek çok büyük laf etmiş olmayız eminim. bu arada üstadın şeytan kovma isimli dört dakikalık kısa filmini de izlemenizi tavsiye ederim. korku filmi çekme özürlü yeni yetme yönetmenler şu dört dakikalık filmden çok şey öğrenebilirler.
    15) çoğunluk (2010) seren yüce'nin ilk uzun metraj filmi. kürt açılımının fazlasıyla gündemde olduğu bir dönemde çekilmiş ve belki de dönemin de atmosferiyle ses getirmeyi başarmıştı. ancak yıllar geçse de filmin anlattıkları hiç eskimedi. bugün hala mertkan'lar bocalayıp durmakta, arada kalmışlıklar devam etmektedir.
    14) limonata (2015) sinemamızın eksik kaldığı türlerden biriydi yol sineması. bu türe ucundan girebilecek çok az filmimiz var. benim alıma ilk gelen sarı mersedes ve otobüs filmleri genelde. limonata ise her şeyiyle tam bir yol filmi. komik, merak uyandırıcı ve tadında dramatik. türün formülünü ali atay çok iyi yakalamış ve harika bir iş çıkarmış.
    13) sivas (2014) venedik film festivalinde jüri özel ödülünü kazanan kaan müjdeci'nin ilk uzun metraj filmi. erkek olmakla çocuk olmak arasında sıkışıp kalan aslan'ın ve kangal köpeğinin sert hikayesi. kadın cinayetleriyle yine gündeme oturan erkek şiddetinin nasıl temel atıldığı anca bu denli etkileyici anlatılabilirdi.
    12) beynelmilel (2006) yeşilçam'ın komik ve aynı zamanda hüzünlü filmlerine selam çakan müthiş bir dönem sineması örneği. her bir karakterine ayrı ayrı eğilen ve hiçbirini es geçmeyen sırrı süreyya önder'in izleyicisinin suratına tokat gibi çarpan filmi.
    11) kış uykusu (2014) göz bebeğimiz, medarı iftiharımız. nbc'nin uzun bekleyişinin nihayete erdiği hem yerel hem de evrensel bir başyapıt. yılmaz güney'in yol filminin ardından bizleri cannes film festivalinde ikinci kez gururlandıran kusursuza yakın bir film.

    10) nefes vatan sağolsun (2009) kürt açılımının gündemde olduğu bir dönemde 90'lı yıllara askerin gözünden bakmaya cesaret edebilen türk sinemasında başka bir örneğine uzun süre rast gelemeyeceğimiz harika bir film. askerlerin telefon görüşmeleriyle ağlatan, son çatışma sahnesiyle ağızları açık bırakan, çekimleri ve gerçekçiliğiyle göz dolduran bir levent semerci filmi. kendisi nerede, ne yapıyor bilmiyorum ama keşke nefes ve ayhan hanım dışında da başka filmler çekebilseydi.
    9) gönül yarası (2005) yavuz turgul'un zannımca son en iyi filmi. fazlasıyla dramatik olsa da bu etkileyicilikte bir aşk filmi uzun süredir türk sinemasında göremedik. üçüncü bir yolu arayıp duranların, bulsa da bu yola giremeyenlerin insanı kahreden hikayesi. filmde karakterlerin attığı her bir nutuk da ayrıca birbirinden değerlidir. özellikle nazım öğretmenin kızına "ben bütün bunları niye yaptım hala bilmiyorum" diyerek başladığı konuşma filmi tek başına omuzlamaya yeter de artar bile.
    8) bir zamanlar anadolu'da (2011) nbc'nin izleyen herkesi garip bir şekilde etkisi altına almayı başardığı muhteşem bir anadolu filmi. uçsuz bucaksız bozkır manzaralı yollarda ve mekanlarda sıkışıp kalan komiserin, askerin, doktorun, savcının, yani bizlerin hikayesi. üzerimize kan sıçradığı halde nasıl umursamaz hale geldiğimize anca bu kadar güzel şahit olabilirdik.
    7) pardon (2005) mert baykal ve ferhan şensoy'un çoktan efsaneleşmiş bir komedi klasiği. çoğu dosyaların arada kaybolup durduğu bir türkiye parodisi.
    6) itirazım var (2014) onur ünlü'nün başta küçük görülen fakat film bittiğinde ise vay be dedirten şaşırtıcı güzellikteki filmi. boks yapan, satranç oynayan, ebu zerr'den alıntılar yapan imam karakteriyle günümüz siyasi anlayışına da laf sokmaktan çekinmeyen, arka planda anlattığı hikayesinden de asla taviz vermeden ilerleyen muhteşem bir film.
    5) kader (2006) zeki demirkubuz'un yeraltı ile birlikte 2000'li yıllarda çektiği en iyi filmlerinden. artık bir türk sinaması klasiği olan masumiyet filminin yedi dakikalık tiradını anlatan rahatsız edici bir film. kapanmayan kapıların ve aşkından vazgeçemeyen takıntılı bir adamın hikayesi.
    4) tepenin ardı (2012) emin alper'in ilk ve şimdilik en iyi filmi. bir ilk için fazlasıyla olgun bir film. kendine düşman yaratmaktan bıkmayan insanların, kendi içlerine bakmaktansa tepenin ardını izlemeyi tercih edişlerinin hikayesi.
    3) hacivat ve karagöz neden öldürüldü (2006) dönem filmleri çekmek konusunda yeşilçam'dan beri sıkıntılar yaşayan türk sinemasına ezel akay'ın maharetli ellerinden bir armağan. islam'la yeni tanışmış türk halkının eski adetleri ve kabul ettikleri dinin getirdikleri arasında nasıl gidip geldikleri filmde çok güzel anlatılır. arka planına osmanlı'nın kuruluş dönemini ve hacivat ve karagöz gibi iki kült karakteri koyan, elini attığı her konudan alnının akıyla çıkmış modern bir şaheser.
    2) uzak (2002) nbc'nin benim için en özel filmi. bir zamanlar anadolu'da filminden itibaren çektiği filmler her anlamda daha oturaklı ve teknik anlamda başarılı olsa da uzak filminin yeri her daim ayrı olacaktır sinemaseverler için. hatta kendisine sorma imkanımız olsa muhtemelen o da en beğendiği filmi olarak uzak filmini seçerdi. çünkü sadelik anlamında masum kaldığı son filmi buydu. bundan sonra artık nbc, filmlerine her yerden finansal kaynak akan, tanınmış, ödüllü büyük ve popüler bir yönetmendi.
    1) sonbahar (2008) listemi özcan alper ile bitiriyorum. ilk ve şu an için en iyi filmiyle... içinde tek bir slogan geçmeden bu denli politik olabilen, izlediklerimizi dramatize etmeden bu kadar hüzünlü olabilen, her yerinden yaşam fışkıran artvin'in o muazzam manzarasında ölümü bu güzellikte şiirselleştirebilen kaç film var? “her daim düşleri peşinde koşan sabırsızlık zamanının güzel çocuklarına…”

    edit:

    korku filmlerinin vazgeçilmez konusu tarikat ve cemaat kültü üzerine yazılmış, korku janrının klişelerini başarılı şekilde kullanabilmiş uzun bir korku hikayesi.

  • parola yöneticisi uygulamaları kullanılarak aşılabilecek basit bir sorundur. (bkz: lastpass) gibi.

    sadece bu uygulamaya girerken kullanılan uzun bir şifre belirliyorsunuz. güvenlik için karmaşık olmasına (harf, sayı, diyez, ünlem, uçan at işareti vb.) gerek yok, uzun olsun yeter. 14-16 karakter iyidir. üstünü yapabilirseniz daha da iyidir de size kalmış artık. yazın saçma bi cümle gitsin. örnek şifre: teyzemkahvedeokeyoynarkensandalyedendustu
    gibi. uzun karmaşık olmayan, kısa karmaşık şifreden iyidir.

    neyse bunu tanımladık mı? uygulama sana istediğin kadar siteye sınırsız şifre üretme seçeneği sunuyor. şahsen ben hiçbir sitedeki hiçbir şifremi ezbere bilmiyorum. 2 dokunuşla bu uygulama benim yerime dolduruyor.

    ha diyeceksiniz ki “ulan gundi, bu uygulama telefondan giderse ne bok yiyecez?”. onun da çözümü var. bunun browserlara kurulan eklentisi de mevcut. oradan da gene tek şifre girerek her siteye şifrenizi otomatik doldurtursunuz.

    bitti gitti. ha şu var, “uygulama çöktü ne yapacaz?” o zaman sıçtın işte karşim. fakat bunlar ciddi para kazanan, işi tamamen bu olan uygulamalar. şahsen 2-3 yıldır kullanıyorum bir kere bile çökmedi. ha çökmez diye bir şey yok, o da bu rahatlığın riski işte.