hesabın var mı? giriş yap

  • ulan bana 500.000-tl verseler bir yılda harca deseler bitiremem amk, 4 saatte 500.000-tl'yi nasıl yer bir insan? ne aldın organ mı aldın naptın amk?

  • bu ev yanma hikayeleri de hiç böyle eğitimli, bürokrat, üst sınıf bir ailenin başına gelmez. ne hikmetse hep böyle hocalardan yardım isteyecek modellerin başına gelir.

    hocalara ihtiyacımız var adlı pr çalışması. sıkılmadınız yüz yıllardır masal hikaye peşinde gezmeye.

  • efsanevi roma tradisyonuna göre truva'dan kaçan aeneas'ın oğlu ascanius, italya'nın latium bölgesinde yer alan alba longa'yı kurduktan nesiller sonra alba longa kralı numitor'un kardeşi amulius abisini devirerek kral olur ve abisinin kızı rhea silvia'yı vesta rahibesi yapar ve böylece kendisini garanti altına aldığını düşünür.

    ancak rhea silvia, savaş tanrısı mars'tan remus ve romulus isimli ikizlere hamile kalır. daha sonra amulius, ikizleri tiber nehrine bırakır ancak ikizler kıyıya varırlar ve bir dişi kurt tarafından emzirilirler.

    romulus ve remus büyüdükten sonra alba longa'ya döner ve amulius'u devirirler. daha sonra alba longa'dan ayrılıp bir şehir kurmaya karar verirler. şehri kurduktan sonra kimin ismini alacağından doğan bir tartışmadan sonra romulus, remus'u öldürür ve şehrin adı roma olur. şehrin ilk kralı da romulus olur. kuruluş tarihi olarak da m.ö. 21 nisan 753 kabul edilir.

    tradisyona göre cumhuriyete kadar 7 kral gelip geçer ve bunların son 3'ü etrüsk kökenlidir. krallar sırasıyla; romulus, numa pompilius, tullus hostilius, ancus marcius, lucius tarquinius priscus, servius tullius ve lucius tarquinius superbus'tur.

    yine tradisyona göre ilk kral romulus, sabinlerle savaştıktan sonra bir anlaşma yapar ve krallığı ortak yönetirler. ikinci kral numa pompilius da sabin kökenlidir. tradisyona göre romulus ve etrüsk kralları hariç, krallar seçimle başa gelmişlerdir.

    bugün bilinenlerle tradisyonu tümden reddetmek doğru sayılmaz. her ne kadar savaş tanrısından hamile kalan bir kadın, kurt tarafından emzirilen çocuklar gibi ögeler içerse de, bazı kısımları hakiki özlere dayanmaktadır.

    örneğin roma'nın, alba longa şehrinden gelen kolonistlerce kurulmuş olabileceği, roma köylerinde sabinlerle latinlerin beraber yaşadığı gibi.. nitekim roma'nın yedi tepesinden birinde sabinlerin bir köy kurduğu bugün biliniyor.

    ancak efsanevi diye bahsedilen kralların bir nevi kabile şefleri olabileceği belirtiliyor. çünkü henüz o tarihlerde roma, tepelerinde kurulu köylerden oluşan, şehirleşmenin görülmediği bir yer.

    roma'yı roma şehri yapanın etrüskler olduğu yine bugün biliniyor. şehrin kanalizasyon sistemi, yolları, su kemeri, şehir kapısı gibi yapıları bu dönemde yapılıyor. hatta köylerin ortasında bir bölgede henüz o zamana kadar kurutulmamış bir bataklık bulunuyor, bunu da etrüskler kurutuyor. şehri zirai ve iktisadi açıdan kalkındırıyorlar.

    tradisyonda etrüsk kralların gelişi, ancus marcius'un tarquinius priscus'u çocukları için vasi olarak görevlendirmesi şeklinde aktarılıyor. çocukların küçük olmasından ötürü kral olan priscus daha sonra bu şekilde devam edip yerini damadına bırakıyor, o da ilk etrüsk kralın torunu olan tarquinius superbus'a.

    gerçekte ise o sıralarda zaten güçlü olan bir etrüsk şehrinin, alelade bir köy federasyonu olan roma'yı ele geçirmesi şeklinde yorumlanabilir.

    tradisyonda ilk iki etrüsk kralı kötü anlatılmaz ama son etrüsk kralı, aynı zamanda son roma kralı da olan tarquinius superbus oldukça zalim biri olarak aktarılır. en son kralın oğlu bir romalının karısına sarktıktan* sonra başlatılan isyanla şehirden kaçmak zorunda bırakılır.

    sonuçta bazı etrüsk aristokratlarıyla da birleşerek kralı kovan romalı aristokratlar* cumhuriyeti ilan ederler. bunun da tarihi m.ö. 508/7 olarak kabul edilir.

    krallık devrinde roma bir köy federasyonundan şehre dönüşmüş, zirai ve iktisadi atılımlar yaşamış, kendi aristokratlarını ortaya çıkarmış, patrici ve pleb şeklinde iki farklı sınıflı bir toplum oluşturmuştur.

  • valizini yanlışlıkla izmir'e yolladıkları* için, twitter'da türk hava yollarından şikayetçi olan oyuncu... sanırım uçağa binmiş...

    thy onca şikayete rağmen nasıl düzelmezmiş... sanki kendi oynuculuğunda yıllardır bi gelişme var... aynı mimik, aynı tonlama, aynı yapmacıklık... ayıb ya...

  • spor servisi'nde fatih terim'e güzel gönderme yapmıştır.

    "bu maça gidenler seyirci olarak gidiyor taraftar olarak değil. adam para ödüyor oraya gidiyor. müşteri o. beğendiğini alkışlar, beğenmediğini yuhalar. ben de yuhalarım. kazakistan maçına da gitmem. çünkü futbol oynamıyorsunuz. bu askerlik değil. askerlik olsa tamam. sen burda 3-5 milyon kazanıyorsun..."

    uğur meleke ile birlikte sözlerine riayet edilmesi, değer verilmesi gereken spor yazarı.*

  • otomobilcik diyorum, çünkü malum bilmem kaç milyonluk gemiler gemicik olunca, 80 milyonluk otomobil de otomobilcik olur sanırım. detaya gelecek olursak

    -- spoiler --

    cumhurbaşkanlığı’nın talebi üzerine almanya’dan ankara’ya dört adet yeni s 600 maybach araç gönderildiği öğrenildi. bu araçların modellerinin ise son derece güvenlikli mercedes-maybach s 600 pullmann guard model olduğu belirtiliyor.

    avrupa postası’nda yer alan habere göre; yaklaşık dört ay önce tamamlanan siparişlerde, mercedes- maybach’lar tam 9 kat zırhlanmış olarak mercedes’ten satın alındı ve gönderi için önceden belirlenen, güvenliklerin alındığı bir türk nakliye şirketine teslim edildi.

    küçük bir kent olan hanau’ya getirilen maybach’lar, ankara’nın özel talebi üzerine her biri bir tır’a yüklendi. maybach’ların alınmasında türkiye cumhuriyeti stuttgart başkonsolosluğu’nun devreye girdiği ve araçlar gönderilene kadar tüm sürecin başkonsolosluk tarafından yönetildiği öğrenildi.

    araçların türkiye fiyatının yaklaşık 80 milyon tl olduğu ileri sürülüyor. her bir aracın 5.5 tonun üzerinde olduğu ve bir tır’a iki araç sığarken, ankara’nın hepsini tek tek yüklettiği, arka arkaya dört tır’ın bu şekilde ankara’ya gönderildiği öğrenildi.

    -- spoiler --

    9 kat zırhlanmış mercedes. sanırım bu araçlarla suriye'ye falan gireceğiz. tank, uçak devrine son veriyoruz. çünkü itibardan tasarruf olmaz.

    link

    alternatif link

  • italya'da yanlış hatırlamıyorsam 6000-7000 civarı insan öldü. bu ülkede üzülerek söylüyorum her şey bittiğinde virüsten 50.000 kişi ölse o kadar normal karşılanır ki halkımız tarafından. şunu kabul etmek gerekir. insan hayatına hakkettiği değeri veren bir toplum değiliz. burada krizin ekonomik boyutu herkes tarafından kaç insanın hayatını kaybettiğinden daha çok önemseniyor. yeter ki ölen bizim yakınımız olmasın.

  • müslüman olmadan önceki hayatıyla ilgili neredeyse hiçbir bilgi bulunmayan ilk türk matbaasının kurucusu büyük insan. gidin babanızla alay edin ağalar!

    çok iyi derecede yunanca, latince ve macarca bilir imiş.

    ayrıca müteferrika soyadı değil ünvanıdır. daha doğrusu bulunduğu hizmettekilere verilen addır. önemli isimlerin hizmetlerinde bulunup da matbaayı da kurunca müferrikaların en tanınanı olmuştur hâliyle. bu ismi de sonradan takmış tarihçilerimiz. esasen kendi döneminde " tercüman ibrahim efendi " denirmiş.

    divân-ı humâyûn tarihçiliğine terfi edince kağıtlarla, kitaplarla daha bi' içli dışlı olmuş ve yalova'da kağıt fabrikası kurdurmuştur.

    kurduğu matbaada basılan ilk kitap vankulu lugatı, nâm-ı diğer sıhâhu'l cevherî tercümesidir.

    bu adam olmasa çok çok daha gerideydik şu anda ülke olarak. matbaanın önemini ne yazık ki kavrayamamış ergenler eğlenedursun.

    ruhu şâd olsun...

    ayrıca (bkz: darüttıbaa)