hesabın var mı? giriş yap

  • bunun bir üst versiyonu da, bir tarafı bozuk diğer tarafı da ancak kafa belli bir açıda sabitlendiği takdirde çalışan kulaktır ki; inönü stadını bilmeyenler için söylüyorum: yaşarken mezara girmekten farkı yok. teknosa'dan aldığım ve sadece video izlemek için bilgisayarın kasasına sapladığım bu kulaklığın teki, ilk haftadan bozulmuştu. kalitesinde ya da stereosunda olmadığım için tek kulaklıkla idare etmeye karar verdim. murphy yasalarının iptali için de bozuk olan kulaklığı düğümledim. fakat zaman geçti ve sağlam olan kulaklık, kafam ancak yer ile 45 derecelik açı yaparsa çalışmaya başlıyor. diğer türlü cızırtı ve insanı çileden çıkartan kesik sesler var. ben de çok acil bir şey izlemem gerektiğinde, kafayı kırıp kulaklığı takıyorum. masam da hemen pencere kenarında olduğundan, dışarıdan muhtemelen stephen hawking gibi gözüküyorum. günde birkaç tane video izlemek için kulaklığa para vermek istemezken, gelecek ay muhtemelen kas zedelenmesinden boyunluk takacağım.

  • kullanılan 80x120 euro palet 20 tl civarında, tekerlek takılmış, tahta araları sıklaştırılarak ve altı doldurularak modifiye edilmiş. zımpara ve cila da cabası. maliyeti 40-50 tl olmuştur. işçilik, lojistik, depolama hariç.

    10 lira maliyetli tişörtü 100 tl'ye satanlara göre bence fiyatı uygun. tarz duruyor.
    almam ama alana da avanak demem.

  • en beğenilenlere girmesiyle beni sabah sabah kezbanlık zehirlenmesine maruz bırakan hadise.

    size bir sır vereyim ben. kendinizi böyle ormanda avlanacak erkek arar gibi dolaşan bir yırtıcı hayvan olarak gördükçe ve erkekleri "gel bak şeker vericem" minvalinde telkinlerle evliliğe gönülsüzken razı etmek niyetinde olmaya devam ettikçe, o ağzınızdan salya akıtarak hayalini kurduğunuz evliliği yapsanız da asla ama asla mutlu olamayacaksınız. zira birini bir şeye "razı etmeniz" demek, o kişinin başta gönülsüz olması demektir. böyle salak stratejilerle, taktiklerle sizinle evlenmeyi aslında istemeyen birini hayatınıza alıp hapsetmek derdinde olmanızla ilgili söyleyebileceğim hiçbir şey gerizekalılığınızın boyutunu anlatmaya kifayet etmez.

    her şeyi geçiyorum, dünyanın ennnnn itici ve aptal fikri bir insanın olgunluğunu evlilik isteğine göre ölçmek olsa gerek. sığlığa ve beyinsizliğe bakar mısın amk, bir erkek seninle ömür boyu beraber yaşayıp bebek bezi değiştirmek istemiyorsa onun olgun olmadığına ve çocuk olduğuna karar veriyorsun, ama böyle zekadan yoksun mantıklar kuran bir ilkçağ kezbanı, kendini dölleyecek erkek arayan bir dişi primat olan sen kendini ciddi ciddi mental olarak olgunlaşmış sanıyorsun. amk seni sevmeyen bir adamı evliliğe "razı edip" ömrünü onunla geçirerek 6 yaşında oynadığın evcilik oyununu gerçeğe dönüştürmeye çalışan sen olgunsun, düğün dernek gibi varoş gelenekleri sevmeyen erkek "çocuk".

    yemin ederim sizinle ömür geçirecek erkeklere yazık lan. bak yeminle evlenmeye karşı falan değilim, sevdiğim biriyle ömür geçirmeyi gerçekten isterim ama sizin gibileri gördükçe ellerim kollarım titriyor, kanım çekiliyor, bi kötü oluyorum ya. evliliğin bir amaç değil, beraber mutlu olabileceğin bir insan bulursan onunla hayatını birleştirerek mutlu olmanı sağlayacak bir araç olduğunu anlamanız bu kadar mı zor acaba ya. of lan, of ya.

  • sahip olan grubun içinde yüce insan ssg de bulunduğu için hakettiği aşağılayıcı tepkiyi göremeyen düşünce yapısı