hesabın var mı? giriş yap

  • bakir, çok güzel yemekler yapan, pantolonlarimi çift çizgi yapmayacak, anneme tapacak, evde benim hakimiyetimi kabullenecek, çocuklarımızı benim desteğim olmadan büyütecek, çalışmayacak ya da benden az kazanacak, naz kapris trip yapmayacak bir adam bulamazsam üç sene sonra olacağım kadın.

    edit: olduğum kadın.

    yıllardır geleduran mesajlar üzerine edit: işbu entry girildikten takribi 10-12 ay sonrası başlayan ve hala süregelen bir ilişkim mevcut. ancak kendisi bakir olmadığı için evlenmiyorum.
    şaka şaka adam şiddetle evliliğe karşı çıktı rıza baba.
    olsun iyiyiz iyi.

    yaş 34 editi: ayyynen devam hocam.

  • bu sehri terkedemeyisin asil nedeni "ihtimaller hastaligi" dir.

    6 aydir denize inmemissinizdir ama denizin orda oldugunu bilmek, "gidebilme ihtimali"ne baglanirsiniz.

    evci bi insansinizdir, ama gece hayati, bar vs gibi ortamlarin varligini bilme ve istegidiniz zaman "ulasabilme ihtimaline" baglanirsiniz.

    butun konserler, muzeler, tiyatrolar etkinlikler ordadir ama gitme sikliginiz senede bire donusmustur bile hayat temponuzdan, fakat nasi olsa elinizin altindadir dimi "istediginiz zaman kacabilme" ihtimaline baglanirsiniz.

    iste bu sehirde kaldikca nufuz eder bu hastalik, gittikce kronikleserek.
    ihtimaller hastaligi.

  • başlık, akıllara aşağıda yer alan, benim de bir zamanlar bir yerde okuduğum hikayeyi getirmiştir.

    çapa tıp fakültesi'nde okuyan arkadaşlar anatomi hocasi sami zan'ın ününü
    bilirler.

    sami hoca sırf üreme organlarını kendi üslubuyla anlatan ve her dersinde 400 kişilik anfiyi dişarıdan gelenlerle birlikte yaklaşık 700-1000 kişiyle dolduran çok değerli bir hocadır... anatomi derslerinin birinde, erkek menisindeki yüksek glükoz, yani bizim bildigimiz şekerin seviyesini anlatıyordu. o yıl liseden mezun genç bir ögrenci kız arkadaşımız el kaldırdı ve bombayi patlattı:
    "anladığım kadarı ile, menide çok şeker olduğunu söylüyorsunuz.."
    "evet aynen öyle" dedi sami hoca ve dediklerini destekleyen istatistik oranlarin tablosunu gösterdi. arkadaşımız gene elini kaldırıp söz istedi:
    "o zaman tadı neden şekerli değil, tuzlu?.."
    anfide korkunç bir sessizlik oldu... ve sonra bütün anfi gök gürültüsü gibi bir kahkaha koyverdi... yüzü birden kıpkırmızı olan arkadaşımız, hızla defter ve kitaplarını toplayıp kapıya koşarken, sami hoca çok ciddi bir yüz ve buz gibi sesle derse devam etti...

    "şeker tadı alınamaz. çünkü şekeri hisseden tat alma hücreleri insanın dilinin ucundadır... gırtlak derinliğinde ise, acıyı ve ekşi tadı algılayan reseptörler bulunur..."

  • ne oluyor yav diyenler için özet:

    - ilk defa devletler değil de özel bir firma uzaya insan çıkardı.

    - ilk kez atmosfer dışına astronot çıkaran bir roket dünyaya geri döndü.

    - 2011'de abd uzay mekiği programı durdurulmuştu. bundan dolayı abd, uzaya astronot çıkarmak için astronot başına rusya'ya hatırı sayılır bir meblağ ödüyordu (85 milyon $ olduğu söyleniyor). ayrıca bu astronotlar rus topraklarından kalkış yapıyordu. bugün ilk defa abd astronotları kendi topraklarından havalandı ve aynı zamanda uzaya astronot göndermenin maliyeti dörtte birinden azına düştü.

    - bu yeniden kullanılabilen roketler kısa bir süre içinde hazır olabiliyor. yani eskisi gibi aylarca beklemek zorunda değilsiniz. isterseniz her ay uzaya adam gönderebilirsiniz.

    - iss'in de içinde olsanız, dragon modülünün de içinde olsanız o yörüngede dengede kalmak için yatay hızınız 27.000 km/h olmalı. bunun altında kalırsanız dünyaya doğru düşmeye başlarsınız. üstüne çıkarsanız, mancınık gibi uzaya fırlarsınız.

    - işin fizik boyutunu merak edenler için, iss aslında sürekli olarak düşme hareketi yapıyor. yani hız vektörünü bileşenlerine ayırdığınızda, dünyanın merkezi yönündeki vektöre a, buna 90 derece olan vektöre b dersek, a vektörü iss'i sürekli aşağıya çekiyor, fakat b vektörü iss'i yeterince hızlı döndürdüğü için dünyanın eğimiyle eşit hızda hareket ediyor ve yere çakılmıyor. aynı şey dragon modülü ve o yüksekteki diğer cisimler için de geçerli.

  • üzmeyen, aksine sevindiren bir haberdir. %80'lere yakın akp'ye oy veren iller düşünsün.

    afyon'daki haşhaş üretimi için abd'ye kafa tutan ecevit nerde, samanı bile ithal eden iktidar nerde?..

  • polis kelepçe diyor kanım dondu. insan ambulans çağırır, acil müdahale eder birşey yapar. allah kahretsin sizi.