hesabın var mı? giriş yap

  • bir süre önce gemiden ayrılan murat beyin çatır çatır lafını söylediği açıklamalar.

    korku duvarı yavaş yavaş aşılıyor. gün gelecek en yandaşlar bile erdoğan'ı çatır çatır eleştirecek.

  • peki insanlar ne diye bokunu donduruyor buralarda diye merak ediyorsanız, dünya pırlanta üretiminin 20%'sinin burada yapıldığını belirtelim.

    ayrıca kısacık sürse de yaz günlerinde hava sıcaklığının 20 dereceye kadar yükselmesi enteresan.

  • çalınışını öğrenenlerin kendileri için büyük bir iyilik yaptıkları enstrümandır.

    çevremdeki herkese çocuklarını piyanoya başlatmalarını öneriyorum.

    beynimizde nöroplastisite dediğimiz, beynimizin yeni bir şeyler öğrenmesini sağlayan faktör vardır. çocuklarda nöroplastisite olgun bireylere göre daha fazladır, dolayısıyla çocuklar piyano çalmak vb. şeyleri çok daha kolay öğrenir. bu da büyüdükleri zaman yeni ve farklı konseptleri daha kolay anlamalarını sağlar. başka bir deyişle, piyano çalan insanlar daha zeki olur. ben de çevremdeki birçok piyanistin aşırı zeki olduğunu, hemen her şeyi çabucak kavradığını farkettim.

    prefrontal korteks 25 yaşına kadar plastik olduğu için piyanoya 25 yaşından önce başlamak iyi bir fikir olacaktır.

    piyano çalmak iki elin birbirinden bağımsız olarak çalışmasını gerektirdiği için, beyinde iki yarımküreyi birleştiren corpus callosum'u güçlendirir. iki yarı kürenin birbiriyle bağlantısının güçlü olması, farklı bölgelerinin birbiriyle daha iyi bağlantılar kurmasını sağlar.

    doğaçlama yapmak doğrudan beynin iletişimle alakalı bölgelerini çalıştırır. piyano çalan insanlar daha iyi konuşmacı olabilir.

    piyano çalmak bir hobidir. bu da piyanistin günlük yaşamında kendisine ayırıp hoş vakit geçirebileceği ve beynini dinlendirebileceği bir aktivite yapmasını sağlar. piyano çalmak dinleyenlerin de hoşuna gittiği için size statü kazandırır ve sizi havalı bir kişilik yapar.

    piyano çalmanın veya dinlemenin yüksek iq seviyesine sahip olmakla doğrudan korelasyona sahip olduğu saptanmış.

    piyano çalmak, frontal lob'daki nöronların bağlantılarını daha verimli bir şekilde oluşturmasını sağlar. frontal lob karar vermemizi sağlayan beyin bölgesidir. piyano çalan insanlar daha iyi kararlar verebilir.

    piyao çalmak hafızanızı güçlendirir, hem sözel hem de sayısal hafızanız güçlenir. şarkı melodilerini öğrenmeniz kolaylaşır.. şarkıların birbiriyle olan benzerliklerini daha kolay görürsünüz. sözel hafızanız güçleniyor öğrendiğiniz yeni kelimeleri hatırlamak kolaylaşıyor. dil ile alakalı bölgelerin de piyano çalarken aktif olması, piyano çalanların dil öğrenme yeteneklerinin artmasını sağlıyor olabilir.

    amerikalı, norveçli ve isveçli biliminsanlarının yaptığı bir araştırmaya göre, piyano çalanlar duygularını daha iyi ifade edebiliyormuş. ayrıca ahlaki muhakame yetenekleri de daha gelişmiş oluyormuş. piyano çalabilenlerin planlama, mantık ve genel muhakeme yetenekleri de daha gelişmiş oluyormuş.

    piyano çalmanın beyindeki etkisini ben kendimde de gördüm. piyano çalarken çalmanız gereken tuşlara basmanız için elinizi doğru konumlandırmanız gerekir. bu kimi zaman beyin için bir bilmece olur, çünkü çalarken (özellikle doğaçlama yaparken) parmaklarınızı nereye yerleştireceğinize dair kararı hemen hızlıca vermeniz gerekmektedir. motor becerileri geliştirdiğini gördüğüm gibi aynı zamanda objeleri gruplandırırken veya bir bütünün içinden ufak parçaları bulmaya çalışırken hızlandığımı gözlemledim. örneğin, herhangi bir metindeki spesifik bir kelimeyi bulmak benim için kolaylaştı. piyano çalmak dikkat eksikliğine de iyi geliyor olabilir.

    yukarıda da motor becerilerinizin güçlendiğini belirttim. ben yazı yazarken sağ elimi kullanırım. piyano çalmaya başladıktan sonra ise sol elimin güçlendiğini farkettim. sol elimle yazamıyor olsam da, birçok işimi sol elimle de yapabilecek seviyeye geldim. ellerimi de daha iyi kullanmaya başladım, sadece piyano çalarken değil gündelik hayatta da elimi daha iyi kullanmaya başladığımı fark ettim.

    sağ-sol el bağımsızlığını sağlamanın insanın özgüvenini düşüren "yapamam, edemem" diyen iç egosunu da bastırdığını bir başka piyanistten duymuştum.

  • iyi de bunlar ankara'ya gece 12'den önce varamaz ki. dolayısıyla ankara'ya da alınmamaları lazım.
    ömürlerinin geri kalanını otobanda geçirirler artık.*

  • arkadaş sınavı filan boşverdim, ulan adam sınavdan çıkarken verilen silgi-kalemtraş ve kalemleri çöpe atıyor, ve sınav gözetmeni olan hocada bunu çöpten topluyor. hoca ya söyledim, " ihiyacı olan vardır benimkileride alın" diye, adam "kalemi olmayan öğrencilerim oluyor onlara dağıtıyorum yıl içinde" dedi.

    bi tarafta şerefsiz-ler- sırf bedava olduğu için çöpe atar verilenleri, bir taraftada başkasının çocuğu kalemsiz silgisiz olduğu için bir öğretmen bunları çöpten toplar. işte memleketin hali....

  • - bir iddiaya var mısın?
    - peki..
    - dudaklarına dokunmadan, seni dudaklarından öpeceğim..
    - 20 dolar?
    - tamam..
    - hadi bakalım..

    (adam kıza yaklaşır ve kızı dudaklarından dokunmak ne kelime, sömürerek öper..)

    - kaybettin (kız güler)
    - evet.. ama her kuruşuna değerdi.. (adam güler..)

    (sonraki sahne: yatak..)

    (bkz: derailed)

  • efsane.

    josef de souza'nın basın toplantısında, tipik bir spor muhabiri sorusu soruluyor;

    "buraya gelmeden önce kiminle konuştunuz, kimler size bilgi verdi? şu an galatasaray'da oynayan alex telles veya fernandao ile konuştunuz mu?"

    josef de souza ise şu cevabı veriyor; https://youtu.be/1xa5_c8hnxw?t=270

    "ne alex telles ile, ne de fernandao ile konuştum. yalnızca alex de souza ile konuştum ve buraya gelişimde onun sözleri etkili oldu."

    bir kulüpten hak etmediğiniz şekilde gönderilmiş olabilirsiniz. futbolu bırakmış olabilirsiniz. refere ettiğiniz yerden binlerce kilometre ötede olabilirsiniz. binlerce kilometre ötedeki ülkede birkaç kötü adam, arkanızdan atıp tutmuş olabilir.

    yine de oraya gitmek isteyen biri, sırf sizin sözlerinize bakarak kariyer planı yapıyorsa ve daha önemlisi, size kötü anılar bırakan bir yere olan vefanızı koruyorsanız, yalnızca büyük bir oyuncu değil, büyük de bir adamsınız demektir.

    teşekkürler kaptan.