hesabın var mı? giriş yap

  • bir şairin değişik boyutta ele aldığı* özlem:

    insan eski aşkını neden özler?
    çünkü insan en çok kendini özler
    o mutlu halini...

  • günümüz post-modern anlayışın zerk ettiği ve hatta dayattığı bir absürt vak'a.

    tanığı tanıklıktan, anıyı "an"dan, ispatı hakikatten değerli görmek.

    atmosferin, yerini piksellere bırakması.

  • modernist romanda başkişiye verilen addır. yansıtmacı romanda başkişi kahraman olarak adlandırılırken modernist romanda böyle değildir. çünkü modernist romandaki figürün işlevi daha farklı boylamdadır. yansıtmacı romanda kahraman, dış gerçekliğe karşı bir mücadeleye girmiş ve bu mücadeleden kazanan olarak ayrılmıştır. ancak modernist romanda başkişi kendiyle mücadeleye girmiş, toplumuna yabancılaşmış, kimlik/kişilik bunalımına girmiş, bir "protagonist"tir. kazanmak yok hep kaybeden ve kaybetmekten hoşlanan bir figür.

  • reiner werner fassbinder'in kaliteli bir filmi. şu ana kadar izlediğim sağlam bilim kurgu filmlerinden biridir. wachowski biraderler matrix'i yazarken bu filmden etkilenmiş olmalılar. film günümüz dünyasının ve geleceğin enerji,konut,su gibi insan ihtiyaçlarının belirlenmesi için yazılmış bir bilgisayar simulacronu konu almakta uyarı 212 dklık filmi sakın tek seferde izlemeyin derim ciddi manada yaşadığınız dünyayı sorgulamaya başlayabilirsiniz benden söylemesi.

  • daha da önemlisi zifiri karanlık bir yeraltı mezarlığında bulunmuştur. bu iki anlama gelir, 3 milyon yıl önceki atalarımız ölülerini saklamayı akıl etmişler ve zifiri karanlıkta yollarını bulacak birşeyler keşfetmişler. ateş'in 1.5 milyon yıl önce bulunduğu sanılıyordu, bu keşifle ateşin 3 milyon yıl önce bulunmuş olması ihtimal dahilinde.

  • benimle onun arasında kaldıysan, onu seç milena!
    + neden?
    - çünkü beni gerçekten sevseydin, seçenek olarak görmezdin.

    (bkz: milena'ya mektuplar)

    franz kafka'nın dediği gibi birini gerçekten seviyorsanız, seçenek olarak görmezsiniz.

    edit: kafka'nın milena'ya mektuplar kitabında böyle bir sözü göremedim. internette yaygın şekilde görünce sanırım benim gözümden kaçmış deyip pek üstelemedim ama sanırım milena'ya mektuplar kitabında böyle bir söz geçmiyor. günümüz internet dünyasında çok fazla bilgi kirliliği olduğu için bazen gözden kaçabiliyor. yine de güzel bir söz olduğu için silmek istemedim.

  • bazı konularda yön gösterici olmak güzeldir. mesela youtube da bu tarz konularda bi sürü nasıl telafuz ediliri gösteren videolar var.

    ancak siz yol göstermekten ziyade aşağılamaya kalkıyorsunuz. isteyen istediği gibi okur yav. çok bariz bi hata mı yapıyor? instagramı iştagröm falan diyorsa dalga geç ve düzelt o ayrı. instegram diye okunan adam hata yapsa da garip bir şey yapmıyor.

    kulağında nasıl geliyorsa onu söylüyor adam.

    geçen gün whatsapp ceosu jan koum ile yapılan bi söyleşiyi izledim. söyleşiyi yapan adam whatsep olarak telafuz ederken programı yaratan adam whatsap diyordu sürekli. programı yaratan adam olan jan koum bile kardeşim ne biçim telafuz ediyorsun hıyar, doğrusu whatsap demedi. yani.

    bu kadar kompleksli olmayın gençler. dünyada yabancı dil telafuzu üstüne birbirini bizim kadar aşağılayan bi toplum bence yok. kesinlikle yok. sizin yüzünüzden koca bi toplum ingilizce cahili olarak yetişti. insanlar konuşmaya korkuyor aman biri dalga geçicek diye. konuşamadıkça da ingilizce ogrenemiyorlar, köreliyor.

    abdde kaç sene yaşadım. çoğu kelimenin telafuzu mahalleden mahalleye bile değişiyor. takılmayın bu kadar.