hesabın var mı? giriş yap

  • uzun süredir hakkında bir şeyler yazmak istediğim spor.

    senelerdir bireysel olarak uçan birisi olarak bu spora ilgi duyan fakat korkan kişilere bir kaç tavsiyem olsun istedim.

    öncelikle yamaç paraşütünü üçe ayırmak doğru olacak. hobi uçuşu, turistik uçuş ve sportif uçuş olarak. yamaç paraşütü en hafif hava taşıtıdır ve sportif havacılığın bir parçasıdır. ülkemizden de oldukça yetenekli sporcularımız vardır fakat bu başka entry'nin konusudur. sportif anlamda bu spora ilgi duyan kişilerin şahsen başvurması gereken yerler bellidir.

    turistik olarak uçmayı planlayan arkadaşlar, yani tatil yörelerinde tandem uçuş yapmayı düşünen arkadaşlar, yükseklik sizi korkutmasın. yükseklik havacılığın dostudur. aksine alçak tepelerden yapılan uçuşlar genelleme yapmak gibi olmasın daha risklidir. bunun sebebi havada yaşanılacak bir acil durumda, bunu kontrol altına almak için daha az vaktiniz olacaktır. ek olarak yedek paraşüt atıldığı gibi açılan ve salınımı geçen bir sistem değildir. alçak irtifalarda uçmak daha risklidir. bu sebeple babadağ'dan uçarken korkmanız çok doğal ama güvende olduğunuzu bilmenizi isterim. doğru pilotlarla uçuşunuzda hiç bir risk olmayacaktır.

    doğru pilot kelimesi çok önemli, çünkü gözünü karartmış ve işi maddiyata dökmüş pilotlar bazen yolcularını hemen çıkarmak istiyor ve ikinci sortiye yetişmek istiyor. taksici gibi düşünebilirsiniz. geçen yıllarda babadağ'da üzücü bir kaza olmuştu. detay vermeden sis çöken tepeden kalkış yapan tandem pilotu, deniz üzerine gelmeden spiral dalış hareketini yaparak tepeye çaktı ve hem pilot hem yolcu hayatlarını kaybettiler. tekrardan allah rahmet eylesin.

    yolcu olarak;

    tepede dizlik, dirseklik dağıtmayan,
    kask takmayan veya klipsini bağlamayan,
    yarım kask takan, -tepede sürüklenince çeneniz kırılırsa ne yapacaksınız?-
    laubali hareketler yapan pilotlardan uzak durmanızı tavsiye ederim. bu tür pilotlar azınlıktadır. özellikle turistik bölgelerde oldukça azdır çünkü camia içinde de bu pilotlar sert dille uyarılır ve diselimine edilir.

    uçuştan önce pilotunuzla konuşun. size yapmanız gerekenleri zaten anlatacaktır. en basit olarak kalkış ve inişte koşun, otur komutu gelmeden oturmaya çalışmayın. ek olarak kanat kolonlarından tutmayın. tandem pilotluğu tecrübem olmadığı için bu bilgileri pilotunuzdan almanız daha doğru olacaktır. uçuşta akrobasi isteyip istemediğinizi lütfen belirtin. pilotun buna havada karar vermesine müsaade etmeyin. gerçi turistik uçuşlarda yapılan hareketler genel itibariyle akro'dan daha çok nms manevralarıdır. çok nadir pilot sat, infinit, helico gibi akro hareketlerini turistik amaçla uçurduğu yolcusuna yapar. bu hareketleri genellikle t1-t2 sertifikası alırken uçurduğu arkadaşlarıyla yapar, test eder. genellike yapılan hareketler ise derin 360 dönüş ve wingover hareketleridir. wingover dediğimiz bir sağa bir sola dönüş komutuyla beraber yalpalama hareketidir. derin 360 dönüş ise adından anlaşılıyor.

    ne kadar akrobasi isterseniz, uçuşunuz o kadar kısa sürecektir. manzarayı izlemek istiyorsanız pilotunuzdan bu hareketleri yapmamasını talep edin.

    turistik uçmak isteyenler için aklıma başka bir şey gelmiyor.

    gelelim bu sporu bireysel olarak yapmak isteyenlere. baya baya evet siz de uçabiliyorsunuz. bu işin eğitimini almanız şarttır. nereden eğitim alınır, her kurumun eğitimi nasıldır gibi soruları cevaplamayacağım çünkü burada ticari hiç bir yeri zan altında bırakmak istemiyorum. ama şöyle diyeyim, milli sporcularımızın büyük bir kısmı üniversite kulübünden eğitim almışlardır. bu sporu ülkede en iyi temsil eden kurumların bu arkadaşlar olduğunu ve temel olarak en iyi eğitimin de başlıca üniversite kulüplerinin verdiğine şahidim.

    üniversite kulübünde bu sporu öğrenmek ise ayrı bir derttir. çünkü bir uçuş okulu değil öğrenci kulübüdür ve yapmanız gereken/sırtlanmanız gereken çok şey vardır. aksine herhangi bir uçuş okulunda "müşteri" olacağınız için eliniz sıcak sudan soğuk suya sokulmaz. yedek katlamazsınız. saatlerce teorik ders almazsınız. genel amaç en temel eğitimi verip uçuş saati doldurup bir sonraki kurstur.

    altını çizeyim, bu yamaç paraşütüne kocaman bir kaya bağlasanız ve sakin bir havada kaldırsanız uçar. baya uçar. uçmak isteyen bir ekipman. yani kompleks bir mekanizması yok. işin kompleks kısmı bu işi ilerletip aerodinami, meteoroloji gibi anadalları hatim edip uçarken buna göre karar vermek. ama başlangıç aşamasında bu tür işlere gerek yok. maksimum 5-10 dakika uçuş yapacaksınız.

    bu nedenle ileride oğlum bu işi yapmak isterse, kendisini bizzat üniversite kulüplerine teslim ederim. ama çalışan ve hayatında yeni şeyler deneyimlemek isteyen arkadaşlar ne olacak? el mahkum uçuş okullarına gitmek durumundasınız. bu konuda şurası iyidir, burası kötüdür demek bana düşmemekle beraber kararı siz vereceksiniz. hızlıca kurs bitirmeye odaklanmayan, 10 senelik kanatlarla eğitim vermeyen ve deneyimli eğitmenlere sahip uçuş okullarını tavsiye ederim.

    not: 10 senelik kanatla uçulur mu? uçulur. uçtum. önemli olan iyi bakılması aslında ama müşteriyseniz en kaliteli ekipmanı hak ediyorsunuz. ek olarak uçuş okulları genel olarak malzemeye iyi bakmaz. çünkü böyle bir şartları yoktur. gelir elde edebildikleri için yenisini yerine koymaları, üniversite kulüplerine nazaran çok daha kolaydır.

    kesinlikle bazı forumlarda "ben eğitim veriyorum" diyen kişilere güvenmemenizi öneririm. bu kişiler gerçekten kaliteli ve camiada saygı duyulan pilotlar da olabilirken, kimsenin ismini dahi bilmediği sağdan soldan bulduğu ekipmanla öylesine eğitim verenler de var. yani kurum olmadan asla diyorum. bir metodolojisi olan yerler kaliteli eğitim vermek zorundadır.

    spora başladıktan sonra sadece eğitmenlerinizin size verdiği kaynakları ve raporları değil aynı zamanda kendi araştırmalarınızı da yapın. yabancı forumlar ve havacılık otoritelerinde yayınlanan kaza raporlarını inceleyin. uçuşu kafanızda hayal edin. sorunuz olduğunda eğitmenlerinizi darlayın. sporda ilerlemek istiyorsanız en erkenden meteoroloji kısmına başlayın. bir deniz orası. asla %100 öğrenemeyeceğimiz bir alan. ne kadar bilirseniz ileride o kadar iyi termik dönersiniz, bu kadar basit. daha doğrusu termik bulursunuz, dönmesi daha çok pilotaja kalıyor.

    maalesef ülkemizde bu spor için ölüm/yaralama sayısını bilmiyoruz. bu sebeple bu spor türkiye'de güvenli mi değil mi hala idrak edemiyoruz. şahsi tecrübelerime göre, eğitimini -bence- düzgün yerlerden almış ve bilinçli pilot arkadaşlarımın başına neredeyse hiç ciddi kaza gelmedi. yedek atmayı saymıyorum burada. fakat maalesef çok uzaktan tanıdığım veya bir yerlerden duyduğum kişilerin başına ciddi kazalar geldi. birikimleri veya pilotajları hk. bilgim olmadığı için bir yorum yapmak zor.

    herkese keyifli ve güvenli uçuşlar diliyorum.

  • (evde su bitmiş, misafirler gelecek, acele bakkala su için yollanıyorum)

    - abi bi büyük su alacaktım...
    - buyur yiğenim... (1 litrelik su uzatır)
    - daha büyüğü yok muydu abi?
    - onun daha büyüğü osman abi'nde eheehaha...

    (bu esnada osman adlı yaşça daha büyük olan esnaf köşede bir taburede oturup, zevkten dört köşe olmuş sırıtmakta, aynı anda da çayını karıştırmaktadır)

    nasıl bir övgü anlayışıdır hala anlam veremem...

  • ersin burayı okuduğunu biliyorum;

    neymiş, 8 yıldır bu turnuvayı bekliyormuş da isyan edermiş bu tepkilere.

    ulan zaten toplam 30 takım filan var yarışta olan, aralarından ilk 24'e girmek başarıysa, git kosova'yı tut. ne mücadelesi amk? hangi mücadele? turnuvada ilk defa 3 gol yiyen takım türkiye; en az koşan takım türkiye; en fiziksiz takım türkiye; ama ne hikmetse oyucuları, teknik heyeti en çok konuşan yine türkiye.

    neymiş de 8 yıl beklemişmiş. sanki biz engelledik gitmelerini amk.

    sen ve senin gibi eyyamcılar, takımdan çok kişileri tutan, ordan buradan tanıdıklarıyla bir yerlere gelen adamlar yüzünden bu takım/ülke bu halde zaten; bu yüzden insanlar artık kendi takımlarını bile sevemiyor.

    insanda biraz utanma olur.

  • dünyanın en özel, en eşsiz tatil beldesiymiş, ahh diğer her yer çok kötüymş gibi kaktırıla kaktırıla, türk esnafı açgözlülüğünün birinci mekanı olmuş yazlık yer. ayağımın parmağını göndermem.

    "bir daha bodrum'a gelir miyiz bilmiyoruz"

    londra'dan 10 günlük tatil için bodrum'a gelen üniversitede öğretim üyesi 56 yaşındaki andrew macton, eşi, 53 yaşındaki maggy macton ve 3 çocuğu liman kenarına oturup döner ekmek yediklerini belirtirken şunları anlattı:

    "iki gün önce yalıkavak'ta bir restoranda sadece birer balık yedik ve birer bira içtik 1850 tl hesap geldi. bir kafeteryaya oturup 5 kişi dondurma yedik 200 tl ödedik. eşim de öğretmen. burada yediğimiz yemeklerin fiyatı londra'nın en lüks semtlerine göre çok çok pahalı. karşılığını almadığımız bir hizmete yüksek ücret ödemek çok zorumuza gitti. 6 yıldır bodrum'a tatile geliyoruz, bu yıl fiyatlar gerçekten kabul edilemez hale gelmiş. bu nedenle otel dışına çıktığımızda küçük bir sandviç veya döner ekmek ile karnımızı doyurmaya çalışıyoruz. bir daha bodrum'a gelir miyiz bilmiyoruz ama bodrum'da harcadığımız paranın yarısı ile dünyanın en güzel yerlerinde rahatlıkla tatil yapabiliriz. bir bodrum aşığı aile olarak bunları yaşamaktan çok üzüntülüyüz."

    http://www.cumhuriyet.com.tr/…tl_ye_maden_suyu.html

  • pelkas neden atatürk’lü pp yapmıyor konusunda değilim. elin fransız italyan topçusu niye atatürk yapmış profilini onu anlamadım.

    muhtemelen kulüp haber vermiş. jest yapmak istemişler tüm halka, ama gerek yok kardeşim. türk topçularınız yapsın yeterli, ben samimiyete bakarım. elin italyanı fransızı da çok önemsiyordu sanki 10 kasım’ı.

    bırakalım bu işleri. popülizm bunlar.

  • bir oyuncuyu michael jordan ile kıyaslamadan önce hatırlanması gereken 33 şey:

    1. jordan nba tarihinde ncaa şampiyonluğu, 2 olimpiyat altını ve nba şampiyonluklarının hepsini kazanmış tek oyuncudur.

    2. bulls 1991 sezonuna 0-3 ile başladığı günden, jordan'ın bulls ile oynadığı son maç olan 1998 nba finalleri 6. maçına kadar, chicago jordan varken hiçbir zaman üst üste 3 maç kaybetmemiştir. bunun anlamı tam 6 sezon boyunca yaklaşık 500 maç içerisinde chicago hiçbir zaman bir "losing streak" yaşamamıştır.

    3. 1986'da ayağı kırıldığı için kaçırdığı maçları saymazsak, 1985-1998 arasında jordan tüm bulls kariyerinde oynadığı 916 maçın sadece 7'sini kaçırmıştır.

    4. jordan ikinci three-peat döneminde bulls ile tek bir maç dahi kaçırmamıştır (playoff'lar dahil). bu 32-35 yaşları arasında oynadığı tam tamına 304 maçın her birine çıktığı anlamına geliyor.

    5. michael jordan kariyerinde hiçbir playoff maçını kaçırmamıştır. 179 maçın tamamında (1997 finallerinde yüksek ateşle çıktığı efsanevi maç dahil) yer almıştır.

    6. 2003 yılında 40 yaşında oynadığı sezonda 82 maçın tamamını oynamıştır.

    7. jordan tüm bulls kariyerinde sadece bir maçta 10 sayının altında kalmıştır ki, bu maç da ayağı kırıldıktan sonra dönüşünün ardından aldığı 16 dakikalık sürede 8 sayı atmasıyla olmuştur.

    8. 39 yaşına basmadan iki ay önce, jordan nba tarihinde bir maçta 50 sayı ve üzeri sayı üreten en yaşlı oyuncu olmuştur (hornets'e karşı 51 sayı).

    9. 1989'da bulls yeni bir sistem deneyip jordan'ı bir süre point guard pozisyonunda oynatmıştır. bu 11 maçın 10'unda triple-double yapan jordan'ın bu maçlardaki ortalamaları 34 sayı, 11 asist, 11 ribaunt ve 3 top çalma'dır. işin acayip tarafı da şudur ki jordan'ın tüm kariyerindeki triple double sayısı sadece 28'dir. takım daha sonra jordan'ı daha rahat ve alışık olduğu sg pozisyonuna döndürmüştür.

    10. jordan bulls ile oynadığı tüm tam sezonlarda (86'daki sakatlık ve 95'teki kısa sezonu hariç) ligde atılan toplam sayı ve field goal istatistiklerini zirvede tamamladı.

    11. kariyerinde yaptığı 893 blokla tarihteki tüm guard'lar arasındaki en yüksek ikinci blok sayısına ulaşmıştır.*

    12. 1988'de, 131 blok yaparak tarihte bir guard'ın bir sezonda yaptığı en fazla blok rekorunu eline geçirmiştir.

    13. tarihte bir sezonda hem 200 top çalma hem de 100 blok yapabilen tek guard'dır ki bunu 2 kez yapmıştır (1987 ve 1988).

    14. 179 play-off maçında, jordan tek bir kez 10 sayının altında kalmıştır. 20 sayının altında ise sadece 6 maçta kalmıştır. geri kalan 172 maçın tamamında 15 ve üzeri sayı üreterek, playoff tarihinde en fazla 15 ve üzeri sayı üretme rekorunu kırmıştır. jordan aynı zamanda play-off'larda üst üste 20 sayı ve üzeri sayı atma rekoruna da sahiptir. 89 ve 93 arasında tam 65 maç playoff'larda üst üste 20 sayı ve üzeri üretmiştir.

    15. playoff'larda en fazla üst üste field goal rekoru da, 1991 finallerinde lakers karşısında üst üste 13 field goal gönderen jordan'a aittir.

    16. playoff tarihinde üst üste iki maçta 50 sayı ve üzeri atan tek oyuncudur. 1988 playoff'larında cavs'e karşı 1. ve 2. maçlarda 50 ve 55 sayı atmıştır.

    17. nba playoff maçlarında en fazla 30 sayı üretme rekoru 109(!) ile jordan'a ait.

    18. jordan aynı zamanda playoff'larda en fazla 40 sayı atma rekoruna da (38) sahip

    19. jordan yine playoff'larda bir maçta en fazla 50 sayı üreten (8) oyuncu.

    20. bir playoff serisinde en yüksek sayı ortalaması rekoru 43,7 sayı ile jordan'a ait. üstelik bu ortalamayı 1986 celtics takımına karşı tutturmuştur.

    21. 1992 playoff'larında jordan, bir playoff sezonunda en yüksek toplam sayı rekoruna (759) sahip olmuştur.

    22. jordan'ın playoff kariyer sayı ortalaması 33,47 ile tüm zamanların zirvesindedir.

    23. toplam serbest atış sayısında da jordan tüm zamanların playoff lideridir (1463).

    24. jordan finallerde 25 sayının altına sadece 4 maçta düşmüştür.

    25. 1993 nba finallerinde, michael jordan finallerde üst üste 40 sayı atma rekorunu 2, 3, 4 ve 5. maçlarda 40 sayı ve üzerinde atarak kırmıştır. 4. maçta 55 sayı atmıştır.

    26. aynı 1993 finallerinde, finaller tarihinin en yüksek sayı ortalamasını (41,0) yakalamıştır.

    27. tahmin edileceği üzere, jordan 1993 finallerinin hiçbir maçında 30 sayının altında kalmamıştır.

    28. jordan kariyerini 33,6 finaller sayı ortalaması ile tüm zamanların 2.'si olarak tamamlamıştır. bu konuda lider olan rick barry, kariyerinde sadece 10 final maçı oynamıştır.

    29. michael jordan 1992 nba finallerinin ilk maçının ilk yarısında tam 6 üçlük atarak, medyada kendisiyle drexler'ı kıyaslayan ve drexler'ın daha iyi bir uzak mesafe şutörü olduğunu öne süren tüm mensuplara muhteşem bir ayar vermiştir. bu ayarın en mükemmel tarafı ise, jordan'ın 1992 sezonunun tamamında sadece 27 üçlük atmış olmasıdır. üç sayı oyununu bilerek tercih etmediğini daha önce belirten jordan, sahada da bunu net şekilde ortaya koymuştur. bu 6 üçlük ray allen geçene kadar finaller rekoruydu.

    30. jordan aynı maçta sadece ilk yarıda blazers potasına 35 sayı göndererek finaller tarihinde bir yarıda en fazla sayı rekorunu kırmıştır.

    31. 1998 finallerinin 6. maçının son 40 saniyesinde, bulls takımında topa dokunan tek oyuncu jordan olmuştur. maçın tüm dizginlerini eline alarak, tek başına takımına maçı ve şampiyonluğu getirmiştir. jordan söz konusu maçta 35 yaşındayken 45 sayı atmıştır.

    32. michael jordan'ın tüm finaller kariyerinde kendisine eleştiri olarak getirilebilecek tek bir utanç, sinme, sahadan silinme, yokları oynama veya baskıyı kaldıramama olaylarının esamesi okunmamıştır. basketbolun en yüksek baskı, rekabet ve zorluk içeren arenasında, jordan sürekli oyununu yukarı çıkarmıştır.

    33. pastanın üzerindeki krema olarak; jordan hiçbir zaman finallerde 7. maç oynamamış, ve çıktığı finalleri de 6-0'la bitirmiştir.

    *: dwyane wade blok sayısında jordan'ı 2019'da geride bırakarak zirveye yerleşmiştir (11. madde).

  • yat olduğunu anladık da lüks olduğu nerden anlaşılıyor anlayamadığım yat. millet öyle bir fakirleşti ki ne görse lüks sanıyor.

  • inanılmaz olan fantastik hadise kadar, iki eltinin de isminin hamide duman olması olan hadise. resmen a glitch in the matrix, elon musk bunu incelesin.

    ek: programı izlediğini iddia eden birinin aktardığı kadarıyla üçüncü bir hamide duman varmış hikayede, yufkacının bir akrabasının karısıymış. olamaz lan böyle bir şey.