hesabın var mı? giriş yap

  • "zor zamanlar yaşıyorum, ağır sınavlardan geçiyorum. bu günler bittiğinde, sularım durulduğunda, dengemi bulduğumda, huzuruma kavuştuğumda geleceksen eğer, gelme. ben o gün, daha güçlü, daha katı, bir dağ gibi kıpırtısız ve heybetli olacağım. oysa şefkate bugün ihtiyacım var."

    edit: söz şahsıma aittir.

  • sinema sanatını seviyorsanız, karanlık salonda koskocaman ekranda yaratıcı zekaların hayallerinin gerçeğe dönüşmesini izlerken hayattan ve sıkıntılardan koptuğunuzu düşünüyorsanız, logan son yılların en etkileyici karakter temalı işlerinden birisi gerçekten. nefesimi tuttuğumu, boğazımın düğümlendiğini fark ettim bazı sahnelerde, o bitmez tükenmez otoyollarda logan ve kullandığı eski ford bronco kamyoneti görebilecekmişim gibi hissettirdi. gerçekten eski jenerasyonun iyi bildiği, yenilerin belki henüz tanışmadığı kült yapımlar vanishing point, easy rider, thelma & louise, django gibi filmlere bir saygı duruşu olmuş bir çok açıdan. yönetmen ve senaryo ekibinin kült filmler, yol filmleri ve distopik eserler külliyatını yalamış yutmuş olduğunu söylemek lazım. logan'da kaliteli western tarzından bilim-kurgunun üstatlarına uzanan geniş bir yelpazeye çok lezzetli selamlar yakalamak mümkün. hugh jackman bu filmde belki de hayatının işlerinden birine imza atmış. logan olarak kaybedeceğini çoktan anladığı bir savaşın içine gönüllü gönülsiz bir şekilde giren, beden olarak kaybedecek ama ruhunu temizleyeceği son bir yolculukta insanlığını, ruhun güzelliğini, çocukluğu, var olmanın ve hareket etmenin önemini son defa tecrübe eden bir karakter olarak ölümsüzleşiyor. film çok hızlı değil. derin, alt metinleri olan ve farklı bir super -anti- kahraman filmi. dediğim gibi bu filmin göndermeleri ve ruhen bile olsa selam çaktığı yapımlar için django, vanishing point, spagetti western'lar, easy rider, two lane black top gibi filmler sayılabilir. daha ötesi için ise (bkz: anti hero), (bkz: distopya), (bkz: yol filmi)

    --- spoiler ---

    filmin sonunu terminator 2'ye baya benzettim.
    --- spoiler ---

  • italya'da ikamet etmiş, varlığını m. ö. 6. yüzyıla kadar sürdürmüş bir halktır. heredot, etrüsklerin anadolu menşeili bir halk olduğunu belirtir ve lidya bölgesinden(ege bölgesi civarları) italya'ya göç ettiğini nakletmiştir. özellikle bulundukları bölge itibariyle roma imparatorluğu'nu inanç sisteminden hukuk sistemine oradan teknik yöntemlere kadar etkilemişlerdir. bir nevi roma imparatorluğu'nun atası olarak sayabiliriz ve imparatorluğa ait örgütlenmelerde çok sayıda etrüks izine rastlamaktayız.

    bildiğimiz kadarıyla m. ö. 8. yüzyıldan itibaren italya'nın toscana bölgesinde önemli bir uygarlık kurdular. etrüsk sanatını irdelediğimizde roma' daki özellikle heykel alanında yer alan portre realizmi, etrüsk menşeili bir özelliktir. hatta ve hatta bizans dönemi ait gerek imparatorluk, gerekse halk yaşantısından kesitler sunan resimlerde yer alan tasvir yöntemleri, renk kullanımı gibi unsurların prototipi etrüskler dönemine dayanmaktadır.

    her antik toplumda olduğu gibi mezar anıtları üzerinde ölüm kültüyle ilgili kavramları bağdaştırabileceğimiz sahnelere rastlamaktayız. mezar anıtları üzerindeki resimlerde yaşama sevinciyle dolu bir hayat anlayışı bu ölüm kültüne bağlanabilir.

    etrüsk resimlerindeki genel karakteristiği incelediğimizde hareketli sahnelerle bezenmiş sahneler karşımıza çıkmaktadır. dans eden, savaşan, şölene gelen insanlar genel olarak işlemiştir. insan figürlerinin yanı sıra aslan, boğa, yunus balığı gibi hayvanlara da tasvirlerde yer verilmiştir.

    etrüsk ressamlarını tarihteki ilk empresyonist eğilimli ressamlar olarak algılamamızı sağlayacak hızlı çizim teknikleriyle doğadan ve hayatın içinden sahneler tasvir etmişlerdir.

    toparlayacak olursak tarih sahnesinde yer almış en kadim ve en gelişmiş devlet teşkilatlanma sistemlerinden birini kurmuş olan roma imparatorluğu etrüsklerin yarattığı kültürel, siyasal ve sosyal temel üzerine kurulmuş ve gelişmiştir.

  • senin sülaleni sileyim
    tertemiz bir sulalen olsun

    tum turkiye senin terazini silsin..
    ki paslanmasın.. terazin..

    son olarak beynini, zihniyetini sileyim..

    ki aklına yanlis biseyler gelmesin bu okuduklarindan..

    edit: dilde sadeleşme , metinde kısaltma hareketleri

  • yaklaşık üç ay siparişle pizza söylenmesi sonucunda şöyle vahim haller olabilmektedir:

    "bi zahmet çabuk hocam, turunculu arkadaş sırtının üstünde dönmeye başladı" -ninja kaplumbağalar

  • bir kadın olarak çok anlamsız ve aşağılayıcı bulduğum bir uygulama. bir arkadaşım, yüksek lisans mezunu kendisi, boşandığı eşinden ayda 1000 tl nafaka alıyor, çocukları falan yok isteyerek de boşandılar. erkek olsam vermezdim, kadın olsam almazdım, ne çirkin anlaşmalar, ne aşağılayıcı uygulamalar.

    edit: ama benim favorim yine de üniversite bitiminde evlenip, öğrenim kredisi borcunu yağız delikanlıya ödeten kızlar!

  • bir malatyalı olarak gurur duyduğum beyanat.

    hiç bu kadar iyi hissetmemiştim. bana einstein'ın şu vecizesini hatırlattı;

    "üçüncü dünya savaşında hangi silahların kullanılacağını bilmiyorum, ama dördüncüsü taş ve sopalarla olacak, ve malatya'da olacak. malatya çok önemli olacak, kayısı ha keza öyle. sevgiler"

    rahmetli özal keşke bugünleri görebileydi. rahat uyu atam. olmaz öyküler!

  • şu adamın asaletine, karizmasına, ûslubuna bak bir de şimdilerdeki devlet adamıyım diye geçinen tiplerin varoşluğuna bak. arada milyonlarca km fark var.