hesabın var mı? giriş yap

  • düşünün ki, saygıdeğer bir aile mahkemesi hakimisiniz. otuz yıldır inşa ettiğiniz ‘kusursuz’ bir aile hayatınız var. eşiniz ve iki çocuğunuzla sevgi dolu, örnek bir ailesiniz.

    bir gün tesadüfen çektiğiniz bir ilmek çorap söküğü gibi ilerliyor ve eşinizin 5 yıldır başka bir kadınla evli olduğunu, hatta ondan çocuğu olduğunu öğreniyorsunuz. bu da yetmezmiş gibi kızınızın yurtdışında tıp okuduğun zannediyorsunuz ve aslında o hayalleri uğruna bambaşka bir yerde… oğlunuzun ise iyi bir şirkette kariyer zannetseniz de o birtakım pis işlere bulaşıp büyük bir meblağ parayı kripto parada batırıyor. siz ise olayların daha sadece bir kısmını öğrendiniz.

    ne yapardınız?

    aldatılan, kandırılan, yalanın küçüğü büyüğü olmaz diyen, tüm bunlarla mücadele etmek için türlü türlü uğraşlar veren kaç kişiyiz?

    hepimizin hayatından gerçek kesitler bulacağı “aldatmak” bu akşam ve her perşembe 20.00’de atv’de.

  • konuya ilişkin meşhur bir fıkra var.

    adamin biri kadına yanaşmış ve sormuş:
    - size 1m dolar versem benimle yatar mısınız ?
    kadın durmuş, biraz düşünmüş olabilir neden olmasın demiş. biraz sonra adam tekrar sormuş:
    - peki size beş dolar versem benimle yatar mısınız ?
    + beyefendi! siz beni ne sandınız !
    - ne olduğunuzu anladık, fiyatta anlaşmaya çalışıyoruz.

    bazı şeyler ya satılıktır ya değildir.

  • üst edit 1: yargı süreci hem şahsım hemde iddialar adına devam ediyor..

    https://www.hurriyet.com.tr/…ozalti-karari-42143324

    üst edit 2: tüm bu yolsuzluklar için cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuldu ve dosya sırada. sizlerden ricam bu konuyu yukarda tutarak kamuoyu oluşturmanız ve suçluların bir an önce adalet karşısına çıkması için destek olmanız.
    üst edit 3: twitter flood güncellendi link aşağıda

    https://twitter.com/…e59/status/1324634390345994240

    bundan yaklaşık 1 sene önce çukurova üniversitesi balcalı hastanesi teknik koordinatörlük biriminde çalışırken yolsuzlukları bildiren bir ihbarda bulundum. ihbarım sonrasında doğal olarak başıma gelmeyen kalmadı.

    kısaca özetleyecek olursam, benim görevim ihale dosyası hazırlamak ve dosyaya uygun yapılmasını denetlemek.

    daha önce yapılan bir ihaledeki eksikleri önce sözlü olarak bildirdim, ama eksikliklerin benim sorumluluğunda olduğu tarafıma üst yazı ile ima edildiğinde, resmi olarak ihalenin baştan sona hatalarla dolu olduğunu, ihale kanununa aykırı bir maddeden ihale edildiğini ve iş bitmeden ödemesinin yapıldığını dilekçe ile başhekimliğe bildirdim. sonrası bir solukta okunacak aksiyona sahne oldu.

    ihbarımın ertesi günü microsoft tarafından telefon numarama tescilli ama birim olarak ortak olarak kullandığımız mail hesabımın güvenlik bilgileri şikayet edilen birim amiri tarafından güncelleme işlemi başlatılarak çalınmaya çalışıldı. hesaba erişimimi engellenmeye ve başta şikayetimde delil olarak gösterdiğim tüm geçmiş veriler yok edilmeye çalışıldı.

    bunu anladığımda güvenlik bilgilerinin değişimini benim yapmadığımı ve hesabımı kurtarmak için kurtarma işlemi başlatıp hesaba tekrar tam erişimi sağladım. hesaba girdiğimde tüm verilerin silindiğini ve silinmeden önce şikayet edilen birim amirinin ihbar dilekçesine konu verileri kişisel mail hesabına gönderildiğini tespit ettim ve tüm süreci ekran görüntüleri ile kayda aldım.( bu arada tüm verileri kurtardım)

    süreçten üst idari amiri bilgilendirerek, mail hesabına diğer tüm erişimleri kısıtladım ve bu bilişim suçunu dilekçe ile tekrar başhekimliğe bildirdim.

    bu başarısız mail çalma girişimi sonrası, tarafıma 2 gün içinde hazırlamam için proje, şartname ve yaklaşık maliyet hazırlama görevi üst yazı ile bildirildi. istenilen işi 2 gün içeresinde 2 nüsha ve imzalı olarak hazırlayıp 1 nüshasını kendime kalacak şekilde teslim ettim.

    iş teslimi sonrası, işi hatalı yaptığımı iddia eden yeni bir üst yazı ile düzeltmeler yapmam istenildi. iddia edilen düzenlemeler içerisinde,

    daha önce dosyası hazırlanıp satın alma birimine gönderilen işi, yeniden istenilen işin içerisine eklemem ve aynı işi iki kere ihaleye çıkamam istenildi. (belgeleri ile şikayete eklendi)

    bir diğer düzeltme talebi istenilen imalatın projede yanlış yerde gösterildi ve düzeltilmesiydi. gerçek imalat istenilen alanın birimin resmi talep yazısında istenilen alan olduğu halde, tadilat yapılan birimin sorumlusu ile görüşerek imalatın farklı yerde istenildiği bildirildi. (belgeleri ile şikayete eklendi)

    bu kadar çirkinleşmeleri beni gerçekten sinirlendirdi ve projede hata olduğu söylenen işteki projenin daha önce ihalesi yapılarak doğrudan temin ile satın alınan iş olduğunu hatırlattım, bu işin de eksik teslim alındığı ve ödemesinin gerçekleştirildiğini ama işin tamamlanmadığını bildiren yeni bir ihbarda bulundum. (belgeleri ile şikayete eklendi)

    tüm bu haksız ithamlara belgeleri ile birlikte itiraz dilekçesi vererek görevin geri alınmasını talep ettim.

    bu şikayet dilekçem sorumlu hastane müdür yardımcısı tarafından olduğu gibi, şikayet edilen birim amirane gönderildi. (dilkeçe tarihçesi ile belgelendirildi ve şikayete eklendi)

    dilekçenin bu şekilde şikayet edilene gönderilmesi, gizlilik ilkesine, idarenin tarafsızlığına ve diğer tüm mevzuatlara aykırı.

    buna rağmen ilgili müdür yardımcısının (bu şahıs önemli ileride karşımıza bakın nerede çıkacak) dilekçeyi gönderdiği şikayet edilen birim amiri, dilekçeye kendisi cevap yazarak görevin geri alınmasının uygun olmadığını istenilen işin yapılması gerektiğini bildiren yazı ile dilekçeyi sonlandırmış ve dosyaya kaldırmıştır. (belgeleri ile şikayete eklendi)

    tüm bu kepazelikler için yeni dilekçeler ile başvuruda bulunmuş ve sorumlular için gerekenin yapılması istenmiştir.

    fakat artık iş çığırından çıktığı ve ilk şikayetin üzerinden yaklaşık 2 ay geçtiği için durumu rektörlüğe ’de dilekçe ile bildirerek ihbarın tarafsız kişilerce incelenmesini talep ettim. aynı anda cimere de dilekçe ile süreç anlatıldı.

    bu girişim akabinde 1 hafta içeresinde ön inceleme komisyonu beni ifadeye çağırdı.

    ifade için gittiğimde ifade komisyon başkanı, dilekçemi olduğu gibi şikayet edilen birim amirine gönderen ilgili müdür yardımcısı çıktı!!!

    bu tabi ki başka şikayette konu olan kişinin, kendisini incelemesinden başka bir şey değildi ve tüm ifade boyunca tartışmalar yaşandı.

    ifadelerime müdahale edilerek karmaşıklaştırıldı kavga dövüş ifadeyi verdim. (bu arada komisyon başkanı müdür yardımcısının suç işlediğini ve tarafsız olamayacağını ifademe ekletip kendisine de imzalatmaktan geri kalmadım.)

    ifade komisyonun da yolsuzluklarda pay sahibi kişilerden oluştuğunu dilekçe ile tekrar rektörlük ve cimere bildirdim.

    cimer bu sefer, yök başkanlığı hukuk müşavirliği tarafından daha ciddi bir yazı göndererek konunun rektörlük tarafından gizlilik ilkelerine uygun ve tarafsız kişilerce rektörlükçe incelenmesini istediği yazıyı hem bana hemde rektörlüğe gönderdi.(tabi ki yök'ün bu isteği yerine getirilmedi.)

    rektörlük bu gelişmelerden sonra hastaneden bilgi istedi ve hastane yönetimi cevaben, ilgili müdür yardımcısının hiçbir maddi kusuru olmadığını, görüşlerinde tarafsızlığa aykırı bir eylemin olmadığını başhekimlik üzerinden rektörlüğe göndermiş .rektörlük'te bilgi için hastanenin cevabını bana iletti.

    ilk başta birimimdeki yolsuzluğu ihbar etmişken, artık tüm hastane idaresinin yolsuzluklarına karşı şikayetçi konumuna geldim...

    bu bilgilendirme sonrası belgeleri ile hastanenin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, kamu düzenini zedeleyecek davranışlar içeresine girildiğini yolsuzlukların üzerinin kapatıldığını bildiren yeni dilekçe ile rektörlüğe başvurdum. (bu başvurular tatbiki sonuçsuz kaldı)

    her neyse artık tam bir devlet düşmanı gibi görüldüğüm için ?? sen misin bu düzeni değiştirecek kişi denerek şubat sonunda görev yerim değiştirildi.

    yeni görevim fotokopi çekmek oldu tabi.. tüm bu süreçte ne kadar yıprandığımı tahmin edemezsiniz, tehditler, baskılar, tutanaklar (hepsi belgeli) gibi birçok çirkin davranışlar sonrası tükenme noktasına geldim ve hala rektörlüğün dürüst olacağı düşüncesi ile değişikliğe itiraz etmeden sonucu beklemek için birimden kaçtım.

    mart ayında pandemenin patlaması ve herkesin can derdine düşmesi üzerine idare mayıs ayı sonunda inceleme komisyonu kararını verdi ve benim iftira attığımı, ithamlarımın belgelere dayanmayan, kin, garez vb şekillerde yaptığımı bildirdi.

    kurumda şikayet edilen kişilerin kendisi hakkındaki şikayetleri değerlendirmesi gelenek oldu.. :)

    değerlendirmede bu seferlik affediyorlarmış, bir daha aynı şekilde şikayet edersem iş akdimin feshini yapacaklarmış falanda filan.

    madem iftira attım savcılığı harekete geçir kamu görevlisini karalamaktan. ama yok, dediklerinin türkçesi biz senin ağzına sıççaz ama iş mahkemeye taşınırsa biz şıçarız.

    ama bundan sonra kaşının üstünde gözün var diye seni yakacağız..

    ben de 30 sene daha bu çirkin insanlarla uğraşmamak için haziranda yıllık izinlerimi ve rapor kullanmaya başladım.

    ağustosa geldiğimizde son kalan iznimi yazdırmak için kuruma gittiğimde görev yerimin fotokopi için gönderildiğim yer olduğunu, o birimden izin alama gerektiği, o birime gittiğimde benim hizmetime ihtiyaç kalmadığı için görev değişikliği yazısını haziran 17’de başhekimliğe gönderildiğini söyledi. yazının bir nüshasını bana verdi. özlük işleri buna rağmen hala izini kendilerinin veremeyeceğini bildirerek tam anlamıyla beni ortada bıraktı.

    düşünün tam 3+3 ay boyunca görev ataması yapılmıyor ve kamu kaynakları verimsiz kullanılıyor.

    tek bekledikleri istifa etmemdi. tabi istediklerini vermedim ve ağustos ayı sonunda yeni rektör göreve başladı hastane başhekimlik yönetimi de değişti. tüm bu pis olayların gün yüzüne çıkmaması için 3 ay daha görevlendirme yapmadan beni açıkta bıraktılar.

    2 kasımda sonunda yeni yönetimle arayı düzeltmiş olmalılar ki yeni bir usulsüz görevlendirme yaptılar. yeni görevlendirme ile görevde esaslı değişikliğe giderek tarafıma mobbing uygulanmaya devam ediliyor. bu tebliğ için avukatım itiraz dilekçesini hazırladı.

    ama bu sürede boş durmayan ilk şikayet edilen birim amiri ve onun iştirakçileri hakkımda göreve iştirak etmediğime dair tutanak düzenlemeye başlamışlar.

    bu tutanaklar, bak işe gelmiyor atmamız için bize bahane demekten başka bir şey değil. tabi artık ok yaydan çıktı, ne atılmak nede başka bir yaptırım beni geri döndüremez, bu pisliği mahkeme temizleyecek ama hiç bir suç cezasız kalmaz sözü ile şimdilik burada keselim. gelişmeleri editlemeye devam edeceğim. kalın sağlıcakla…

    edit 2: istek üzerine birkaç dilekçe ve belge kişisel veriler kapatılarak eklendi.. görsel

    dilekçe1: görsel

  • tüm kadınlar öyledir demek çok büyük haksızlık olur. ama aralarında böyle bir kesim gerçekten var.

    üniversite 1. sınıfın ilk döneminde davutpaşanın çılgın yokuşunda otosptop çekiyordum, erkeğim diye almıyordu şerefsizler. kız görünce el freni çekiyolardı. bende teknik resim çantasıyla gülümseyerek çıkıyordum o yokuşu, geziniyordum koridorlarda hiç bi allahın kulu bakmıyordu

    2. dönem bmw'yle gelip gitmeye başladım. bmw dediğimde yanlış anlaşılmasın 6 serisi, z4 falan değil, alt tarafı 1 serisi

    ulan bırak bakmayı, tek dönemde 4 defa sileceğimin altında not buldum lan. 3 defa fakültenin önünde tek başına oturup bir şeyler okurken gelip tanışma teklifi eden kızla karşılaştım. var mı lan böyle bir şey, ne değişti? ben yine aynı bendim? cebimdeki para da aynı paraydı?