hesabın var mı? giriş yap

  • bill gates ölmüş. tanrı bill gates'e demiş ki:

    - bill senin durumun hakikaten karmaşık. seni cennete mi cehenneme mi yollamalı bilemiyorum. her eve bilgisayar girmesine yardımcı olarak insanlığa katkıda bulundun ama bir yandan da windows gibi bir rezaleti de yarattın. ben de senin özel durumuna gore bir şey yapacağım. cenneti de cehennemi de ziyaret et, hangisine gideceğine karar ver.

    -'tamam' demiş bill gates, 'önce cehenneme bir bakayım.'

    ve inmiş cehenneme, bir de bakmış berrak sulu bir kumsalda bir sürü güzel kız top oynuyor eğleniyor, güneş parlıyor hava süper.

    'allaah' demiş bill gates, 'cehennem böyleyse cenneti hakkaten görmek isterim.' ve cennete çıkmış. bir bakmış, bulutların üzerinde bir yer, etrafta melekler uçuşuyor, insanlar lir çalıyor, güzelce bir yer ama cehennem kadar değil. 'tamam' demiş tanrıya bill gates, 'ben cehenneme gitmeye karar verdim.'

    iki hafta sonra tanrı cehennemi ziyaret edip bill gates'in nasıl olduğuna bakmaya karar vermiş. gitmiş bill'in yanına, bill bir duvara zincirlenmiş, alevler içinde karanlık bir mağarada ve zebaniler işkence ediyor. tanrı;

    - nasılsın bill?

    - korkunç! burası iki hafta önce geldiğim cehennem değil! kızların oynaştığı o güneşli kumsala ne oldu?

    tanrı cevap vermiş:

    - o ekran koruyucuydu.

  • ek: başlığı açanın troll olduğunu söyleyenler var, ben; troll mü eğer öyleyse beter olsun, diyen biri değilim, bilgilendirme mesajı atmayın daha fazla. allah kimseyi evladıyla imtihan etmesin.

    başlığı açanın, evladı için feryad edip ve yardım istemesine rağmen yazarın birinin, seviyorsan git konuş, dediğini gördüğümüz durumdur.

    burası bazen çok rahat bilgi aldığımız yer olabiliyor, o yüzden fikriniz yoksa dalga da geçmeyin birinin düştüğü zor duruma.

    (bkz: gülme komşuna gelir başına)

  • kadın doğumcular tatillerine zamanında gidebilsin, ya da bencil annelerin bir tarafları patlamasın diye yapılan sezaryenle karşılaştırıldığında çok daha az komplikasyonu olan, doğal ve doğru seçimdir.

    normal doğum, doğum kanalından geçmekte olan bebeğin ciğerlerine gelecek baskı sayesinde, ciğerlerdeki amniyon sıvısını daha kolay çıkaracağı için ıslak akciğer tarzı belirli bazı sezaryen komplikasyonlarından bebeği korur, büyüme ve gelişme çağında olan bebeğin doğum esnasında anneden geçecek olan anestezikleri almasını (ki bunların bir kısmı solunumu bile baskılıyor) engeller.

    normal doğum anne ile bebek arasındaki ilk bağın oluşumunu (bkz: emzirme) hızlandırır, bebeğin can suyu olan kolostrum'a erişimini kolaylaştırır. bebeğin doğum kanalından birçok flora bakterisi almasını sağlayarak bir çok yararlı bakteri ile kolonizasyonu sağlar.

    sezaryenin zorunlu olduğu haller dışında normal doğum her zaman ilk tercih olmalıdır. keyfi nedenlerle sezaryen yapmak malpraktis kabul edilmelidir, keyfi nedenlerle sezaryen yapan doktor mal doktordur, keyfi nedenlerle sezaryen isteyen kadın bencildir ve anne olmanın kendisi için uygun olup olmadığını bir kere daha düşünmelidir. (bkz: sezaryenin zorunlu olduğu haller hariç)

  • ayriyetten yurtdisinda yasayanlarin da muzdarip oldugu, ekseriyetle itin gotune sokup cikarildiklari bir mevzu bu.

    misal, ben geldim amerika'ya universite okumaya. sonra da imkanim oldu, aldigim diplomadan hareketle is buldum, calismaya basladim. son 8 senemi burada gecirdim. son 8 seneye dair anilarimin, ogrendiklerimin, yaptiklarimin cogunlugu da amerika'da oldu. populer kultur adina buranin gerzeklikleriyle daha bir asina oldum mesela. falan filan.

    neyse. turkiye'ye dondugumde misal bir icki sofrasi olacak, arkadas ortami olacak cok samimi olmadigim; laf bir seyden acilacak, herkes kendi capinda deneyiminden falan bahsedecek. ben nasil dahil olacagim orda muhabbete? "ben amerikadayken..."

    e naabiim mina koyyim? burada gordugumun ambalajini degistirip turklestirerek mi aktaracagim? grey's anatomy miyim ben ki turkce senaryoya uyarlayip doktorlar diye show tv'ye gazlasinlar? ibis demezler mi adama?

    ben kendime ibis dedirtmem arkadas.

  • düşük maliyetli havayolu kavramını bize öğretebileceğini sanan gerizekalılar tarafından savunulan şirket.

    anlamadığınız şu güzel kardeşim, kimse neden düşük maliyetli havayolu politikası uyguluyorsun diye kızmıyor pegasus'a. kötü hizmet verdiği ve fiyat politikalarını kötüye kullandığı için kızıyor.

    1. ucuz hizmet almak kötü hizmet almak demek değildir. görece ucuz bilet satman, bazı gerizekalıların dediği ''lan bu paraya daha ne istiyorsun?'' deme hakkını ancak çerkeş otogarında verir sana, havalimanında değil. bak dünyadaki lowcostlara anlarsın ne demek istediğimi.

    2. low-cost'san eğer bir görelim 1 euroluk kampanyalar şöyle delikanlı gibi, 49 euro'dan başlayan fiyatlarla diyip 99 euro kaktırarak low cost olunmaz.

    3. çalışanlarını eğit. terbiye ver. çayıra salınmış gibi çalışmasınlar.

    4. çağrı merkezinden para almak ne lan değişik? uçağa giriş parası da isteyecek misin yakında?

    5. rötar yapma. yapacaksan sorumluluk al. yolcularını adam yerine koy, mağdur etme.

    6. bagaj kaybetme. evet kaybetme. 10 seyahatte 3 kez bagaj kaybetme.

    pegasus ucuz diye değil, kötü bir firma olduğu için eleştirilmektedir, ki en çok kullananlardan biri olarak kesinlikle katılıyorum.