hesabın var mı? giriş yap

  • parasını enpara'da değerlendirmek isteyenlere duyurulur. döviz kuru yükseldiğinde online hizmetlerini "teknik arıza" adı altında kapatmakta ve döviz kuru düşünceye ya da dengeleninceye kadar erişimi engellemekteler. dolayısı ile ne sisteme giriş, ne de işlem yapabiliyorsunuz. böyle ucuz oyunlar oynayan bir yapı haline dönüştüler ki bu ülkede normal böyle işler. bundan sonra paramı yastık altı yaparım, yine bu şark kurnazlarına yedirmem. adam değilsiniz adam, hanginizin boğazından geçecekse de haram olsun.

  • şifreyi vereceksiniz ve modeme girip mac adresini banlayacaksınız.
    bağlanmaya çalışacak ve sorun olacak.

    size sorduğunda bilmiyorum muhtemelen virüs vardır bilgisayarında, bak ben girebiliyorum diyip inandıracaksınız.

    %100 çalışıyor, bizzat denendi.

    ne o üzüldü ne de ben.

    edit: çok soran oldu nasıl diye, buyrun aşağıda efendim.

    önce kendimize ait modeme bağlanabilen telefon, tablet, televizyon vs neyse wirelesslarını kapatıyoruz, sadece kendimize ait bir adet modeme bağlanabilen cihaz kalmalı (tercihen notebook).

    ardından şu adresten bilgisayarımızın mac adresini buluyoruz.

    http://www.wikihow.com/…ac-address-of-your-computer

    sonra bir yere not ediyoruz.

    ardından ise (airties modemler için anlatıyorum bunu, diğer modemler için "modem markası mac address filter" gibi birşey yazıp bulabilirsiniz.)

    http://www.airties.com.tr/…/1_28_20120103010030.pdf

    şu adresteki olayları uyguluyoruz, bizim mac adresimiz dışında bağlananları tek tek ekliyoruz ve modeme restart atıyoruz ve voila!

    artık ağınızı görebilecekler fakat bağlanamayacaklar, hata alacaklar.

    önemli edit: modeminizin giriş şifresini lütfen değiştirin, özelleştirin.

  • düşman işgalinde bile herifler o hastaneyi 300 metre sağ tarafa yapar pistlere dokunmazdı. hem havaalanımız hem de hastanemiz olurdu.

  • yukarıda parça parça yazılmış. ben birleştireyim.

    soğuk sıkım tanım olarak tek bahçeden, erken hasat zeytinin yere düşmeden, beklemeden toplanarak taş değirmende çekirdekleri ile birlikte öğütülerek daha sonra hasır çuvallarda ezildiği bir yöntemdir. bu yöntem kullanılırken verilen su 27 dereceyi geçmez. geçerse soğuk sıkım olmaz. bu yöntemle üretilen yağ hasırların arasından sızdığı içi sızma zeytin yağı olarak da adlandırılır.

    bu yöntem fabrika üretimine uygun değildir. zira soğuk sıkım ilk mahsüldür ve bu kadar mahsülü toplayıp bundan endüstriyel olarak yağ üretecek bir yöntem yoktur. soğuk sıkım ancak geleneksel ve küçük çaplı üreticilerin gerçekleştirebileceği bir yöntemdir. şöyle ki: soğuk sıkım bir mahsülün başka mahsül ile karışmadan üretildiği, hemen sıkıldığı bir yöntemdir. dolayısıyla birçok mahsülün karıştığı, bekletildiği ve seri olarak üretildiği bir sistem soğuk sıkım değildir. ürünün nefaseti değişmektedir.

    bir diğer unsur ise ısıdır. 27 derece üstü ısıtılarak üretimi yapılan zeytin yağları antioksidan özelliğini yitirir ve aslında zeytinyağı olmaktan çıkar. soğuk sıkım zeytinden daha az yağ almak anlamına gelmektedir. ısı yükseldikçe mahsülden alınan yağın oranı artar. kalitesi düşer. soğuk sıkım ilk mahsülden sıkma ile yağ çıkarmak olduğu için, bir fabrikanın soğuk sıkım yapabilmesi için binlerce bölgeden tek tek ilk mahsülü alması, bunu da geleneksel yöntemlerle soğuk olarak sıkması gerekmektedir. bu maliyet açısından mümkün değildir. dolayısıyla sızma zeytinyağı endüstriyel bir ürün değildir. üretimi buna müsade etmez.

    zeytinyağı aslında bir meyve suyudur. taze sıkılmış portakal suyunu market raflarında görebilir misiniz? göremezsiniz! işte market raflarında gördüğünüz sızma natürel 0.5 asitli zeytinyağları da aslen soğuk sıkım natürel sızma zeytinyağı değildir. karışık mahsülden elde edilen, fabrikada 200+ derecelerde ısıtılarak hacmi arttırılmış ve asidi düşürülmüş yağlardır. zeytinyağının faydalı özelliklerini taşımazlar.

    ne yapmalı?

    küçük, yerel, bildik ve geleneksel yöntemler kullanarak üretim yapan üreticiden almalı. bunu yaparken de hijyen koşulları iyi araştırılmalı. plastik, açık bidonlardan uzak durulmalı, yol kenarı, güneş altı satıcılarından uzak durulmalı. mümkünse kapalı tenekelenmiş temiz ürünler tercih edilmeli.

    ayrıca (bkz: #71440011)

    not: ayvalık. hamdibey - çınarlıcami - yenihamamyanıspor.

  • yavaş ol şampiyon onu yapan kendi çocuğun bile olabilir. bu kadar değer vermeyin eşyaya.

    şimdi şöyle bir anımı anlatayım.

    üç kuruş fazla olsun kırmızı olsun deyip x markanın en janjanlı paketini aldım.
    araba kırmızı ışıl mı ışıl yanıyor. ilk arabam olması nedeni ile ayrı bir sevgi besliyorum ona.
    park ettiğimde mahallenin çocukları etrafına toplanır arabayı incelerdi. hatta tanımadığım
    insanların gelip satıyor musun fiyatı nedir? gibi sorularıyla karşılaştım. hafiften gururum okşanmadı değil.
    hayır bana ne oluyosa beğenilen araba ama g.tü kalkan ben. gerçi arabam hatchback di haliyle oda g.tü kalkık sayılır.
    neyse konuya gelelim. günlerden bir gün çok sevgili arabamın yanına doğru yaklaşınca arabada bir gariplik olduğunu fark ettim. iyice yaklaştım. arabanın sol tarafı boydan boya tabloya dönüştürülmüş.
    evet bildiğiniz tablo. bildiğiniz ev resmedilmiş, el ele iki çocuk, dereye benzer bir kazıntı, sonra bob abinin dediği gibi şurada bir ağaç olsun diye düşünülüp derenin kenarına ağaç yerleştirilmiş.
    derenin evin kapısıyla birleşmesi bir sürrealist çalışma gibi geldi bana.
    kan beynime sıçradı resmen. nasıl ya kim neden yapmış derken. komşunun 4 yaşındaki oğlu mehdi'yi elinde demir çubukla arabanın bir kaç metre ilerisinde gördüm. her şey anlaşılmıştı. bizim komşu ressamlığa heves etmiş bunu da benim arabam üzerinde denemiş.
    itiraf etmeliyim ki o yaşa ve ilk denemeye göre oldukça başarılır bir eser çıkarmıştı ortaya. çocuğa baktım dövsen dövülmez, sövsen sövülmez.
    sen mi yaptın sorusuna hayır cevabı aldım. ama elindeki suç aleti onu yalanlıyordu.
    neyse boynumu büküp arabaya bindim.
    sonra o çok sevdiğim arabanın komşu çocuğunun sanat sevgisinden daha önemli olmadığına kanaat getirdim. ertesi gün bizim ufaklığı yakaladım. bir daha yapacak mısın dedim, hayır abi söz yapmıycam dedi.
    ve bir daha da yapmadı gerçekten.
    bende bizim minik mehdi'nin hatırına onun eserini boyatmadım.
    araba perte çıkana kadar 4 yaşındaki sürrealist ressamın tablosuyla dolaştım.
    kim bilir belki de o kazadan sağ çıkmam kırmadığım o küçük kalbin duası sayesinde oldu.

    şimdi bir araba için sövüp sayan bu zat-ı muhtereme söyleyeceğim şey; eşyaya bu kadar değer verme.
    bir kaza geçirirsin gelen keşke mala gelseydi dersin.

    ve ayrıca kim bilir belki de bizim küçük mehdi ile komşu olmuşsundur ve o çizikler asıl tablonun sadece başlangıcıdır.

    edit:imla

    tanım: mahallenin dahi çocuğu

  • (bkz: gasp)

    öyle bir yansıtılıyor ki;

    gasp ettiği kişinin 5 bin lirası olsa, 4995 lirayı bırakacaktı sanki.