hesabın var mı? giriş yap

  • yuan shikai öncesi çin hanedanlıklarını devamlılık göstermiş tekil bir imparatorluk sanan, bu sığ mantıkla osmanlı öncesi anadolu beylikleri dönemini de muhtemelen "anadolu imparatorluğu" olarak adlandıracak kara cahillerin, hakkında bir sikim bilmeden millete saldırdığı çin tarihindeki tek "imparatorluk".

    çin köklü bir uygarlıktır ama yukarıda anlatılan üç aylık dönem dışında hiçbir zaman bir imparatorluk olamamıştır. kaynaklarda "çin imparatorluğu/empire of china/zhonghua diguo" diye aratırsan karşına sadece 1915'de kurulmuş olan çin imparatorluğu çıkar, zart hanedanı zurt hanedanı değil. zira bunların çoğu gerçek/tek imparatorluk değil, en fazla "krallık" hatta "beylik" şeklinde adlandırabileceğimiz devletçiklerdir. qin shi huang m.ö. 221'de hesapta siyasî birliği sağladığında bile etrafta bu irili ufaklı "chaodai" olarak adlandırılan ve hiçbir şekilde qin'e bağlı/bağımlı olmayan devletçikler varlığını sürdürüyordu. 4000 yıllık çin tarihinde kendi devletine "çin imparatorluğu" demeyi akıl edebilecek sadece yuan shikai mı çıktı? sanguo döneminde bile üç farklı imparatorluk (hanedanlık demiyorum bak) vardı lan çin coğrafyasında.

    ayrıca yazıda japonya'nın adı bile objektif gerçekler dışında övgüsel bir şekilde geçmezken ad hominem'in dibine vurup kendi nickleri bile japonca iken cahilliklerinden kaynaklanan cesaretle millete yalaka demeleri de güzel ironi oluyor bu sefil kardeşlerimizin. çin kompleksli japon yalakası demiş ya la. bu çıkarıma japonya hakkında bol keseden entry girmemden vardıysa yanılıyor, zira benim alanım japonoloji. kendisi gibi bilmediğim konularda atıp tutmaktansa ekseriyetle uzmanlığım dahilinde yazmayı tercih ediyorum. hayır daha dün şu japonya'ya medeniyeti çinli bir simyacının getirdiğini savunan teoriyi anlattığım entryi girmemiş olsam inanacağım. (bkz: xu fu)

  • bendenizdir. sürpriz biçimde o gün buluştuk, 12,5 sene önceydi cebimde çok az para olduğunu aklıma getiremeyecek kadar heyecanlanmıştım. hesabı buluştuğum o kıza ödettim. üstelik 20. yaş günümdü. yaş bir durumdu. 20 ekimde, 20. yaş günümde aşık olduğum kızla ilk defa buluştuğumda hesabı ona ödettim.
    fena mı oldu? evlendik, hesabımız ayrı gitmedi. bir hafta sonra da bir çocuk katılacak bize. iyi ki ona ödetmişim o hesabı.
    sonra nasıl ikinci randevu için bu defa benden diye bahane yaratırdım...

  • ortalama bir ders kitabında yazdığı gibi sarı değildir.

    güneş, tüm dalga boylarında (veya renklerde) ışık yayar. gama ışınları haricinde elektromanyetik tayfın tüm bölümlerinde bunu yapar. güneş'in spektrumundaki tepe noktası, yaklaşık 5.780 kelvin (kabaca 5.500°c) olan yüzey sıcaklığını elde etmek için kullanılabilir. aynı işlem yıldızların yüzey sıcaklıklarını belirlemek için de kullanılır.

    bir spektrumdaki tepe dalga boyu genellikle bir nesnenin görünen rengini belirler. örneğin daha soğuk yıldızlar kırmızı, daha sıcak yıldızlar mavi, aralıkta kalan diğer yıldızlar turuncu, sarı ve beyazdır. güneş'in spektrumu normalde yeşil olarak tanımlayacağımız bir dalga boyunda zirve yapar.

    bununla birlikte görünür spektrumun dar aralığı boyunca, her dalga boyunda yayılan ışık miktarı neredeyse tamamen aynıdır. daha da önemlisi, insan gözü spektrumun çeşitli renklerinin tamamının ortalamasını alarak ışığı algılamaz. bu nedenle çok hafif bir yeşil ışık fazlalığı insan gözüne yeşil görünmez. beyaz olarak görünür. gözlerimizin güneşi yeşil olarak algılaması için güneş'in yalnızca yeşil ışık yayması gerekir.

    bu, güneş'in gerçek renginin beyaz olduğu anlamına gelir.

    güneşin genellikle sarı görünmesinin nedeni; dünya atmosferinin mavi ışığı kırmızı ışıktan daha verimli bir şekilde dağıtmasıdır. mavi ışıktaki bu hafif eksiklik gözümüzün güneş'in rengini sarı olarak algılamasını sağlar.

    güneş ışığı atmosferden ne kadar çok geçerse, o kadar çok mavi ışık dağılır. bu nedenle de gün doğumu ve gün batımı sırasında güneş'in tayfında çok daha büyük bir kırmızı ışık yüzdesi görülür.

    bbc science focus

  • bir dönem öğretmenlik yaptım ötesini bile yaşadım. psikolojik tedavi gördüm. çocuklarınız tam olarak böyle. bugün öğretmenin kıyafetini eleştirirsiniz ancak ben derse hep önlükle giderdim. yani konu şerefsizlikse her şey bahane etmeyin bence. kimse sizin paşalarınızı, prenseslerinizi bu şekilde çekmek zorunda değil.

  • mühendis iş görüşmesine gider, görüşmeyi yapan kişi mühendise sorar
    "ofisinize doğru gidiyorsunuz ve çok önemli bir toplantıya geç kalıyorsunuz. insanların yardım çığlıklarıyla yanmakta olan bir binayı gördünüz. ne yaparsınız?"
    mühendis bir süre düşünür ve cevap verir: "insanların hayatı bir toplantıdan daha önemlidir. derhal itfaiye çağırır ve mahsur kalanlara elimden geldiğince yardım ederim."

    işveren, mühendisin cevabından etkilenir. "peki ya bina yanmıyorsa ne yaparsınız?" diye sorar.

    bir an düşündükten sonra mühendis kendinden emin bir şekilde cevap verir:

    "binayı ateşe veririm. böylece problemi daha önce çözdüğüm bir probleme dönüştürürüm."

  • iki yıl önce öldüğümü öğrendiğim başlık. halbuki ne iyi adamdım lan ben.

  • pendik-eskişehir eskişehir-ankara hattıdır. yandaş firmanın tünel açarken tünelinin çökmesi ve milyon dolarlık tünel kazma makinesinin içinde kalması sonucu, yol dağın etrafından dolandırılmış, avrupa ayarında hızlı trenlerle 2 saatte gidilebilecek yol üç buçuk saate çıkmıştır. o da istanbula gelmiyor zaten, bursa-istanbul arasında biyerde bırakıyor.

    japonya, avrupa gibi yerlerde tren hızları 500 km'sa'ya dayanırken biz istanbul-ankara'yı 3.5 saatte gidebildiğimiz için seviniyoruz.

    üstüne bizim vergilerimizle yapılan yere de, sanki adamlar cebinden vermiş de yapmış gibi dilenmemizi bekliyorlar. düzgün yapılmamasına rağmen.

    he canım he.

  • delik fobisi.

    ama boyle daha ziyade ici dolu delikler, nasil diyeyim, sanki icinden bir $ey firlayacakmi$ gibi duran minik minik $eyler (yazarken bile tiksindim). ozellikle insan bedenine foto$opla eklenmi$ delikli dokular o saniye yok olmayi istetiyor.

    merak edenler gogıldan tripofobi yazıop bakabilir neleri gorunce ka$inmaya ba$liyoruz, midemiz bulaniyor filan diye.

    allahim cok zor oldu.

  • başlık yanlış. doğrusu migros personelinin 5999 tl'ye iphone 11 sahibi olması olacaktır.

  • mükemmel bir duygu:) inanılmaz bir his:)
    güneş sanki bugün benim için doğdu. sanki hayata gelmemin anlamı bu.
    güzeller güzeli bir kıza bakıp "sen benim hayatımın aşkısın" demek tarifi zor bir mutluluk. kelime karşılığını bulamıyorum be sözlük.
    çok mutluyum, çooookkkk:)

  • plaza köpeği olmak niye ezikleniyor onu anlamadım, birinin malına mı göz koyduk, birini birinden mi ayırdık, birinin parasına mı çöktük. ulan namusumuzla çalışıp paramızı yiyoruz, hiçbir şey yapmadan yiyen bizden daha mı doğru oluyor ahaha

  • ben amerikan deniz piyadesi'nin videoda gösterdiği tekniği kullanıyorum. şimdiye kadar hep işe yaradı. size de tavsiye ederim.