hesabın var mı? giriş yap

  • hakkında böyle bir olayın da geçtiği formül

    greater idaho falls bilim fuarı'nda , bir lise öğrencisi, yöre insanlarını hazırladığı projeyi imzalamaya davet etti. delikanlı ,"dihidrojen monoksit" adlı maddenin kullanımının tümüyle yasaklanmasını, mümkün olmadığı taktirde çok sıkı kontrolunu istedi.

    duvarlara astığı afişte açıklanan zararları,

    1-yoğun terlemelere ve kusmalara sebep olabilir.
    2-doğaya büyük zararlar veren asit yağmurlarının ana unsurudur.
    3-gaz haline geçmiş hali, çok ciddi yanıklara sebep olabilir.
    4-kazara solunması ciğerlere dolması ölüme yol açar.
    5-erozyona yol açar.
    6-otomobil frenlerinin etkinliğini azaltır.
    7-ölümcül kanser tümörlerinin hepsinin içinde bulunmuştur.

    bir saat içinde tam 50 bilim fuarı meraklısı insan delikanlının kampanya açtığı standı ziyaret etti. 43 kişi, yasaklama isteğini şiddetle desteklediler. 6 kişi kararsız kaldı.

    sadece bir kişi yasaklanması istenen "dihidrojen monoksit" in h2o, yani hayatın can damarı "su" olduğunu söyledi.

    delikanlının bu projesi "ne kadar kolay aldatılabiliyoruz" yarışmasının birincisi ilan edildi...!

    delikanlı : "amacım, kolayca saptırılmış, saçma bilimsel cümleciklerle insanların nasıl yanlış koşullandırılabildiklerini göstermek istedim" dedi.

    *

  • annemin bana üç aylıkken hamileyken çektirdiği bir fotosu var, kadın alien sürüsü doğuracak gibi dostlarım. oburiks gibi göbek var. bıraksan 9 ayın dolmasını beklemeden oracıkta nijerya milli takımının ilk on birini doğuracak gibi. şimdi yıllar sonra yanıma sırayla utaka, etuhu, yakubu falan gelse "biz de senin kardeşiniz" dese, hiç ses çıkaramam, o göbekten beklerim çünkü. gerçi nihayertinde çıka çıka ben çıktım o da ayrı konu.

    bir de tv8'i ayakta tutan isimlerden biri olan ebru hanım'a bakıyorum, 6 aylık hamileymiş yanılmıyorsam, karın ip man karnı gibi, bruce lee karnı gibi, inanılmaz bir şey, nazar değmesin hey maşallah diyorum. peki benim annem niye öyleymiş lan? bu işte de bir tuhaflık var kardeşim. ya annemi inceleyin, ya ebru'yu...

  • bir sinemasever olarak bir filmde görmek isteyeceğim tüm özellikleri içinde barındıran bir başyapıt. içinde aşk vardır ama herhagi bir filmde görebileceğiniz yapmacık aşklardan değil, gerçek tutkulu bir aşk. aksiyon vardır; sırf yapılmış olsun diye değil filmin bütününe uygun heyecanlı ve gerçekçi. mizah vardır ama tahmin edebileceğiniz gibi kara mizah.yan rollerde birçok ünlü oyuncu ve keşfedilmeyi bekleyen karakter vardır. inanılmaz güzel müzikleri vardır. sonuç olarak kaç kere izlenirse izlensin asla bıktırmayacak bir filmdir.

  • kate moss'un rezil ettiği fırsatçılardır. bizim sonradan görme zenginlerin pek umrunda olmayabilir ama yabancı insanlar paranın ne kadar zor kazanıldığının farkındalar. o yüzden kişi kate moss bile olsa böyle uçuk bir rakam görünce itiraz eder tabi. çok iyi yapmış tebrik ediyorum.

  • "kolomb amerika'yı bulduğunda mutlu olmadı, ararken mutluydu"
    budala (idiot), dostoyevski, ippolit'in mektubu

  • tır şoförü olan babamla aramızda geçen bir konuşmayı hatırlatan otobüs kazası.

    'baba, otobüs şoförleri daha fazla para kazanıyor. senin tecrüben de var hemen iş bulursun. neden otobüs şoförü olmuyorsun? '

    'oğlum benim taşıdığım en fazla bir kaç trilyonluk mal. kaza yapsam kaza der geçerim ama 45-50 kişinin hayatının sorumluluğunu alıp da kaza yaparsam yaşayamam. '

  • beyoncé osursa bile ödül alır algısı yaratmaya başladılar son zamanlarda. eskiden bu daha ayarındaydı. 2020 yılında albüm bile çıkartmadan bu yılki en çok ödülü alan sanatçı oldu. büyük bir torpil söz konusu bana göre.

    dua lipa için biraz üzüldüm. future nostalgia hakettiği değeri göremedi. bir yıl boyunca dua bu albümün pr ını yapıp durdu. konsepti bozmadı. düetler vs yapıp hemen kapatmadı albüm dönemini. şarkılarında her biri ayrı güzel ve eminim 2020 yılında bu albümü piyasaya sürmeseydi 2020 müzikal anlamda çöp bir sene olabilirdi. bir ödülle ayrılması kötü oldu.

    the weeknd ise grammy tarihinde en çok hakkı yenen sanatçı olarak tarihe geçti.

    doja cat sen önüne gelenle düet yap bir yıl boyunca çalışıp dur ve bir grammy'i bile hor görsünler sana olacak iş değildi. belki de altın yılıydı bu yıl. bu fırsatı iyi değerlendirdiğini düşünüyorum çokta rakibi yoktu ama olmayınca olmuyor geçmiş olsun diyoruz.

    bts için diyeceklerim de şu adamlara bir ödül bile vermeyeceksiniz çağırmayı kardeşim prim yapmayın çok büyük bir fan kitlesi var diye.
    bts'in yerinde olsam kıyameti koparırdım ama adamlar medeni işte. geliyorlar performanslarını sergileyip reyting kazandırıp geri gidiyorlar yazık.

  • düşündüm taşındım ülkece başımıza gelen ne varsa, ülke olarak winrar programını satın almadan kullanmamızdan kaynaklandığını anladım. böylesi bir terbiyesizlik olmaz.

    adamlar efendi edendi bak kardeşim bu şirkette o kadar kişi ekmek yiyor. bak zorlamıyorum 40 gün denedin ettin gel şu programı satın al diye uyarı penceresi açıyor.

    biz ülkece hemen kapat tuşuna basıyoruz. haa gavurlar da aynısını yapıyor ama onlar zaten gavur. çünkü gavur olmak bunu gerektirir. yoksa ne anladım gavurluktan?

    o yüzden yıllardır açlıkla, haciz ile mücadele eden, çaycının bile maaşını veremeyen winrar gmbh şirketinin ahını almayalım.

    adam gelse, niye almıyon lan dese, en zengininden fakirine hepimiz utancımızdan yere bakarız.

    yapmayın a yiğitler!